Sanıklarının Tutukluluğuna Devam

Son Güncelleme:

17 sanık hakkında, avukatlarının bir üst mahkemeye, tutukluluklarının kaldırılması için yaptıkları itiraz reddedildi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi merkezli olarak gerçekleştirilen operasyon kapsamında 17 sanık hakkında, avukatlarının bir üst mahkemeye, tutukluluklarının kaldırılması için yaptıkları itiraz reddedildi. Karar, sanık yakınlarını hüzne boğarken, henüz 1 yaşındaki Selen bebeğin, cezaevinde tutuklu bulunan annesi Destek Hizmetleri Daire Başkanı Serpil Keskin'e kavuşma umudu da şimdilik gerçekleşmedi.


İki hafta önce, İzmir'deki polisin operasyonunda, 'ihaleye fesat karıştırdıkları, usülsüz alım yaptıkları ve bu şekilde devleti 100 milyon TL zarara uğrattıkları' ileri sürülen 44 kişi gözaltına alınmış, 34'ü Adliyeye sevk edilmişti. Sanıklardan 14'ü savcılık, 3'ü mahkemece serbest bırakılırken, 9'u belediye çalışanı 17 kişi tutuklanmıştı.


Aralarında tutuklanan Genel Sekreter Pervin Şenel Genç, Destek Hizmetleri Daire Başkanı Serpil Keskin, Karabağlar Belediyesi Başkan Yardımcısı Mehmut Hulusi Güneş gibi 17 sanığın avukatı, tutukluluktan bir hafta sonra bir üst mahkemeye tutukluluklarının kaldırılması için itirazda bulundu.


İTİRAZLAR REDDEDİLDİ


Üç günden beri, itirazları değerlendiren 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi, avukatların itirazlarını reddetti. Sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme heyeti gerekçe olarak, delil durumunda şüpheliler lehine bir değişiklik olmadığı, suçun mahiyeti, delillerin toplanmakta olduğu gibi genel sebepleri gösterdi. Karar sanık yakınları, belediye çevreleri ve sanık avukatlarında şok etkisi yarattı.


Sanıklara hukuki destek için biraraya gelen 70 gönüllü avukat adına konuşan Cihan Türsen, "Bu karar şüpheli avukatlarınca müştereken değerlendirilecek. Gerek ulusal mevzuat yönünde gerekse AHİM nezdinde girişimlerde bulunulacak. Diğer benzer soruşturmalara baktığımızda tutuklama süresinin 4- 6 ay sürmesi bekleniyor. Ancak soruşturmada Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 250'nci maddesine aykırılık söz konusu. Bu süreçte özel yetkili savcılığın da görevsizlik kararı vermesi mümkün. 30'ar günlük periyodlarda tutuklama kararı mahkemece gözden geçirilecek. Ancak delilerdeki gelişmelere göre bu süreler beklenmeksizin itirazlarımızı sürdüreceğiz. Silivri ve benzeri soruşturmaların yargılamanın bir benzeri de İzmir'de yaşanıyor" dedi.


