Yükseköğretimde Türkiye'nin Başarısı

Son Güncelleme:

YÖK Başkanı Özvar, Türkiye'nin yükseköğretim kapasitesinin büyük ölçüde tamamlandığını belirtti.

'TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİMDE KAPASİTE İHTİYACINI 2020'Lİ YILLARDA TAMAMLADI'

Komisyon toplantısında Yükseköğretim Kurumu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, değerlendirmelerde bulundu. Özvar, yükseköğrenimin derinliği olan bir alan olduğunu ve yükseköğrenim konusunda Türkiye'nin Çin, Brezilya, Güney Kore ve Singapur gibi ülkelerdekine benzer bir büyümeye sahip olduğunu ifade etti. Özvar, "Bugün vakıf ve devletle beraber 208'i bulan bir üniversitemiz var. Elbette bütün dünyada üniversite kapasitesi genişledikçe kalite ve nicelik tartışmaları beraberinde geliyor. Bugün dünyada bilhassa inovasyon alanında yaptığı çalışmalarla öne çıkan Çin'de bile bugün nitelik, üniversitelerin niteliği ciddi bir tartışma konusudur. Dolayısıyla Türkiye'de de bunların tartışılmasını fevkalade iyi, sağlıklı neticeler ortaya çıkaracak bir süreç olarak değerlendiriyoruz. Bu açıdan, Türkiye yükseköğretimde kapasite ihtiyacını aslında büyük ölçüde 2020'li yıllarda tamamlamış vaziyettedir. Bundan sonra, Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, Mecliste bütün partilerimizin dile getirdiği gibi üniversitelerimizin niteliğine yönelik çalışmaların hız ve ağırlık kazanması gerekmektedir. Yükseköğretim Kurulu da bütün kapasitesiyle, bütün imkanlarıyla bu alanın kalitesini artırmaya yönelik, geçmişte olduğu gibi bugün de aynı şekilde bu çabayı devam ettirmektedir" ifadelerini kullandı.

'İLK 500'DE TARİHİMİZDE İLK KEZ 6 ÜNİVERSİTEMİZ SIRALAMAYA GİRDİ'

Tüm kesimlerin üniversitelere sahip çıkılması gerektiğini ve Türkiye'deki üniversitelerin dünya sıralamalarındaki yerinin düştüğü yönündeki iddiaların gerçek olmadığını ifade etti. Özvar, "Bugün, Türkiye, Avrupa'da İngiltere'den sonra dünyada ilk binde en fazla üniversite temsil eden ülkedir. Bizim hepimizin burunla gurur duymamız lazım. Bakın, Avrupa'da İngiltere'den sonra ilk binde en fazla üniversite temsil eden ülke, ilk 500'de tarihimizde ilk kez 6 üniversitemiz sıralamaya girmiş vaziyette. Bunlar üniversitemizin değil ülkemizin başarısıdır, böyle görmemiz lazım ama biz bunların yeterli olduğunu kesinlikle ifade etmiyoruz, elbette sorunlarımız var, üzerine gitmemiz gereken meseleler var" diye konuştu.

'TÜRKİYE'DE YÜKSEKÖĞRETİME ERİŞİM BÜYÜK ÖLÇÜDE SORUN OLMAKTAN ÇIKTI'

Özvar, teklifte yer alan maddeleri değerlendirdi ve şöyle devam etti;

