Tunus Yolsuzlukla Mücadele Ulusal Kurulu Başkanı Şevki Et-Tabib (1)
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: Tunus Yolsuzlukla Mücadele Ulusal Kurulu Başkanı Şevki et-Tabib ile röportaj Tunus Yolsuzlukla Mücadele Ulusal Kurulu Başkanı Şevki et-Tabib, Tunus'ta mafyanın devlet kulislerinde etkin olduğunu, yolsuzlukla mücadele için kapsamlı ulusal bir stratejiye ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
Tunus Yolsuzlukla Mücadele Ulusal Kurulu Başkanı Şevki et-Tabib ile röportaj Tunus Yolsuzlukla Mücadele Ulusal Kurulu Başkanı Şevki et-Tabib, Tunus'ta mafyanın devlet kulislerinde etkin olduğunu, yolsuzlukla mücadele için kapsamlı ulusal bir stratejiye ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Tabib, AA muhabirine yaptığı açıklamada Tunus'ta yolsuzluk dosyalarına gereken hızda bakılmadığını ifade ederek, "Kurul, eğer yolsuzlukla mücadelede uluslararası anlaşmaya ve kanunlara dayanan görevinin yüzde 60-70'ini yerine getirebilirse yolsuzluk büyük ölçüde giderilir." dedi.
Tunus'ta 2011 devriminden bu yana 3 bin dosyadan yalnızca yüzde 10'una bakıldığını hatırlatan Tabib, dosyaların gecikmesinin nedenini, kurulun ve bu konuyla ilgilenen yargı heyetinin yolsuzlukla mücadele imkanlarının kısıtlı olmasına ve lojistik eksiklikler bulunmasına bağlayarak, "Şu an dosyalar üzerinde yalnızca 7 sorgu hakimi ile 7 savcı yardımcısı çalışıyor. Tunus'ta yargı birimlerinde bin 200 kadar hakim eksikliği var." diye konuştu.
Dosyalardan bin 200'ünün devrik lider Zeynel Abidin bin Ali, ailesi ve rejimi, diğerlerinin de devrimden sonraki dönemler için açıldığını belirten Tabib, şunları ifade etti:
"Durum karmaşık. Dosyalarda adı geçen isimler, ekonomik güç sahibi olmalarının yanı sıra dolandırıcılıkta, hukuki ve mali dosyaların işleyişinde şeytani tecrübelere sahip. Ekonomi uzmanları ve bankacılara rüşvet teklif edildi, şantaj yapıldı. Tunus'ta yolsuzlukla mücadele bir macera. İmkanlardaki yoksunluk, dosyalara engel olma girişimleri ile karşı karşıyayız. Ayrıca lobiler güçlü, baskın ve etkin. Bunlardan bazıları hatta birçoğu bir şekilde devlete ve yönetime etki edebiliyor. Zeynel Abidin bin Ali, yolsuzluk sisteminin başındaydı. O gittikten sonra başkaları bu sistemin başına geçti ve çok başlı bir sistem oldu. Bu da durumun karmaşasını artırdı ve sistemin yok edilmesini zorlaştırdı."