Türk Bilim İnsanları Bağışıklık Sistemini Çözecek

Son Güncelleme:

Sabancı Üniversitesi Araştırmacıları, Dünyada İlk Kez Bitki Genlerini İnsan Bağışıklık Sistemindeki Hücreler Olan "T" Lenfositlerle Bir Araya Getirdiler.

Sabancı Üniversitesi araştırmacıları, dünyada ilk kez bitki genlerini insan bağışıklık sistemindeki hücreler olan “T” lenfositlerle bir araya getirdiler.


Araştırmacılar, insanlardaki “T” lenfosit hücrelerine aktardıkları bazı bitki genlerinin bu hücrelerin çalışmalarını etkilediğini gösteren bulgular ortaya koydular. Araştırma sonuçlarının, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için yürütülen ilaç üretim araştırmalarına ışık tutacağı belirtiliyor.


Sabancı Üniversitesi Mühendislik Ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Batu Erman, Avrupa Birliği FP6 Marie Curie Programı çerçevesinde International Reintegration Grant Projesi ile ilgili araştırmalarını yürüttüğü ABD'den Türkiye'ye döndüğünü ve moleküler biyoloji alanındaki çalışmalarına başladığını bildirdi.


Erman, projenin amacının, insan bağışıklık sistemindeki önemli hücreler olan “T” lenfositlerin sinyallerini anlamak ve sinyallerini değiştirmek için bitkilerden proteinler bulmak olduğunu belirtti.


Özellikle insan bağışıklık sistemini etkileyecek ilaçlar yapılması için temel araştırmaları yürüttüklerini kaydeden Erman, şunları kaydetti:


“İnsan vücudunda kalbin üzerinde bulunan timus organında gelişen 'T' lenfositler üzerine çalışıyoruz. Bu lenfosit hücreleri, bağışıklık sistemimizde önemli rol oynuyor. Virüs ya da bakteri tarafından enfekte olunduğunda 'T' lenfositler savaşa başlıyorlar. Çalışmamızda hücre kültüründe büyüttüğümüz 'T' lenfositler kullanıyoruz. Bunlar hem insanlardan elde edilen ve kanser taşıyan 'T' lenfositler, hem de farelerden alınan hücre hatları.”


Projelerinde “T” lenfositlerinin içine bitkilerden elde ettikleri genleri koyduklarını ve bu bitki genlerinin “T” lenfositleri nasıl değiştirdiğini araştırdıklarını anlatan Erman, şöyle konuştu:


“(T) lenfositleri insanlarda bulunuyor ve bitkilerden gelen genleri bunların içine aktarıyoruz ve bu lenfositlerin bakteri ve virüslere olan yanıtlarını araştırıyoruz. Bu yanıtı olumlu yapabiliyorsak hastalığa karşı insanların daha yüksek bir bağışıklık kazanmasını sağlayabiliriz. Yanıtı azaltabilirsek de önemli bir bilgi üretmiş olacağız. Çünkü bazı durumlarda 'T' lenfositler bağışıklık sistemi ile ilintili hastalıklarda gerekmediği şekilde aktive oluyorlar ve hücrenin kendi kendini yıpratmasına ya da aşırı çoğalmasına neden oluyorlar. Örneğin, kanser gibi rahatsızlıklarda lenfositler, neden tümöre dönüşüyorlar? Bunu araştırıyoruz.”


BİTKİLERDEN GEN AKTARIMI


Bitkilerden alınan genlerin insan hücrelerinde ifade edilmesi yönündeki bu tarz bir çalışmanın kendi bilgisi dahilinde daha önce denenmediğini belirten Erman, “Böyle bir çalışmayı yapmak mümkün ama bunu yapan olmamış. Bunu daha önce çalışan olmamış. Yaptığımız çalışmadaki yenilik burada” diye konuştu.


