TZOB Başkanı: Suyun Gelecek Nesillere Aktarılması Temel Görevimiz

Son Güncelleme:

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, suyun gelecek nesiller için de korunması gereken kıt bir kaynak olduğunu vurgulayarak, su kaynaklarının verimli şekilde değerlendirilmesi ve aynı miktar ve kalitede gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirtti. Bayraktar, iklim değişikliğinin tarım sektörünü olumsuz etkilediğine dikkat çekerek, su kaynaklarının iyi planlamayla kullanılmasının zorunlu hale geldiğini ifade etti. Türkiye'nin su stresi çeken bir ülke olduğunu söyleyen Bayraktar, su kaynaklarının verimli şekilde değerlendirilmesinin en önemli görev olduğunu vurguladı ve iklim değişikliğine adaptasyon için çeşitli önlemlerin alınması gerektiğini belirtti.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, suyun, gelecek nesil için de korunması gereken kıt bir kaynak olduğunu bildirerek, "Su kaynaklarımızı verimli şekilde değerlendirmek, gelecek nesillere de aynı miktar ve kalitede bırakmak en önemli görevimiz." ifadesini kullandı.

Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, Dünya Su Günü'nün bu yılki temasının "Barış İçin Sudan Faydalanmak" olarak belirlendiğini aktardı.

Suyun, insan yaşamı yanında, gelecek nesiller için de korunması gereken kıt bir kaynak olduğunu belirten Bayraktar, "Suyun gelecek nesillere zarar görmeden aktarılması hem bir gereklilik hem de gelecek nesillerin temel hakkıdır. Bu yüzden su kaynaklarının geliştirilmesinde temel yaklaşım, çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik olmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, iklim değişikliğinin, yaşamın her alanında olumsuz etkiye sahip olduğuna işaret ederek, iklim değişikliğinden en çok tarım sektörünün etkilendiğine dikkati çekti.

Dünya nüfusunun her yıl ortalama yüzde 1,1 arttığını bildiren Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Bu artış hızıyla 2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor. Diğer taraftan tarım için küresel su talebinin 2050'ye kadar yüzde 35 artması bekleniyor. Artan nüfusun gıda ihtiyacının karşılanması ancak tarımsal verimliliğin ve üretimin artışından geçiyor. Gelecekte tarımsal üretimin artan nüfusa karşı yetersiz kalmasıyla dünyada artan gıda milliyetçiliği, ülkelerarası barışı olumsuz etkileyebilir. Bir taraftan yaşadığımız iklim değişikliğinin artan olumsuz etkileri, diğer taraftan hızla çoğalan nüfus, var olan suyun iyi planlamayla uygun şekilde kullanılmasını zorunlu hale getiriyor."

Bayraktar, Türkiye'de suyun yüzde 77'sinin tarımsal amaçlı kullanıldığına işaret ederek, "Ülkemiz su stresi çeken ülkeler arasında yer alıyor. Hali hazırda kişi başı yıllık su tüketimimiz 1313 metreküp civarında. 2030'a kadar ülke nüfusumuzun 100 milyon olacağı tahmin edildiğinde kişi başına kullanılabilir su miktarımızın 1120 metreküpe düşeceği ortada. Bu durum, ülkemizi 'suyu kıt' ülkeler sınıfına yaklaştırıyor. Su kaynaklarımızı verimli şekilde değerlendirmek, gelecek nesillere de aynı miktar ve kalitede bırakmak en önemli görevimiz." ifadesini kullandı.

İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için yüzde 68 olan sulama oranının ve yüzde 51 olan sulama randımanının artırılmasının önemine değinen Bayraktar, şunları kaydetti:

"Yer altı barajlarının sayısının artırılması, sulama projelerinin tamamlanması, modern sulama sitemlerinde teşvik ve kredilerin artırılması, kuraklığa dayanıklı kültür bitkilerinin teşvik edilmesi gibi hususlar, kısa zamanda hayata geçirilmeli. İklim değişikliğine adaptasyon için farkındalığın artırılması, çiftçilerin konuyla ilgili bilgilendirilmesi, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, konuya ilişkin plan ve projelerin bir bütün olarak ele alınması gerekir."

Kaynak: AA