CMK 250 KAPSAMINDAKİLER DIŞARDA


Avukat Cihan Türsen, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Burada bir eski Genel Sekreter Yardımcısı ile Genel Sekreter arasındaki bir telefon tehditleşmesi daha doğrusu hakaretleşmesi çünkü tehdit ciddi bir şeydir. 'Ben sana gününü gösteririm' şeklindeki bir açıklamayı çeteye sokmak bunları örgüte sokmak hukuki açıdan fiyaskodur, dramatik bir durumdur. Bu fark edilecek ama tutukluluk süreleri maalesef devam edip bu arkadaşlarımıza belki de tutuklu kaldıkları süreleri de ceza verme gayretleri de olacaktır. Aynı dramatik şeyler devam ediyor. Çete ve tehdit unsuru olanlar, Ceza Muhakemeleri Kanunu 250'inci madde kapsamındakiler bu kapsamı yaratan söylemleri ve eylemleri yapanlar dışarıda. Hukuki yorum yapılamaz burada. Artık gelişmeler hukuki ve insani yorum yapmaktan öte bir noktaya geldi. Herhalde en önemli atağımız AİHM nezdinde olacak. Bugün tüm avukat arkadaşlar toplanacağız ve karar alacağız. Dava, AİHM'e başvuru şartlarını içeriyor. Bu konuda 'DGM'ler kaldırıldı' denirken özel mahkemelerle AİHS ve AİHM kararlarına aykırı davranılıyor hem ulusal hukukun kendi iç uygulamasına aykırı davranılıyor. Hala dinleme kararının bir mahkeme kararına dayanıp dayanmadığını görmüyoruz. Şüpheliler lehine bir delil oluşmadı diyor ben hangi delili vereceğim ki suçlamayı bilmiyorum delili vereyim. Elmadan mı yargılanıyorum armuttan mı biz bunu bilmiyoruz daha. "


YANDAŞ MEDYADAKİ HABERLERİ TAKİP EDİYORUZ


Türsen, suçlamayla ilgili ellerinde bilgi ve belge olmadığını, yandaş medyayı takip ettiklerini belirterek, şöyle konuştu:


"Biz şüphelilerin avukatları bu çalışmaya başladığımızda avukatlık mesleğine ve hukuka karşı sorumluluğumuzu hiç unutmadık. Bu nedenle konunun siyasi olup olmadığını devre dışı bırakarak suçlamayı soruşturmayı hedef aldık. Ama elde ettiğimiz bilgiler zamanlama açısından ve soruşturma içeriği açısından objektif ve tarafsız bir yargılamanın yapılmadığı kanaatini bizde oluşturdu. Biz her sabah kalkıp yandaş medyayı takip ediyoruz. Yandaş medyada yer alan haberlere göre savunmamızı hazırlıyoruz. Çok samimi söylüyorum. Elimizde bir tek emniyette alınan ifadeler oların detayları bir de gazetelerde özellikle bazı gazetelerde çıkan görüntüler, sesler soyut bir suçlama bilgileri oluyor. Başka da bir bilgimiz yok. "


İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP grup sözcüsü Avukat Murat Bakan da "Operasyon, ilk başından beri gereksizdi. Dosya kapsamında bilgilerimiz çerçevesinde tutuklamanın gereği olmadığını düşünüyoruz. Ancak yargı kararıdır, saygı duymamız gerekiyor. Aynı konuda, daha önceki senelerde Konya Belediyesi ile ilgili İçişleri Bakanı Beşir Atalay imzalı, bir inceleme yapılmış ve 'Soruşturmaya gerek yoktur' denilmiştir. İzmir için aksi karar verilmesi ise bizi üzmüştür. Aynı konuda farklı bir tavır alınması manidardır. Tüm yasal girişimleri sürdüreceğiz" dedi.


Avukat Cihan Türsen ise "Bu kararı şüpheli avukatları değerlendirecek, gerek ulusal mevzuat, gerek AİHM nezdinde girişimlerde bulunulacaktır" diye konuştu.


SELEN BEBEĞİN BABASI: NASIL DAYANACAĞIZ BİLEMİYORUM


Karar, henüz 1 yaşındaki Selen bebeğin, operasyon kapsamında gözaltına alınıp doğum gününde tutuklunan annesi Destek Hizmetleri Daire Başkanı Serpil Keskin'e kavuşmasını da engellemiş oldu. Kararın üzüntüsünü yaşayan Serpil Keskin'in eşi Murat Keskin, "Umutluyduk. Ama niyet nedir bilemiyoruz. Eşimin çocuğumuza kavuşmasını özlemle bekliyorduk. Bundan sonraki sürecin uzun olacağı söyleniyor. Buna nasıl dayanacağız? Ne söylenebilir ki?" diyerek tepkisini dile getirdi. - İzmir

Kaynak: DHA