2016 Yılı Para ve Kur Politikası
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, Amerikan Merkez Bankasının (Fed) faiz kararına ilişkin, "Bir miktar belirsizlik vardı ama giderek o belirsizlik azalıyor, çünkü Amerikan Merkez Bankası bu konuda çok etkili bir iletişim stratejisi kullanıyor" dedi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, Amerikan Merkez Bankasının (Fed) faiz kararına ilişkin, "Bir miktar belirsizlik vardı ama giderek o belirsizlik azalıyor, çünkü Amerikan Merkez Bankası bu konuda çok etkili bir iletişim stratejisi kullanıyor" dedi.
Başçı, Merkez Bankası binasında düzenlenen "2016 yılı Para ve Kur Politikası" toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesinin çalışmalarına ilişkin bir soru üzerine Başçı, Komitenin kurulmasının çok önemli bir yapısal adım olduğunu, ilerleme de sağlandığını ifade etti.
Komitenin, üreticinin eline geçen ile tüketicinin ödediği arasındaki makasın nasıl azaltılabileceği, verimliliğin nasıl artırılacağına yönelik yapısal alanlar ile konjonktürel tarafına baktığını anlatan Başçı, burada kırmızı et fiyatlarında olduğu gibi artışın yüksek olduğu dönemlerde bazı tedbirlerin tartışıldığını söyledi.
Başçı, kırmızı et fiyatlarına ilişkin, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının gerekli önlemlerin alınması için hemen çalışmalara başladığını ve fiyatlardaki artışın durduğunu hatta hafif bir düşüşün gözlendiğini anlattı.
"Fed kararlarının ardından sıkı duruş artacak mı?" sorusunu da yanıtlayan Başçı, Fed'in etkilerini hep birlikte göreceklerini anlattı. Başçı, şöyle devam etti:
"Sevindirici olan şey, sadece çok kısa bir dönem kaldı, iki buçuk yıllık bir sürecin sonunda, biliyorsunuz ki 2009 yılında sıfıra (faiz) inmişlerdi. O tarihten bu tarihe ilk defa bir artış olursa olacak. Onun getirdiği bir miktar belirsizlik vardı ama giderek o belirsizlik azalıyor, çünkü Amerikan Merkez Bankası bu konuda çok etkili bir iletişim stratejisi kullanıyor. Orada 'ilk artışın zamanlaması değil, artışların hızı ne kadar sıklıkla yapılacak ve nereye kadar gidecek o daha önemlidir' diyorlar. Onunla ilgili net bir şekilde çok fazla artış yapılmayacağını net bir şekilde söylüyorlar. Onun hızını da temposunu da ayarlayabileceklerini biliyoruz."
Başçı, Avrupa Merkez Bankası tarafında ise bu kadar net bir iletişim olmadığına dikkati çekerek, Bankanın bazı adımlar attığını fakat bir sonraki adımlarının ne olacağı ve hızı konusunda çok net bir sinyalin verilmediğini söyledi. Erdem Başçı, "Dolayısıyla ona da hazırlıklı olmak lazım. Avrupa Merkez Bankasından gelebilecek olan belirsizlikler acaba oynaklığa yol açarsa o zaman da ona karşı ne gibi tedbirler alabiliriz? Bizim avro ile ilgili de her türlü penceremiz şu anda açık, borç verme, borç alma pencerelerimiz hepsi hazır vaziyette. Oradaki aşırı bir oynaklığa,arzu edilmeyen bir gelişmeye karşı da onları kullanabilecek durumdayız" değerlendirmesinde bulundu.
"Şu anda mali disiplin Türkiye'nin en temel çıpası"
Başçı, hane halkı borçluluğuna ilişkin bir soru üzerine de borçlanmanın gelirden daha yavaş artmasını sağlıklı bir gelişme olarak gördüklerini ancak çok aşırı düşmesini de arzu etmediklerini, bu konuyu yakından izlediklerini bildirdi.
Enflasyon raporunda, aşırı yavaş bir kredi büyümesi olursa da teminat koşullarında genişletici bir adım atabileceklerine ilişkin bir paragraflarının bulunduğunu hatırlatan Başçı, bunun nasıl yapılacağına dair bir ipucunun da Finansal İstikrar Raporu'nda yer aldığını anlattı.
