Uygulamayı yükle! YÜKLE

Türk İnşaat Şirketi İle Dünya Otel Devi Rusya?Da Ortak Oldu

Son Güncelleme:

-türk İnşaat Şirketinden St. Petersburg?a 65 Milyon Euroluk Dev Yatırım

-TÜRK İNŞAAT ŞİRKETİNDEN ST. PETERSBURG?A 65 MİLYON EUROLUK DEV YATIRIM


-RÖNESANS, ST. PETERSBURG'UN İLK CROWNE PLAZA OTELİNİ AÇIYOR


Rusya?da faaliyete bulunan en büyük Türk inşaat şirketlerinden biri olan Rönesans, bünyesindeki Renaissance Development ve İntercontinental Hotels Group (IHG) St. Petersburg?da açılacak Crowne Plaza oteller zincirinin ilki için imzaları attılar. Kapılarını ilk müşterilerine 2011?de açacak olan 195 odalı otel, toplam 65 milyon euroya mal olacak.


Rusya tarihinde önemeli bir yere sahip olan Rasputin?in zehirlendiği yer olarak da bilinen Yusupov Sarayında gerçekleşen imza töreninde konuşan Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak, "Renaissance Forum içerisinde yer alan Crowne Plaza projesinin St. Petersburg?un turistik alt yapısına bir katkı olmasının yanı sıra aynı zamanda Rusya?nın kuzey başkentine ticari ve ekonomik anlamda da çekicilik getirecek uluslararası bir iş alanı" olduğunu ve bu projenin St. Petersburg şehrinin stratejik hedefleri doğrultusunda, turizm ve otel altyapısının en üst seviyeye çıkarılmasını amaçladığını söyledi.


"RUSYA?DA ARTIK YATIRIMCI OLMAYA BAŞLADIK"


Bugüne kadar Türklerin hep müteahhit ve çalışan olarak Rusya?ya geldiğini belirten Erman Ilıcak, Türklerin artık Rusya?da yerleşmeye başladığını, yatırımcı olduğunu ve bir diaspora haline dönüştüğünü söyledi. "Türkiye?nin en büyük ticari partnörü olan Rusya?da sesimizi daha da iyi bir şekilde duyurmak için, bu tür güzel binalarla, bu tür büyük yatırımlarla buradaki varlığımızı mevcudiyetimizi biraz daha sağlamlaştırmamız, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin daha da hızlı gelişmesinde katkıda bulunmamız gerekiyor" diyen Ilıcak, Dünyanın en büyük otel işletmelerinden bir tanesi olan Crowne Plaza?yı St. Ptersburg?a getirdiklerini söyledi.


St. Petersburg şehrine yaklaşık 450 milyon avroluk yatırımları olduğunu ve bunun 300 milyonluk kısmını yaptıklarını ve 150 milyonluk bir paketlerinin daha olduğunu belirten Ilıcak, bunu da iki yıl içinde tamamlayacaklarını dile getirdi. Ayrıca başta Novosibirsk, Tümen, Surgut ve Rusya?nın diğer bölgelerinde de yatırımları olduğunun altını çizen Ilıcak, Rusya?da 4 bin Türk çalışanları olduğunu söyledi.


?İKİ ÜLKE ARASINDAKİ İYİ İLİŞKİLER İŞİMİZE DE YANSIYOR"


Rusya ile geride bıraktığımız on sene de çok hızlı ve yüksek seviyede bir ilişki yakaladığımızı da belirten Ilıcak, "Rusya ile olan ilişkilerimiz belki tarihimiz boyunca ulaşılan en yüksek en iyi seviyede ve biz Türk iş adamaları olarak bunu çok iyi değerlendirip Rusya?ya yatırım yapmak ve buradaki imkânlardan faydalanmamız gerekiyor. Çünkü Rusya için en yakın ve en ekonomik kaynak Türkiye. Türk firmaları ve iş adamları için de en hızlı büyüyebilecekleri pazar Rusya. O yüzden her iki ülkenin bir birine ihtiyacı var ve şu anda tepe noktasında yani Başbakanları, Cumhurbaşkanları seviyesinde çok iyi ilişkiler kurulmuş durumda. Bizler bunu iyi değerlendirip daha çok insana istihdam yaratmak zorundayız. Hem Türkiye?de hem Rusya?da. Bugüne kadar bakınca hep duvarlar örmüşüz ülkelerimiz arasında şimdi artık o köprüleri yapıyoruz. Köprülerde işte bu tür karşılıklı yatırımlarla olacak inşallah. Çok daha farklı bir dönem açılıyor Türkiye ile Rusya arasında. Çünkü yıllar önce buraya gelen biz arkadaşlarımız burada büyüdük serpildik şimdi artık ilişkileri bambaşka bir noktaya Türkiye?nin tanıtımını bambaşka bir düzeye taşıyoruz. O yüzden hepimize çok önemli görevler düşüyor" dedi.