"Yurt dışına giden öğrenciler bakımından değerlendirecek olursak şunu söyleyeyim; Türkiye'de yükseköğretime erişim büyük ölçüde sorun olmaktan çıkmış vaziyettedir. Şu anda ancak bazı öğrencilerimiz veya adaylarımız şansını ülkemizde değil ama yurt dışında denemek istemektedir. Onlara zaten anayasal ve kanuni açıdan herhangi bir şekilde, 'Bir dakika, nereye gidiyorsunuz?' deme hakkımız yok. Elbette Türkiye'nin en iyi liselerinde okuyan çocuklarımızın Türkiye'de okumasını arzu ediyoruz, bunu ifade etmek lazım. Yurt dışına giden öğrencilerimizle alakalı yaşadığımız en önemli, en ciddi sorun şu; Bazı aracı tabir edeceğim kuruluşlar öğrencilere yönelik yurt dışında birtakım kolaylıklardan ve imkanlardan bahsediyorlar. Bu çocukları aldıkları ücretlerle yurt dışına bazı ülkelere taşıyorlar kıymetli vekillerim ve Yükseköğretim Kurulu 'web' sitelerinde, haber kanallarında açıkça ilan etmesine rağmen, tanınmayan veya denkliği kabul edilmeyen üniversitelere götürüyorlar. Bu çocuklar sonra oradan tanınmıyor ve denkliği kabul edilmiyor. Üniversiteden buraya geldiğinde maalesef ciddi sıkıntılarla karşı karşıya geliyor. Sizlere de bu arkadaşlar gelip, 'Ya, bu sorunumuza bir cevap bulur musunuz?' diyorlar. Bizim istirhamımız şu, bizim 'web' sitemizde, bütün sosyal kanallarımızda Türkiye Cumhuriyeti devletinin tanıdığı bütün üniversitelerin kaydı var; net bir şekilde, e-devlete girmek suretiyle bunları öğrenmeleri çok kolay."

'ŞIRNAK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ İLE İLGİLİ ŞÜPHENİZ VARSA YÖK'E BEKLİYORUM'

Şırnak Üniversitesi Rektörü ile ilgili milletvekillerinden gelen sorulara ilişkin Özvar, "Burada şunu ifade etmek isterim. Ben kendi adıma kul hakkına hayatım boyunca dikkat etmeye çalışmış bir insan olarak söylüyorum; Şırnak Üniversitesi Rektörü defaatle basında açıklamasına rağmen, kamuoyu açıklamasına rağmen, 4 kez savcılığa suç duyurusunda bulunmasına rağmen bunların hiçbiri gündem olmuyor. Açıkça ifade etti, dedi ki, '3 akrabam Şırnak'ta' ki kendisi Şırnak'ta öğretim üyesi değil, Dicle Üniversitesinde öğretim üyesi. 'Ben rektör değilken, benim akrabam ben yokken üniversiteye girmiş bu 3 memur.' 'Benim bundan ne kabahatim olur. Benden sonra ise ben rektör olduktan sonra ise 2 akrabam becayiş usulüyle üniversiteye gelmiş vaziyette.' diyor. Bunu açıkça kamuoyunda deklare ediyor. 'Efendim, bana tabii olmazsanız ben hepinizi şöyle yaparım, ben herkesin üstündeyim' yani aklınız, lütfen, sayın vekillerim, elinizi vicdanınıza koyun ya. Bir rektör eğer aklı başı yerindeyse bu sözleri edebilir mi ya? O gazeteci diyor ki, 'Facebook'un da bunlar yazılı.' Ya, 5 bin takipçisi var, 5 bin takipçi göremiyor da o gazeteci mi görüyor ya o yazılanları? Ya, Allah aşkına sayın vekillerim ya, lütfen ya. Yazıktır, günahtır. Naçizane, şu kul hakkı meselesine dikkat etmek lazım, kul hakkı önemlidir. Bu arkadaşımız 50-55 yaşlarında, çoluk çocuğu olan, ailesi olan, karısı olan bir insan yani bu kadar. Tamam, ben siyasetçi değilim ama hani siyasi tartışmalar olur da bir de insanların hakları var. Bu konuda varsa bir şüpheniz YÖK'e bekliyorum veya söyleyin, ben geleyim o arkadaşla, sizlerle konuşsun ama burada kesmek lazım artık yani biraz tadı kaçmış vaziyette. Ailesini düşünün ya, çocuğunu, hakikaten çok zor bir şey yani biz rektörlerimize bu şekilde. Bu konuda sizlerden istirham ediyoruz; varsa söyleyin bana, bakın, ilk soruşturmayı açacak ve ilk cezayı verecek makam burası, hiç şüpheniz olmasın yani hiç" değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: DHA