Vahap Seçer: Yerel yönetimler demokratik katılımın en güçlü zemini
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı Vahap Seçer, "Biliyoruz ki yerel yönetimler demokratik katılımın en güçlü zeminlerinden bir tanesidir. Vatandaşın yönetime en doğrudan temas ettiği kurumlar belediyelerdir. Millet iradesinin direkt yansıdığı makamların başında belediye başkanlıkları gelir" dedi.
(MERSİN) - Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı Vahap Seçer, "Biliyoruz ki yerel yönetimler demokratik katılımın en güçlü zeminlerinden bir tanesidir. Vatandaşın yönetime en doğrudan temas ettiği kurumlar belediyelerdir. Millet iradesinin direkt yansıdığı makamların başında belediye başkanlıkları gelir" dedi.
TBB Başkanı Vahap Seçer, Mersin Sivil Katılım Zirvesi ve Dijital Gençlik Merkezi (DİGEM) açılış seremonisine katıldı. Zirvede yerel yönetim anlayışı ve demokrasi kültürü üzerine değerlendirmelerde bulunan Seçer, klasik belediyecilik anlayışının artık tek başına yeterli olmadığını, çağdaş belediyeciliğin insanı yönetime ortak etmek anlamına geldiğini vurguladı.
Sadece bir proje faaliyetini konuşmanın ötesinde nasıl bir yerel yönetim anlayışını ve demokrasi kültürünü büyütmek istediklerini ele alacaklarını belirten Seçer, vatandaşın yalnızca seçim dönemlerinde hatırlandığı değil, karar süreçlerinin gerçek bir paydaşı olduğu yönetim anlayışını konuşacaklarını ifade etti.
"ASIL GÜÇ İNSANLARIN ORTAK GELECEĞE BİRLİKTE KARAR VERMESİDİR"
Dünyanın, kentlerin ve toplumların beklentilerinin değiştiğine dikkati çeken Seçer, klasik belediyecilik anlayışının tek başına yeterli gelmediğini ifade ederek, şunları söyledi:
"Elbette yol yapacağız, altyapıyı da güçlendireceğiz, parklar da inşa edeceğiz, sosyal hizmetleri de büyüteceğiz. Bunlar bizim asli görevlerimiz. Ancak çağdaş belediyecilik, hizmet üretmenin yanında insanı yönetime ortak etmektir. Bir kenti gerçekten güçlü yapan şey sadece beton, asfalt ya da binalar değildir. Asıl güç, o kentte yaşayan insanların birbirine güvenmesi, birbirine saygı duyması, birbirini dinlemesi ve ortak geleceğe birlikte karar vermesidir. İşte sivil katılım tam da budur."
"BELEDİYELERİMİZ İÇİN YOĞUN ÇABA SARF EDİYORUZ"
Türkiye Belediyeler Birliği olarak yerel yönetime bakış açılarının bu doğrultuda olduğunu dile getiren Seçer, Türkiye'nin dört bir yanındaki belediyelerin daha şeffaf, daha katılımcı ve daha hesap verebilir bir yönetim anlayışına ulaşması için yoğun çaba sarf ettiklerini aktardı. Seçer, TBB bünyesinde yürütülen çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:
"Belediye akademimizden kapasite geliştirme programına, Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası ELOK süreçlerinden uluslararası iş birliğine, belediyelerimizin kurumsal kapasitesini güçlendirmeye çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki yerel yönetimler demokratik katılımın en güçlü zeminlerinden bir tanesidir. Vatandaşın yönetime en doğrudan temas ettiği kurumlar belediyelerdir. Millet iradesinin direkt yansıdığı makamların başında belediye başkanlıkları gelir. Seçimlerde seçmen partinize oy verir ama belediye başkanının bugüne kadar yaptığı icraatlarına da hizmetlerine de diline, kenti sahiplenmesine, bütün bu özelliklerine de oy verecek."