BİLEĞİMİZİN HAKKI, ALIN TERİMİZ


Ilıcak, bugüne kadar 5,5 milyon dolarlık 480 projeyi Rusya?da bitirip tamamladıklarını ve Devlet işi almadıklarını ifade ederek ? Biz hep özel sektörle rekabet ortamında büyüdük. Onu da korumaya ve devam ettirmeye çalışıyoruz. Mümkün olduğu kadar özel şirketlerle çalışıp devam etmeye çalışmayı düşünüyoruz. Bizim rekabet ortamının getirdiği hem zorluklar var hem de iyi yanlar var. Çünkü burada suni bir destek yok aslında tamamen bileğimizin hakkı ile alnımızın teri ile geldiğimiz nokta bu ve böyle geldiğiniz noktalarda böyle geriye gitmiyorsunuz en kötü ihtimalle orada kalıyorsunuz. O yüzden biz bunu korumaya çalışıyorsunuz. Genelde mütaehhitler devlet ya da kamu ile büyürler biz bunun tersini yapmaya çalıştık baştan beri o şekilde de gideceğiz?? dedi.


TÜRKİYE?DE DEVLET İŞİNE GİRMEM


Türkiye?de çok konuşulan ve deniz doldurularak yapılacak olan liman yatırımları konusunda, çok zorluklar çektiklerini ve imar için 2 bin tane imza gerektiğini söyleyen Ilıcak, 1,5 milyar dolara mal olacak projenin süreci hakkında şöyle konuştu:


?Devletin 49 yıllığına verdiği bir iş vardı. Gerçekten çok zorluklarla karşılaştık. Aldığımız izinler iptal edildi. Daha çok odalar, mesela Mimarlar Odası şehir planlamacılarının itirazıyla çok uzun mahkemeler başladı. 4 yıllık bir sürecin içine girdik. Süreç sonra bizim lehimize sonuçlandı ama 4 senemiz geçti. Tabii büyük projeler için böyle bir süreç gerekiyor. İstanbul?un ortasında deniz doldurarak yapılan büyük bir ada. Bu işi bizi çok zorladı. Böyle büyük projelerin böyle büyük sancıları oluyor. Ben bunu bilmiyordum. Öyle bir sürecin bizi beklediğini bilmiyordum. Proje sonuçta çok değişti ama 2011?de projeye başlayacağız. Yeni haliyle büyüklüğü aynı ama kat yükseklikleri değişti. Bazı sınırlamalar geldi. Aslında bu projenin lehine olan sınırlamalar geldi. Proje daha güzelleşti. Anıtlar kurulunun sınırlamalarıyla İstanbul?a daha yakışır bir proje oldu. Bize dediler ki bir yıl içerisinde projeyi yapacaksın, inşaat ruhsatını alacaksın ve işe başlayacaksın. İnşaat ruhsatı için 2 bin yerden izin almak gerekiyor. İmar için 2 bin yerden izin almak gerekiyor. 2 bin imza gerekiyor. 17 bakanlığa gideceksin, bakanlıklardan geçecek, belediyeye gideceksin oradan büyükşehre gideceksin. Normal bir şey değil çünkü denizi doldurarak yapıyorsun. Tabi bizde o süreçte bir projeci bulduk. O projeci bize aynı Dubai?deki gibi öyle mendireklerin üzerine kuleler, 50 katlı apartmanlar falan yaptı. Bizde çok anlayamadık. Bakmaya da vakit yoktu aslında. Ondan sonra dünya?da ki benzer örneklerine bakarak bir şey yapmaya çalıştık. Sonra tabi bu anıtlar kuruluna tosladı tabi bu proje. İşte sonuçta bu yanlış olan şeyi Allahtan yapmamışız. Şimdi geldiği yer tabi çok daha güzel. Artık acele edilmedi üstünde tartışıldı, çok farklı insanlar tartıştık. Sonuçta daha farklı bir yere geldi. O yüzden iyi oldu ama dedikodusu da çok oldu işin. Yok öyle oldu yok böyle oldu falan bizi de yıprattı gereksiz yere. Zaten O yüzden bundan sonra sadece kendi satın aldığımız arsalar üzerine böyle şeyler yapacağız. Bir daha böyle bir proje niyetimiz yok. Bu bizi de bir kaç adım yukarıya itecek bir proje. Bu gerçekten büyük bir proje. Bu projeyi yapabilirsek, onun altından kalkarsak tabii İstanbul çok büyük bir şey kazanacak. Beraberinde 2 buçuk milyon turist deniz yoluyla İstanbul?a gelecek. Bugün 450 bin kişi geliyor. Bu rakamlar 5 kat artacak. Çünkü tesis yok, bu 350 metrelik gemilerin yanaşacağı limanımız yok şu anda. O limanı yapmış olacağız. Onunla beraber, İstanbul?da büyük mekânlar yok. Böyle güzel binalar var ama öyle insanın gidip 2 gün içinde geçireceği mekânlar yok. İşte öyle bir mekân oluşacak."


İnterContinental Oteller Grubu 1946?da PanAmerican World Air Lines tarafından kuruldu. Dünya çapında 4500?den fazla otel işletmekte olan grup 100?ün üzerinde ülkede faaliyet gösteriyor ve her yıl 160 milyon kişiye ev sahipliği yapıyor.


İntercontinental Oteller gurubu aynı zamanda oda sayısı bakımından da, 650 bin oda ile, dünyanın en büyük oteller zinciri ünvanına sahip. İnterContinantel Oteller Grubunun portfoyunde 7 adet marka bulunuyor. Bunlar, İnterContinantel (168 otel), Crowne Plaza (376 otel) Hotel İndigo (36 otel), Holiday İnn (1315 otel), Holiday Express (2101 otel) StayBridge Suites (184 otel) ve CandleWoode Suites (273 otel). Crowne Plaza halen 50 ülkede 376 otelde toplam 104 bin oda işletiyor.

Kaynak: DHA