Cumhurbaşkanı Seçimi
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Koç: (1) "Bu seçimlerin kaybedeni, Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu veya Sayın Selahattin Demirtaş değildir, seçimlerin asıl kaybedeni, temiz ve dürüst siyaset özlemi ve gerçek bir demokrasi arayışı olmuştur" "Şu anda, gayri resmi sonuçlara göre seçilen Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de yaşayan farklı inanç gruplarından, etnik gruplardan herkesin cumhurbaşkanı değildir" "CHP, bu demokrasi mücadelesine devam edecektir.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, "Bu seçimlerin kaybedeni, Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu veya Sayın Selahattin Demirtaş değildir, seçimlerin asıl kaybedeni, temiz ve dürüst siyaset özlemi ve gerçek bir demokrasi arayışı olmuştur" dedi.
Koç, CHP Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi. İlk kez halkın doğrudan cumhurbaşkanını seçtiği 10 Ağustos'un tamamlandığını belirten Koç, adaylardan birinin gayri resmi sonuçlara göre seçimleri kazandığının anlaşıldığını söyledi.
"Ülkemizin geleceğine sahip çıkmak, yine 'ülkenin kaderinde bende varım' diyebilmek için yaşanan tüm yanlışlıklara, yolsuzluklara da 'dur' diyebilmek için zor koşullarda sandıklara koşan tüm yurttaşlara teşekkür ediyorum" diyen Koç, Cumhurbaşkanı Adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu'na, yoksulluklar içerisinde, ekonomik zorluklar içerisinde, tüm olanaklarını seferber eden CHP örgütlerine, parti üyelerine ve bu sürece destek veren diğer siyasi partilerin genel başkanları ve üyelerine de teşekkürlerini sundu.
Selahattin Demirtaş'a da seçim kampanyası boyunca tüm gerginlik yaratma gayretlerine rağmen, bu süreçte ortaya koyduğu nezaketi, tarzı ve üslubundan dolayı ayrıca teşekkür eden Koç, seçim sonuçlarına dönük siyasi değerlendirmelerin önümüzdeki günlerde yapılacağını söyledi.
Koç, "Bu seçimlerin kaybedeni, Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu veya Sayın Selahattin Demirtaş değildir, seçimlerin asıl kaybedeni, temiz ve dürüst siyaset özlemi ve gerçek bir demokrasi arayışı olmuştur. Seçim süresince yaşanan tek yanlı propaganda bombardımanı altında dini ve mezhepsel, etnik, her türlü ayrıştırıcı bölücü nefret dili, meydanlarda bir aday tarafından açıkça kullanılmıştır" dedi.
"Kendi keyfi rejimini zorla bu ülkeye kabul ettirmeye çalışan baskıcı bir yönetim anlayışı ile karşı karşıya olduğumuzu hatırlatmak isterim" diyen Koç, seçime giren üç adayın, eşit koşullarda yarışmadığını söyledi. Koç, şunları kaydetti:
"Bir tarafta kendi olanakları ile ve halkın katkılarıyla seçim çalışmalarını yürütmeye çalışan, olanaksızlıklar içinde Sayın İhsanoğlu ve Sayın Demirtaş, diğer tarafta adeta devletin büyük organizasyon gücünü, devlet makinesini arkasına almış, devletin her türlü maddi ve manevi olanakları, idari olanakları kendisi için seferber edilmiş bir üçüncü aday Sayın Erdoğan vardı. Açıkça söylüyoruz: Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi'ni kendi seçim kampanyası için imkanlarıyla beraber açıkça kullanmıştır."
-"İhsanoğlu bilge bir kişilik"-
Seçimin "birbirine tamamen zıt, iki farklı düşünce ve dünya görüşünün, anlayışın arasında geçtiğini" kaydeden Koç, şöyle konuştu:
"Bir tarafta, her türlü kanunsuzluğu ve hukuksuzluğu yönetim anlayışı haline getiren Erdoğan, diğer tarafta hukuktan ve meşruiyetten asla taviz vermeyeceğini her fırsatta ifade eden ve bunu da veciz cümlelerle kendisine her türlü hakaretamiz söylemde bulunulmasına rağmen, veciz cümlelerle ifade etmeye çalışan Sayın İhsanoğlu... Bir tarafta ülkesini kamplara ayırarak bundan siyasi kazanç elde etmeye çalışan bir fırsatçı kişi, diğer tarafta kişisel geleceğini değil halkın ve ülkenin geleceğini önceleyen Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu; bir tarafta yine ne bölgesinde ne de dünyada hiçbir saygınlığı kalmayan adeta diplomatik müflis haline gelen bir Erdoğan."
İhsanoğlu'nun "duruşu, tarzı, diplomatik yeteneğiyle bilge kişilik olduğunu" ifade eden Koç, "Şu anda, gayri resmi sonuçlara göre seçilen Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de yaşayan farklı inanç gruplarından, etnik gruplardan herkesin Cumhurbaşkanı değildir. Bunun böyle olmadığını da bilhassa kampanyasının son 10 gününde kendisi ifade etmiştir" dedi.
-"Balkon konuşması sonrasındaki uygulamalar farklı"-
"Kendisinden olmayanı ötekileştiren bu anlayış, umarım demokrasinin kuralları içerisinde önümüzdeki süreçte Türkiye'ye zarar getirecek eylemlerin de en üst noktada tetikleyicisi olmaz" diyen Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Birazdan balkon konuşması yapılacak. Daha önce bazı seçim gecelerinde bu balkon konuşmalarını dinledik. Bu balkon konuşmalarında yapay olarak herkesi kucaklayan, demokrasinin tüm kurum ve kurallarını öz olarak ifade eden son derece veciz konuşmalar yapıldı. Fakat bir de balkon konuşmalarının sonrasındaki uygulamalar var. Bu geceki balkon konuşması ve sonrasında tek adam rejimine gitmek için yüzde 51'i kendisine yeterli bir irade kaynağı olarak görecek olan kişinin eylemlerini lütfen takip edin. Daha önce ne yaptıysa yarın aynısını yapacağından maalesef siyaset olarak bizim kuşkumuz yoktur.
CHP, bu demokrasi mücadelesine devam edecektir. Ben inanıyorum bir gün kısırlaştırılan ve henüz uykuda olan vicdanlar bir şekilde uyanacaktır. Kısa vadede sonuç ne olursa olsun gelecekte mutlaka demokrasi ve Türkiye kazanacaktır."
- Ankara