TBMM Komisyonu Şanlıurfa'da İnceleme Yapacak
TBMM Komisyonu, 12 Haziran'da Şanlıurfa'da okul olayları ve dijital riskler üzerine inceleme yapacak.
TBMM Şanlıurfa ile Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, bölgede inceleme yapmak ve taziyede bulunmak üzere 12 Haziran'da Şanlıurfa'ya gidecek.
Şanlıurfa ile Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt Başkanlığında toplandı. Komisyon; toplantının başında, bölgede inceleme yapmak ve taziyede bulunmak üzere 12 Haziran'da Şanlıurfa'ya gitme kararı aldı. 14 Mayıs'ta bir diğer okul saldırısının yaşandığı Kahramanmaraş'a giden komisyon Şanlıurfa'da 4 gün boyunca saha çalışması yapacak. Toplantının açılışında konuşan Komisyon Başkanı Beyazıt, "14 Mayıs Perşembe günü ilk olarak yavrumuz Yusuf Tarık Gül'ün Karacasu Kırım Mezarlığındaki kabri ile aramızdan ayrılan Almina Ağaoğlu'nun Kapıçam Mezarlığındaki kabri ziyaret edilmiştir. Sonrasında Kahramanmaraş Valiliğinde gerçekleştirilen toplantıda il Valisi, İl Jandarma Komutanı, İl Emniyet Müdürü, İl Milli Eğitim Müdürü, İl Sağlık Müdürü, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürü ile il müftülerinin katılımlarıyla bir brifing toplantısı gerçekleştirilmiştir. Devamında rahmetli öğretmenimiz Ayla Kara ve öğrencilerimizden Bayram Nabi Şişik, Zeynep Kılıç, Şuranur Sevgi Kazıcı, Belinay Nur Boyraz ve Kerem Erdem Güngör'ün Şeyh Adil Mezarlığı ve Tekir Mahallesi Mezarlığında yer alan, cennet bahçesi gibi olan kabirleri ziyaret edilmiştir; sonrasında bütün öğretmenlerimize ve öğretmenlerimizin ailelerine taziye ziyaretini gerçekleştirdik. Ailelerin yaşadıkları süreçler, talepler ve gözlemleri doğrudan tespit edilmiştir. Milletçe hepimizin yüreğine kor ateş düşüren öğretmenimizin ve evlatlarımızın acısı sadece ailelerin değil, tüm Türkiye'nin ortak acısıdır. Program kapsamında, ayrıca, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Yoğun Bakım biriminde yatmakta olan Mustafa Aslan evladımız ziyaret edilmiş, evladımızın tedavisi süreciyle ilgili hem Rektörden hem Başhekimden bilgi alınmış, ailesine de geçmiş olsun ziyaretinde bulunulmuştur" ifadelerini kullandı.
"Olayı sadece güvenlik zafiyetine indirgemek doğru değil"
Ardından Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Galip Yüksel ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Prof. Dr. Hilmi Demir'in konuya ilişkin sunumuna geçildi. İlk olarak sunumunu yapan Yüksel, "Benim çok sevdiğim bir söz var, bu söz diyor ki: 'Her karmaşık sorunun basit bir çözümü vardır, o da yanlıştır' Bu sözü merak ettim, araştırttım, söz 1920'li yıllarda söylenilmiş, sözün orijinali ekranda var: 'Her insani sorun için her zaman iyi bilinen bir çözüm vardır; derli toplu, makul ve yanlış.' Çoğu zaman bu durumu göz ardı ediyoruz yani basit çözümlerin sorunları çözeceğine inanıyoruz. Oysa bunları biraz daha ayrıntılı ele alıp incelemek gerekiyor. Özellikle şiddet olduğu zaman olayı sadece güvenlik zafiyetine indirgemek doğru değil" dedi.