İnsan genomunda 25 bin gen bulunduğunu, bitkilerdeki genlerin ise insan genlerinden çok farklı yapıları bulunduğunu dile getiren Erman, şöyle devam etti:


“Biz bitkilerdeki genleri bitki hücrelerinden çıkarıp insan ya da farelerdeki 'T' lenfosit hücrelerinin içine aktarıyoruz. Yani insan hücresinde 25 bin gen varsa bitkiden gelen genleri de insan genlerine katıyoruz ve böylece insana bir gen daha ekleniyor ve 25 bin 1 tane gen oluyor. Bitkilerden gelen gen insan hücresinin içinde proteine dönüştürülüyor ve protein de insan hücresinin işlemesini değiştiriyor mu değiştirmiyor mu, ağırlıklı olarak bu konu üzerinde araştırmalarımızı sürdürüyoruz. Bunun gibi 100'e yakın bitki genini insan hücrelerinin içine aktardık. İnsan lenfositleri virüslerle karşılaştıklarında NF-KB isimli bir proteini aktive ediyorlar. Bu protein bağışıklık sisteminin işlemesi için çok önemli.”


ABD ve AB'de pek çok şirketin bu proteinin aktivasyonunu iyileştirecek çalışmalar yürüttüğünü aktaran Erman, “Bu şirketler hücrelerin içine genelde kimyasallar koyuyorlar. Kimyasallar hücrenin aktivasyonunu bir şekilde etkiliyor. Biz de kimyasallar yerine bitkilerden elde ettiğimiz genleri koyuyoruz” dedi.


Çalışmalarında bazı bitki genlerinin bu proteini daha kolay aktive ettiği ile ilgili bulgular elde ettiklerini dile getiren Erman, “Bu hücreler, insan bağışıklık sisteminin daha kolay yanıt vermesini sağlayabiliyor. Bir kısım bitki hücrelerinin ise bu aktivasyonu yapmadığını, elimine ettiğini ortaya koyduk. Yani bitki proteinleri insan hücresini bir şekilde etkiliyor. Bu konudaki Avrupa Birliği destekli bir projemiz sonuçlandı ama sonuçlarını henüz yayımlamadık” diye konuştu.


İLAÇLAR GELİŞTİRİLEBİLİR


Çalışmanın sonuçlarında bazı ilginç bitki genlerini bulduklarını ve bunların insan vücudunda ifade edildiklerinde bağışıklık sisteminin çalışmasını etkilediklerini ortaya çıkardıklarını ifade eden Erman, “İleride bunları kullanarak insan bağışıklık sistemini geliştirecek ilaçlar geliştirilebilir ve bulduğumuz sonuçlar bu çalışmalara ışık tutabilir diye düşünüyoruz. Bazı hastalıklara karşı da kısa sürede iyileşme sağlanacağını öngörüyoruz” dedi.


Bitki olarak hardal otu cinsinden bir bitki olan “Arabidopsis” isimli bitkinin genlerini kullandıklarını söyleyen Erman, şöyle devam etti:


“Bu bitkinin tek tek bütün genlerini biliyoruz. Buradaki amaç, bu genler insan hücrelerine sokulduğunda insan hücrelerinin fonksiyonlarını değiştirecek mi değiştirmeyecek mi diye tek tek bakmaktır. Bulmak istediğimiz şey, mesela hastalık zamanında 'T' lenfosit bir sinyal yollar ama o sırada içine koyduğumuz genden dolayı sinyal doğru işlemezse belki bağışıklık sistemi yanıtı az olacaktır. O zaman bu bitkiden gelen genden çıkan bitki proteini demek ki insan proteinleri ile bir şekilde etkileşiyor, bir yere bağlanıyor ya da bir şeyi inhibe ediyor. Amacımız, bu tip genleri bulup, bunlardan biyoteknolojik metotlar ile proteinler yapıp, bunları saflaştırıp ilaç olarak kullanmak.”


Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Batu Erman'ın moleküler biyoloji alanında yürüttüğü bu çalışmalar, en iyi araştırmacıları Avrupa araştırma alanına kazandırmak amacıyla verilen “Marie Curie Mükemmeliyet Ödülü”ne değer bulundu.

Kaynak: DHA