Başçı, aşırı bir yavaşlama olursa da gereken dengeleyici tedbirlerin Finansal İstikrar Komitesi çerçevesinde konuşulduğunu belirterek, "Komite de doğrudan doğruya hükümetin bilgisi ve kontrolü dahilinde olan komite. Dolayısıyla hükümetin koordinasyonunda, istişareler orada yapılıyor. Gereken adımlar orada atılabilir" dedi.
Kamu maliyesine ilişkin olarak da Başçı, şu anda mali disiplinin Türkiye'nin en temel çıpası olduğunu vurguladı.
Hükümetin de bunun farkında olduğunu ve Orta Vadeli Program'ın ona göre hazırlandığını kaydeden Başçı, "Şimdi anladığım kadarıyla ocak ayından itibaren bütçe görüşmeleri Meclis'e gelecek. Orada tekrar bunların hepsi müzakere edilecek, nasıl bir patikada, bütçe dengeleri gidecek, oradaki amaç 3 yıl sonunda artık kamu kesiminin borçlanma ihtiyacının tamamen ortadan kalkması, sıfıra kadar indirilmesiydi. Bu oldukça güzel, iddialı bir hedef gibi görünüyor" diye konuştu.
"Yeniden görevlendirme hükümetin takdirinde"
Başçı, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile bir görüşme yaptıkları hatırlatılarak, görev süresinin bitmesinin ardından kendisine tekrar birlikte çalışma teklifinin gelip gelmediğinin sorulması üzerine, Başbakan Davutoğlu'na yeni hükümetin kurulması vesilesiyle nezaket ziyaretinde bulunduğunu belirtti.
Görevinin zor ve sorumluluğu yüksek, önemli bir görev olduğunu dile getiren Başçı, "Dolayısıyla görev verildiği sürece en iyi şekilde, verildiği son güne kadar yapılır ve en iyi şekilde yapılmaya çalışılır. Çok değerli çok önemli bir kamu hizmetidir bu" dedi.
Başçı, çalışma arkadaşlarının da aynı görüşte olduğunu vurgulayarak, "Bu tamamen hükümetin takdirinde olan bir konu. Dolayısıyla bu konuda bir görüş belirtmiyoruz" şeklinde konuştu.
"Küresel gelişmeleri izlemek gerekir"
"Sadeleşme konusunda politika faizinin efektif fonlama faizine yaklaşması mı beklenmeli?" sorusuna Başçı, "Bu sadeleşme ile ilgili ifadeler daha önce kullandığımız ifadelerin tekrarı niteliğinde. Dolayısıyla hangi durumda nasıl bir adım atılır sorusunun cevabını biraz izlemek gerekir, küresel gelişmeleri izlemek gerekir. Onu izledikten sonra güvenli bir sadeleşme adımı atılabilir" yanıtını verdi.
Merkez Bankası Başkanı Başçı, dolardaki güçlenmenin Türk ekonomisi için bir risk oluşturup oluşturmadığına yönelik soruyu yanıtlarken doların Mayıs 2013'ten bu yana bütün para birimlerine karşı değer kazandığını, bir miktar cari açık veren ülkelere karşı değer artışının daha fazla olduğunu söyledi. Başçı şunları kaydetti:
"Cari açıktaki iyileşme nedeniyle artık bundan sonra o kanaldan en azından o kadar çok büyük bir baskı gelmeyebilir. Bu defa da emtia ihraç eden, petrol satan ve diğer metalleri satan ülkelerin döviz kurlarında ilave bir zayıflama görmeye başladık. Marttan, nisandan itibaren bakın petrol fiyatları lokal bir tepe yapmıştı, 65 dolara kadar çıkmıştı, o 65 dolar noktasını bulun, o tarihten bu yana döviz kurları ne kadar etkilendi diye bakın. Net bir şekilde emtia ihraç eden ülkelerin paraları zayıfladı. Türkiye'nin nispi durumu orada daha iyi o tarihten bu yana diye bakarsanız. Dolayısıyla cari açık ile ilgili kaygılar geride kaldıkça, Türkiye'nin de emtia ithal eden bir ülke olduğu dikkate alındığında artık önümüzdeki dönemde o kadar büyük bir baskı olmayabilir tabii bu bir senaryo. Başka faktörlerle başta şoklar altında ne olur, onları hep birlikte izleyeceğiz"
(Bitti)