Turkcell Geleceği Yazanlar Projesi

Son Güncelleme:

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım: (1) "Mevzu gelecek. Gelecek de bilişimle gelecek. Başka yolu yok" "Fark ortaya koyacak, teknolojinin sırrına vakıf olacak, üretecek, kullanacak, başkalarına da ihraç edecek. Böyle bir Türkiye. Bu Türkiye'yi biz sizlerle oluşturacağız"

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, "Mevzu gelecek. Gelecek de bilişimle gelecek. Başka yolu yok" dedi.


Yıldırım, Turkcell'in "Geleceği Yazanlar Projesi" tanıtım toplantısında, projenin büyük öneme sahip olduğunu vurguladı.


Bakan Yıldırım, zaman zaman yaptığı esprilerle katılımcıları güldürdü.


"Mevzu belli. Mevzu gelecek. Gelecek de bilişimle gelecek. Başka yolu yok" diyen Yıldırım, son dönemde "akıllı" telefonlar, "akıllı" evler, "akıllı" makineler, "akıllı" arabalardan sık söz edildiğini ifade ederek, şunları söyledi:


"Psikolojim bozuldu. Biz akılsızlaşıyoruz da mı bunlar akıllı hale geliyor? Aslında bunlar insan aklının ürünü. Akıl terinin ürünü. İnsanlar şimdi kolayını bulmaya çalışıyor. Hayatı nasıl kolaylaştırırız? Yaşam kalitesini nasıl artırırız? Ömrü nasıl uzatırız? Bunun için kafa yoruyor. Onun için bize destek olacak, işimizi kolaylaştıracak alet edevatları geliştiriyoruz. İşin özü bu."


İTÜ'de öğrenim gördüğü dönemde, o dönemin koşulları ile aldığı bilgisayar dersinden ve dersteki koordinat hesabı programı konusundan bahseden Yıldırım, o günlerden bu yana büyük bir değişim yaşandığını ve bilgisayarların insan hayatına büyük kolaylıklar getirdiğini aktardı.


İnsana yatırım yapmanın büyük önem taşıdığını vurgulayan Yıldırım, "Eğer 1 yılda, 5 yılda sonuç alacaksan ağaç dik. 10 yılda sonuç alacaksan bina yap, şehirler kur ama yüz yıllar devam edecek sonuç alacaksan insana yatırım yap. Bizim yaptığımız da bu. Biz de onu yapıyoruz. Siz bu işleri yaparken biz de boş durmuyoruz. sizin önünüzü açıyoruz" ifadelerini kullandı.


Bakanlığın bünyesinde bilişim, uzay ve havacılıkta kullanılmak üzere Ar-Ge fonu bulunduğunu dile getiren Yıldırım, bu fondan bu yıl 29 projeye destek verildiğini kaydederek, esprili şekilde, "İlk partide, elemelerden 300 proje geçmiş, 29'u ipi göğüslemiş. Tutarı 89 milyon lira. Süreyya Ciliv (Turkcell Genel Müdürü), öyle 100 bin lira, 50 bin lira, 1 milyon lirayı konuşmuyoruz" dedi.


Ar-Ge'ye büyük önem verdiklerini, Türkiye'nin son 10 yılda Ar-Ge'ye kaynak ayırmada performansını yüzde 150 artırdığını belirten Yıldırım, Türkiye'nin teknolojik üstünlüğü olan ürünlere ihtiyacı olduğunu, eski teknoloji ürünlerle 2023 hedefine ulaşamayacağını kaydetti. Yıldırım, şöyle devam etti:


"Fark ortaya koyacak, teknolojinin sırrına vakıf olacak, üretecek, kullanacak, başkalarına da ihraç edecek. Böyle bir Türkiye. Bu Türkiye'yi biz sizlerle oluşturacağız. Size yapacağımız her yatırım, 10 misli çarpan etkisiyle bu ülkeye geri dönecek. Biz buna inanıyoruz. Bilişim zaten büyümeyi yukarıya doğru ivmelendiren bir alandır. Milli gelir bir büyüyorsa bilişim üç büyüyor. Yani yukarıya çekiyor. Paçasından aşağıya indiren bir sektör değil. Onun için önemli. İlk yatırım maliyeti çok düşük. Ürettiği katma değer çok fazla. Çok kolay istihdam alanı. Her yönden tartışmasız gözde bir sektörden bahsediyoruz."


Bakan Yıldırım, 2004'te İrlanda'da katıldığı bir toplantıda, Avrupa'daki mevkidaşlarının "Gelecek cep telefonunun mu, sabit telefonun mu?" şeklinde bir tartışma yürüttüğünü, kendisinin ise söz alarak, geleceğin mobil telefonda olduğunu savunduğunu belirterek, "O zaman yeni bakanım. Heyecan dorukta. 'Kardeşim neyi tartışıyorsunuz?' dedim. 'Millet evdeki telefonun kablosunu uzatıp sokakta dolaşacak hali yok. Cebindekiyle her işi halledebiliyorsa öbürüne niye ihtiyaç duysun. Bu çok açık, 5 sene sürmez' dedim. Ev telefonları nostaljiye döndü" ifadelerini kullandı.


Turkcell'in proje için "Geleceği yazanlardan" sloganını beğendiğini, proje çerçevesinde uygulama yazılımcılarına danışmanlık yapacak kişilere verilen "mentrol" ismini ise yanlış bulduğunu ve Türkçe kelime seçilmesi gerektiğini ifade eden Yıldırım, "Mentrol nedir? Mentol mü? 'Hoca' deyin, 'danışman' deyin. Bir şey deyin. Zaten yeterince yabancı kelime girdi. Bilişim dünyasından illallah. Konuştular mı yarısı kısaltma, yarısı İngilizce. Aval aval bakıyorsunuz. Böyle bir şeyin lüzumu yok kardeşim, Türkçemizi geliştirelim. 'ICT Pazarı'... BİT pazarı desen ne olur? Herkes biliyor" diye konuştu.



"Vermekten korkma, pintileştikçe elinizdeki de gider"



"Ar-Ge faaliyetlerinde henüz olmamız gerektiği yerde değiliz. Adımları attık. Teknokentler, Ar-Ge merkezleri her şey var ama hala rakamlar mütevazı. Bunu unutmayalım" diyen Yıldırım, Ciliv'e "Kaç tane mühendisin var?" diye sordu. Ciliv, "585" yanıtını verince Yıldırım, "Ne kadar alıyor bunlar yılda?" sorusunu yöneltti. Ciliv'in "Yıllık 100 bin lira" şeklindeki cevabı üzerine Yıldırım, "100 bin lira alıyor, 1.2 milyon lira katkı sağlıyor. Fena bir şey değil. Demek ki daha fazla vermek lazım" diye konuştu.


Bu esprisi salondan büyük alkış alan Yıldırım, "Vermekten korkma. Verdikçe artar. Kısıldıkça, pintileştikçe elinizdeki de gider. Genel kaide budur. Vereceksin. Ama öyle har vurup harman savurma değil" dedi.


Ciliv'in, "585 milyon lira 5 yılda sağladığı katkı" şeklindeki ifadesi üzerine ise Yıldırım, "Karıştırma. Tamam. Pazarlığa girme. Gerekeni söyledik" ifadesini kullandı.


Yıldırım, "Aile ortamı. Yanlış anlaşılmasın. Burada konuşuyoruz. Televizyonlar var ama önemli değil. Sosyal medya olunca tabi televizyona da ihtiyaç yok" ifadelerini kullandı.


- İstanbul

Kaynak: AA