"MERSİN'DE SİVİL KATILIMI MEKANİZMALARLA DESTEKLEDİK"
Mersin'in farklı kültürlerin, kimliklerin ve yaşam biçimlerinin bir arada kardeşçe yaşadığı, çok özel, göç alan, büyüyen, dönüşen ve genç nüfusu yüksek olan dinamik bir Akdeniz kıyı kenti olduğunu belirten Seçer, çok renkli bir şehirde ortak yaşam kültürünü güçlendirebilmenin yolunun insanları yönetime dahil etmekten geçtiğini ifade etti. Bu nedenle Mersin'de sivil katılımı yalnızca teorik bir kavram olarak görmediklerini, mekanizmalarla desteklediklerini dile getiren Seçer, kurulan sivil katılım görev gücü aracılığıyla kamu kurumlarını, üniversiteleri, sivil toplum kuruluşlarını, meslek örgütlerini, mahalle temsilcilerini ve farklı toplumsal kesimleri aynı masa etrafında buluşturduklarını kaydetti.
Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki kurumsal yapılara değinen Seçer, Sivil Toplumla İlişkiler Şube Müdürlüğü'nü kurduklarını belirterek, "Bilmiyorum Türkiye'de başka bir belediyede örneği var mı? Sanıyorum Türkiye'de ilk kez Mersin Büyükşehir Belediyesi Kent Katılımı ve Sivil Toplumla İlişkiler Şube Müdürlüğünü ihdas etti" dedi. Mersin'in göçlerle kurulmuş bir kent olduğuna işaret eden Seçer, şehirde yüzü aşan hemşehri derneği bulunduğunu, bu yönüyle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi nüfusu yüksek olan metropollerden çok farklı olmadığını dile getirdi.
"SİVİL TOPLUMLA İŞ BİRLİĞİ AJANDANIN EN BAŞINDA YER ALMALI"
Seçer, Mersin'e Değer Katanlar Kurulu (MDK) ile Tarsus ilçesine özel olarak kurulan Tarsus'a Değer Katanlar Kurulu'nun (TDK) önemini vurgulayarak, "Nedir MDK, TDK? Sivil toplumun derinden kent yönetimine katkı yaptığı çok önemli kurullar... Sadece fikir, öneri ortaya koymuyor, onu takip ediyor, onun içinde oluyor, hatalarını görüyor, gerekirse eleştiriyor. Ama iyi bir şey yapılıyorsa da bunu vatandaşa çok yüksek sesle anlatıyor. Sivil toplumla iş birliği, bir belediye başkanının ilk başta ajandasının en başına yazacağı konuların başında gelmektedir" dedi.
Belediye başkanlarının sivil toplumla kuracağı ilişkinin yönetimsel başarıdaki payına dikkati çeken Seçer, "Bir belediye başkanı sivil toplumla iyi ilişkiler kuruyorsa, onları karar alma noktasında dikkate değer buluyorsa, onlarla sürekli iletişim kuruyorsa mutluluğunda, üzüntüsünde, acı gününde, kriz aşımında, risk yönetiminde zaten yüzde 50 yaptığı işi başarılı yapıyor anlamına gelir" değerlendirmesinde bulundu.
"TEKSİN ÇAĞRI MERKEZİ BİR BELEDİYE BAŞKANININ EN GÜVENİLİR DANIŞMANIDIR"
Belediyecilikte teknolojik takibin ve iletişimin önemine vurgu yapan Seçer, "Alo 185 TEKSİN Çağrı Merkezi"nin işlevine değinerek, "Bir belediye başkanının iyi işleyen bir çağrı merkezi, en güvenilir danışmanıdır. Teksin Çağrı Merkezi 7 gün 24 saat vatandaşın hizmetinde ve asla raporlar yalan söylemez" ifadelerini kullandı. Raporların vatandaşın şikayetlerini, memnuniyetlerini, önerilerini veya teşekkürlerini net bir şekilde ortaya koyduğunu belirten Seçer, "Onun için bir belediye başkanı bu şekilde teknolojiyi takip ederek, yeni uygulamaları takip ederek toplumla iletişim kuruyorsa asla hatalı kararlar veremez, çünkü o raporlar onu engeller" diye konuştu.
