15 Temmuz Anmalarıyla Kültürel Diplomasi
YEE, 15 Temmuz anmalarıyla Türk kültürünü uluslararası düzeyde tanıtacak etkinlikler düzenleyecek.
Yunus Emre Enstitüsü (YEE) Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Aliy, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin, "15 Temmuz'un anlamının daha yoğun hissedildiği bölgeler, Türk diasporasının güçlü olduğu Avrupa ve Kuzey Amerika başta olmak üzere çeşitli ülkeler olacaktır. Bu kapsamda anma programları, kültürel etkinlikler, panel ve söyleşiler düzenleyeceğiz." ifadelerini kullandı.
Aliy, FETÖ'nün darbe girişiminin 10. yılı dolayısıyla AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
15 Temmuz'un yalnızca Türkiye'nin değil, tüm dünyanın üzerinde düşünmesi gereken önemli dersler barındıran bir hadise olduğuna dikkati çeken Aliy, farklı yöntemler, farklı araçlar ve görünümler altında ortaya çıkabilen bu tür yapılanmaların tarih boyunca birçok toplumun karşısına çıktığını söyledi.
Aliy, Türk milletinin tarih boyunca bağımsızlığına ve hürriyetine sahip çıkma konusunda güçlü iradesinin olduğunu vurgulayarak, "Tarihimiz incelendiğinde, milletimizin hiçbir zaman bağımsızlığına yönelen tehditler karşısında sessiz kalmadığı görülür. 15 Temmuz gecesi de bunun en güçlü örneklerinden biri yaşanmıştır. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konulan kararlılık ve milletimizin gösterdiği fedakarlık, dünyaya hem bu tür yapıların ne kadar tehlikeli olabileceğini hem de bunlarla nasıl mücadele edilmesi gerektiğini göstermiştir. Bizim gibi kültürel diplomasiye önem veren kurumların görevi ise bu tür hadiselerin doğru anlaşılmasını sağlamak, milletimizin gerçek kimliğini ve değerlerini dünyaya anlatmaktır." ifadelerini kullandı.
Türk milletinin dilini, tarihini ve kültürünü dünyaya en doğru şekilde anlatmaya çalıştıklarını belirten Aliy, yaptıkları çalışmaları "doğru şekilde tanıtmak" istediklerini anlattı.
Aliy, şöyle devam etti:
"Biz Türk milletini, tarihi başarıları, kültürel zenginlikleri, medeniyet birikimi ve insani değerleriyle tanıtmayı hedefliyoruz ancak bunu yaparken gittiğimiz ülkelerin kültürlerine, tarihlerine ve değerlerine de aynı saygıyı gösteriyoruz. Zaten kültürel diplomasinin temelinde karşılıklı saygı vardır. İnsanlar kendi kültürlerine değer verildiğini gördüklerinde çok daha olumlu bir yaklaşım sergiliyorlar. Açıkçası, milletimizin yaşadığı o elim hadisenin Türkiye'nin uluslararası imajında kalıcı bir olumsuzluk oluşturduğunu düşünmüyorum çünkü Türk milleti darbe girişimini çok kısa sürede bertaraf etmiş, devlet kurumları hızla toparlanmış ve güçlü bir demokrasi refleksi ortaya koymuştur. Dünya tarihinde bunun çok az örneği vardır."
"(15 Temmuz) Anma programları, kültürel etkinlikler, panel ve söyleşiler düzenleyeceğiz"
Aliy, YEE olarak Türk milletinin gerçek kültürünü, medeniyet anlayışını, ahlaki değerlerini ve insanlığa sunduğu katkıları anlatmayı tercih ettiklerini dile getirdi.
YEE'nin faaliyetlerini dünyanın farklı kültür bölgelerine göre planladıklarını, dünyayı sekiz farklı kültür bölgesi olarak değerlendirdiklerini ve her bölgenin dinamiklerine uygun çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirten Aliy, "Bölgesel ihtiyaçları dikkate alarak sergiler, paneller, kültür sanat etkinlikleri ve tanıtım programları düzenliyoruz. Türk el sanatlarının seçkin örneklerini yurt dışına taşıyor, koleksiyon sergileri gerçekleştiriyor ve ülkemizin kültürel birikimini uluslararası platformlarda görünür kılmaya çalışıyoruz. Gastronomi diplomasisine özel önem veriyoruz. Anadolu mutfağı dünyanın en zengin mutfak kültürlerinden biridir ve bu zenginliği uluslararası alanda tanıtıyoruz." değerlendirmelerinde bulundu.
Aliy, Türk sinema ve dizi sektörünün ulaştığı başarıyı da kültürel diplomasi açısından önemli bir araç olarak gördüklerini, bu yapımlar sayesinde Türkçeye, Türk kültürüne ve Türkiye'ye olan ilginin arttığını gözlemlediklerini söyledi.
Hat sanatından çağdaş sanata, geleneksel sanat eserlerinden modern kültürel üretimlere kadar çok geniş bir yelpazede faaliyet yürüttüklerine dikkati çeken Aliy, şunları kaydetti:
"Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında en yoğun kültürel etkinlik gerçekleştiren kurumlardan biri konumundayız. 15 Temmuz'un anlamının daha yoğun hissedildiği bölgeler, Türk diasporasının güçlü olduğu Avrupa ve Kuzey Amerika başta olmak üzere çeşitli ülkeler olacaktır. Bu kapsamda anma programları, kültürel etkinlikler, panel ve söyleşiler düzenleyeceğiz.
Ancak bizim yaklaşımımız yalnızca yaşanan hadiseyi anlatmak değil, aynı zamanda Türkiye'nin gerçek kimliğini, kültürünü, değerlerini ve demokrasiye olan bağlılığını ortaya koymaktır çünkü milletimizin sahip olduğu değerleri doğru şekilde anlattığımızda, bu tür hadiselerin oluşturabileceği olumsuz etkilerin de önüne geçmiş oluyoruz. Amacımız, 15 Temmuz'un hafızalarda doğru şekilde yer etmesini sağlarken Türkiye'nin güçlü kültürel ve medeniyet birikimini de uluslararası kamuoyuna aktarmaktır."