Tanzimat'tan Günümüze Türkiye'nin Batılılaşma Süreci ve Toplumsal Bölünme

Son Güncelleme:

Bu haber, Türkiye'nin Tanzimat dönemi ile başlayan Batılılaşma sürecinin İslami kimliğini nasıl zayıflattığını ve Cumhuriyet döneminde yaşanan ideolojik bölünmeyi ele alıyor. Laikliğin yarattığı toplumsal çatışmalar ve emperyalist tehditler üzerinde duruluyor.

Bu ülke, iki asır önce Tanzimat'la başlayan süreçte, Sabetay kökenli çetelerin oluşturduğu masonik-baronik şebekeler tarafından içeriden ele geçirildi. İngilizlerin tarihî rolüne dikkat çekilirken, Mustafa Reşit Paşa gibi isimlerin devleti İngilizlere teslim ettiği ve mason locasına üye olduğu belirtiliyor. Tanzimat'la başlayan Batılı yörüngeye girme çabası, ülkenin İslami kimliğinden uzaklaşmasına yol açtı.

Cumhuriyet döneminde, başlangıçta İslam'ın devletin dini olarak anayasada yer almasına rağmen, zamanla Türkiye'nin medeniyet değiştirme sürecine girdiği ve İslami değerlerin tasfiye edildiği bir Endülüsleşme sürecine dönüştürüldü. Laikliğin dinin yerini aldığı ve toplumu ikiye böldüğü vurgulanıyor: bir yanda laik devlet üzerinden icat edilen sekülerleşmiş bir Türkiye, diğer yanda İslami değerlerini korumaya çalışan ama siyaseten muktedir olamayan muhafazakâr Türkiye.

Bu bölünme, ülkenin geleceği açısından tehlikeli görülüyor. İslami köklerini yitiren toplumun özgürlüğünü de kaybedebileceği ve emperyalistlere kolayca teslim edilebileceği uyarısı yapılıyor. Laikliğin darbeleri meşrulaştırdığı ve İslam'ın aşağılandığı belirtilirken, toplumun ortak medeniyet kimliği üzerinden bütünleştirilmesi gerektiği savunuluyor. Aksi takdirde, ülkenin parçalanma riskiyle karşı karşıya kalabileceği ifade ediliyor.

Kaynak: Son Dakika Haber Servisi