7 yıldır belediye başkanlığı görevini yürüttüğünü hatırlatan Seçer, daha kampanya döneminde hazırlıklarına başladıkları ve göreve gelir gelmez kurumsal ihdasını gerçekleştirdikleri Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı bünyesinde önemli çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Bu kapsamda her pazartesi günü baro temsilcileri, üniversiteler, kent konseyi, meslek odaları ve kadın örgütlerinin katılımıyla mutat "Pazartesi Buluşmaları" düzenlediklerini söyleyen Seçer, bu toplantılarda düzenli olarak bir araya gelinerek yol haritalarının belirlendiğini, sorunların ve çözüm yollarının konuşulduğunu belirterek bunları sivil toplum-kamu iş birliğinin önemli örnekleri olarak gösterdi.
"DEMOKRASİ BİLİNCİ ÇOCUK YAŞTA AŞILANIYOR"
Geleceğin güvencesi olan çocuklara yönelik kurulan Çocuk Meclisi'nin çalışmalarına da değinen Seçer, demokrasinin erdeminin, kurum ve kurallarıyla iyi işleyen bir yapının ne olduğunun, fikir söyleme, müzakere etme ve hak arama bilincinin çocuk yaşta aşılanması gerektiğini ifade etti. "Ağaç yaşken eğilir" diyen Seçer, Çocuk Meclisinde bu konuların tartışıldığını ve hatta Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclisine çocuklar tarafından önerge şeklinde sunulan taleplerin geldiğini aktararak bunu son derece önemli bir çalışma olarak nitelendirdi.
Seçer, "Türkiye'de belediyeler olarak çok değerli örnek sayabileceğimiz projeler yürüten şehirlerimizin olması son derece önemli, Mersin de bu örneğin içindedir, İstanbul da içindedir, Ankara da içindedir, diğer şehirler de... Önemli olan bu deneyimleri, kendi kentimizde deneyimlediğimiz bazı çalışmaları, iyi uygulamaları başka belediyelere da anlatmak, onların da bu uygulamaları hayata geçirmelerini sağlamak, yani bir bütün halinde ülke sınırında Türkiye'nin toplumu için uygun olan çalışmaların hayata geçirilmesini sağlamak da çok önemli bir çalışma. Onun için Türkiye Belediyeler Birliği var" değerlendirmesinde bulundu.
"TÜRKİYE'DE 1405 BELEDİYEMİZ VAR"
Seçer, Türkiye Belediyeler Birliği bünyesinde 1405 belediyenin olduğunu kaydederek, yürütülen çalışmalara ilişkin şunları söyledi:
"Bu belediyelerimize sadece nakdi, ayni yardımlar değil, onlardan daha öte bir şey yapılıyor: Onlara nasıl iyi belediyecilik yapılır, nasıl daha doğru belediyecilik yapılır, nasıl çağın ruhuna uygun bir belediyecilik yapılır, bu konuda önemli çalışmalar yapılıyor. İşte proje tanıtımları, eğitimler, personel eğitimleri, liyakatli personelin yetiştirilmesi gibi... Elbette güzel işler oluyor ama daha yapacak çok işimiz var. Hep beraber bunu başaracağız. Tüm Türkiye olarak vatandaşlar, yani sivil toplum, kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler de bunun içinde... Türkiye'yi daha iyi noktalara hep beraber götüreceğiz; birlikten güç doğar. Bu projeye emeği geçen tüm paydaşlara huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Mersin'in ev sahipliğinden de mutluluk duyarım bir belediye başkanı olarak. İnşallah daha çok güzel çalışmalara ev sahipliği yaparız."