10 Maddede Çağımızın Yaygın Hastalığı; Kimliksiz İlişkiler

Son Güncelleme:

"Nerede o eski aşklar" nidasından bağımsız, kafa karışıklıklarımız adına düşününce, azcık üzülmedim değil. Amerikalı dostlarımızın "friends with benefits" şeklinde bir kimliğe büründürdükleri bu arkadaşlık türü bizde yeni yeni kendine yer buldu.

"Nerede o eski aşklar" nidasından bağımsız, kafa karışıklıklarımız adına düşününce, azcık üzülmedim değil. Amerikalı dostlarımızın "friends with benefits" şeklinde bir kimliğe büründürdükleri bu arkadaşlık türü bizde yeni yeni kendine yer buldu. Pek de işimize geldi. Sorumluluk kaygısı olmadan, özgür(!), tam çevirisiyle faydalı


arkadaşlıklar. Faydalanma kısmı karışık tabi… İşin içine duygular karışmadıkça sıkıntı yok aslında ama… İşte o


ama'lar adına, kimliksiz ilişkilerin sonucu girdiğimiz sıkıntılar;


1) Kadrolu ertesi gün sorusu: şimdi biz neyiz?



Üzgünüm, bir "biz" değilsiniz. Arkadaş desen, değil artık. Sevgili


zaten olamamış bir hal… İki yalnız insansınız fakat bu eğlenceli.


Kısmen.


2) Durum belirginlik kazandıktan sonraki tedirginlik hali



Hele bir de arkadaş grubundan insanlarsanız, sosyal çevrelerde fark


edilmeme telaşı, bir mahalle baskısından kaçınma durumu.


3) Artık her şey çizgisine oturdu, aranızdaki durum yalnız tensel


uyumdan ibaret ve bu konuda birbirinizi anlıyorsunuz.



Bu uyum, aşık olma tehlikesi yaratır ve duygular her zaman her şeyi karıştırır.


4) Farklı insanlar hayatınıza girdiğinde yaşadığınız kıskançlık hissi.



Hangi sıfatla kimi kimden kıskanacaksın ki…


5) En yakın arkadaşınıza dönüşüyor, eyvah! Birlikte uyuyup uyanıyor,


sohbet ediyor, paylaşıyorsunuz…



Ve haliyle o soru bir kez daha gün yüzüne çıkıyor; cidden biz neyiz?


Çünkü bir ilişkinin temel prensibi paylaşmaktır ve her şeyini


paylaştığın insan yanında olsun istersin, adıyla sanıyla. Doğa gereği,


kavganın lüzumu yok.


6) Güven problemi



Yaşadığınız şey en temelinde, suç ortaklığı. Bunu bilerek


paylaştığınız bir süreç güven vermeyecektir.


7) Kanıksama



Bir yerden sonrası ne arkadaş kalabildiğiniz ne sevgili olabildiğiniz,


ikinizin de hayatına kimseyi reel olarak sokmadığı ortak bir


yalnızlığa dönüşebiliyor. ve bu durumu kanıksıyorsunuz. Kötü


alışkanlıklar hep daha kolay kazanılıyor neticede.


8) Yine de kendi içinde bu hali kabullenememe



Yine o soru evet, neden ona sevgilim diyemiyorum?


9) Hayatıma yeni biri girsin adımı



Bir başkasıyla tanışıyor, ilişkiye başlıyor, seviliyor ve hatta


seviyorsunuz da. Fakat diğeri hayatınızdan çıkmamış. Neticede


başlamamış bir ilişki nasıl bitecek… Saçma. Üstelik acayip


medeniyiz. Tabi. Birbirinizin ilişkilerini baltalamaya başlıyorsunuz


fark etmeden bile. Olan hep üçüncü kişilere… Çünkü aslında diğer


herkesi birbirinizle aldatıyorsunuz.


10) Farkındalık



Bu işin acı tarafı… Kalp kırıyor. "Ne seninle ne sensiz" sorgusu


alıp yürüyor. Karşınızdaki kişi artık ömrünüzün en samimi tanığı. Tüm


karanlığınızı biliyor, tüm karanlığını biliyorsunuz. İnsan


bilmediğinden korkar ama siz bildiklerinizden korkuyorsunuz.

Kaynak: TheGeyik