"Bu tür olaylara dahil olan kişilerin ortalama özellikleri okulda akranları veya diğer ortamlarda çok fazla önemsenmemeleri"
Toplumda, dünyada, ekranlarda, sosyal medyada şiddetin her zaman var olduğunun altını çizen Yüksel, "Ama niye o okulda o öğrenciler bu saldırıyı yapıyor? Biraz okul bağlamında konuyu ele almak gerekiyor. Bu kişiler, o okulun öğrencileri ya da mezun öğrencilerinin bu işi yapacağı aslında ciddi anlamda bilinebiliyor, bunu biraz sonra ayrıntılandırabiliriz. Fakat bu kişilerin ortak özellikleri, bunlar önemsenmeyen insanlar yani dikkat ettiğimiz zaman gerek Amerika'da gerek Kıta Avrupası'nda gerek Rusya'da bu tür olaylara dahil olan kişilerin ortalama özellikleri bunlar okulda akranları veya diğer ortamlarda çok fazla önemsemiyorlar" değerlendirmesini yaptı.
Prof. Dr. Hilmi Demir de, "Okul saldırıları dediğimiz zaman bunların içerisine biz öğretmene yönelik saldırıları, çocukların kendi arasındaki kavgalar, bütün bunları da katıyoruz. O yüzden, bu saldırıların içerisinde farklı türdeki saldırılar da var. Ama son yıllarda, özellikle 2024'ten itibaren Türkiye'de değişen bir profile rastladık. Bunu ben literatürde 'manifesto bırakan toplu katiller' olarak isimlendiriyorum. Bu, Batı literatüründe çok var. Peki, şunu sorabilirsiniz bana: Hocam, bu manifesto bırakan toplu katillerle okuldaki saldırılar ve şiddet birbirinden çok mu farklı ya da birisi daha mı önemli, diğeri daha mı önemsiz? Hayır, aslına bakarsanız, her ikisi de bizim açımızdan ciddi tehdit ve risk" dedi.
"13-14 yaşındaki çocuklar birbirleriyle pedofili videoları paylaşıyorlar "
Okul saldırılarını gerçekleştiren çocukların profilinde insan nefreti olduğunu dile getiren Demir, "Bu tür çocuklar insanı da sevmiyorlar. Sadece insanı değil, aslına bakarsanız ailesinden nefret ediyor, kendisinden nefret ediyor, toplumundan nefret ediyor. En önemlisi, bütün çözümü şiddette görüyor. Şiddetin yüceltildiği, şiddetin tek çözüm olduğu, yok etmenin ve öldürmenin adeta bir 'PR'ye dönüştüğü metinler var karşımızda. Bir başkası ve bence en önemlisi, bunların düşmanlık gösterdikleri belirli kalıplar var. Bunların başında, mesela, 'incel' dediğimiz kadın düşmanlığı en temel sorunlardan bir tanesi. Başka, pedofili. 13-14 yaşındaki çocuklar pedofili videoları paylaşıyorlar birbirleriyle. Bu, hem Türkiye'de böyle hem küresel dünyada böyle. Hani küresel toplumda da böyle. Karşınızda şöyle bir sorun var: 13-14 yaşındaki çocuklar pedofili videoları paylaştığı zaman biz bunlara ne yapacağız? Polis tuttuğu zaman bunun karşılığındaki suç ne? Bunun cezası ne? Ne kadar içeride kalabilir ya da kalamaz? Fakat nasıl ıslah edeceğiz? En temel sorunlarımızdan bir tanesi. Polis tuttuğu zaman, iki gün sonra bunların hepsi dışarıdalar. Türkiye'de bu tür siteler işleten çocuklar onlarca kez alınıp salınmak zorunda kalıyor. Çünkü hukuk ve yargı sistemimiz bu konuda ciddi bir sorunla karşı karşıya ve bunu çözebilmiş değiliz" ifadelerini kullandı.
"Hayvanlara işkence edilen videolar paylaşılıyor"
Çocukların kullandığı dijital platformlarda hayvanlara işkence eden videoların paylaşıldığını dile getiren Demir, "Zoofili, belki duymuşsunuzdur. Hayvanlara işkence eden dünya kadar video var. Çocukların paylaştığı platformlarda bunlar yüzlerce, binlerce kez paylaşılıyor ve övülüyor. Neyle karşı karşıya olduğumuzu anlamanız açısından söylüyorum. Dolayısıyla, hayvanlara karşı, toplumun değerlerine karşı, ahlaki yargılarına karşı müthiş bir hınç, öfke, nefret ve anarşizm var bu tür sitelerde" diye konuştu. - ANKARA