TMMOB İMO, Manisa Akhisar'da 11 ölümlü kaza sonrası riskli kesimler için çağrı yaptı
İMO, Manisa Akhisar'da 11 ölü, 27 yaralı kaza sonrası karayolu güvenliğinin bireysel sürücü davranışlarına indirgenemeyeceğini belirtti. Kamu idarelerine riskli yol kesimlerinin bilimsel verilerle belirlenmesi ve denetimlerin güçlendirilmesi için çağrı yaptı.
(ANKARA) - TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası'ndan (İMO), Akhisar'da 11 kişinin hayatını kaybettiği, 27 kişinin yaralandığı kazanın ardından yapılan açıklamada, karayolu güvenliğinin bireysel sürücü davranışlarına indirgenemeyeceği belirtilerek, kamu idarelerine riskli yol kesimlerinin bilimsel verilerle belirlenmesi, denetimlerin güçlendirilmesi ve gerekli iyileştirmelerin gecikmeksizin hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı.
TMMOB İMO Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, Manisa'nın Akhisar ilçesinde çekici ile tur otobüsünün çarpışmasına işaret edilerek, kamu idarelerine çağrıda bulunuldu.
"Akhisar'da yaşanan kaza, karayolu güvenliğinde sistemsel önlemlerin önemini bir kez daha göstermiştir" denilen açıklamada, karayolu güvenliğinde sorumluluğun yolu tasarlayan, inşa eden, işleten ve denetleyen idareler ile araç üreticileri ve yol kullanıcıları arasında paylaşıldığına vurgu yapıldı.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Manisa'nın Akhisar ilçesinde çekici ile yolcu otobüsünün çarpışması sonucu 11 kişinin hayatını kaybettiği, 27 kişinin yaralandığı kazada yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Ülkemizde her yıl binlerce insanımızı kaybettiğimiz trafik kazaları, karayolu güvenliğinin bireysel sürücü davranışlarına indirgenemeyeceğini açıkça göstermektedir. Kazaların ardından yalnızca sürücü hatalarına, hız ihlallerine veya yol koşullarına odaklanmak, sorunun sistemsel boyutunu ve önlenebilir riskleri göz ardı etmektir.
"AMAÇ KAZALARI VE KAZA MEYDANA GELDİĞİNDE ÖLÜM VE AĞIR YARALANMA RİSKİNİ EN AZA İNDİRMEKTİR"
Modern karayolu güvenliği politikalarının temelini oluşturan Güvenli Sistem yaklaşımı, insanın hata yapabileceği ve insan vücudunun çarpışmalarda oluşan fiziksel etkilere karşı sınırlı bir dayanıklılığa sahip olduğu gerçeğinden hareket eder. Amaç kazaları ve kaza meydana geldiğinde ölüm ve ağır yaralanma riskini en aza indirmektir. Bu anlayışta sorumluluk; yolu tasarlayan, inşa eden, işleten ve denetleyen idareler ile araç üreticileri ve yol kullanıcıları arasında paylaşılır.
Bu doğrultuda yolların geometrisi, şerit genişlikleri, kaplama özellikleri, kavşak düzenlemeleri ve hız sınırları bir bütün olarak ele alınmalıdır. Sürücünün güvenli hızda seyretmesini sağlayan, yolun niteliğini ve beklenen sürüş davranışını açık biçimde ortaya koyan tasarımlar benimsenmelidir. Araçların yoldan çıkma riskini azaltan düzenlemeler yapılmalı; uygun otokorkuluklar, güvenli yol kenarları, yeterli toparlanma alanları ve enerji sönümleyici sistemlerle olası kazaların ölümcül sonuçlara dönüşmesi önlenmelidir.
"YOL GÜVENLİĞİ YATIRIMLARI İNSAN YAŞAMINI KORUMA ÖNCELİĞİYLE PLANLANMALIDIR"
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak kamu idarelerini; karayolu altyapısını Güvenli Sistem yaklaşımı doğrultusunda değerlendirmeye, riskli yol kesimlerini bilimsel verilerle belirlemeye, projelendirme ve uygulama süreçlerini etkin biçimde denetlemeye ve gerekli iyileştirmeleri gecikmeksizin hayata geçirmeye çağırıyoruz. Yol güvenliği yatırımları, yalnızca trafik akışını ve kapasiteyi artırma hedefiyle değil, insan yaşamını koruma önceliğiyle planlanmalıdır.
Karayolu güvenliği, kazalardan sonra sorumlu aramakla sınırlı bir mesele değildir. Kalıcı çözüm; bilimsel ve teknik gereklilikleri esas alan, denetimi güçlendiren ve insan yaşamını merkeze koyan bir güvenlik sisteminin kurulmasından geçmektedir."