2026 Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda.
İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhannettin Kocamaz, deprem bölgesindeki vatandaşlara tarih verilen sözlerin hiçbirinin tutulmadığını belirterek, "Sayın Bakan, aradan geçen 32 aya rağmen gelinen bu noktada söylenenlerin hepsi ne yazık ki kocaman bir hayal oldu. Deprem bölgesinde bugüne kadar anahtar teslimi yapılan konut sayısı ancak 350 bine ulaştı. Bırakın normal yaşamayı deprem bölgesinde yaşanan zorlukları, depremzedelerin barınma sorunlarını hala çözemedik. Şimdi de çıkıp bu milletle dalga geçer gibi 500 bin sosyal konut projesi sunuyorsunuz. Siz önce depremzedeleri konteynerlerden kurtarın. Sizler depremzedelerimizi konteyner kentlerden kurtarmadığınız sürece hayatını kaybeden 53 bin insanımızın iki eli yakanızda olacak" dedi.
Haber: Berfin BAYIR - Zeynep BOZUKLU
(TBMM) - İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhannettin Kocamaz, deprem bölgesindeki vatandaşlara tarih verilen sözlerin hiçbirinin tutulmadığını belirterek, "Sayın Bakan, aradan geçen 32 aya rağmen gelinen bu noktada söylenenlerin hepsi ne yazık ki kocaman bir hayal oldu. Deprem bölgesinde bugüne kadar anahtar teslimi yapılan konut sayısı ancak 350 bine ulaştı. Bırakın normal yaşamayı deprem bölgesinde yaşanan zorlukları, depremzedelerin barınma sorunlarını hala çözemedik. Şimdi de çıkıp bu milletle dalga geçer gibi 500 bin sosyal konut projesi sunuyorsunuz. Siz önce depremzedeleri konteynerlerden kurtarın. Sizler depremzedelerimizi konteyner kentlerden kurtarmadığınız sürece hayatını kaybeden 53 bin insanımızın iki eli yakanızda olacak" dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş'un başkanlığında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 2026 yılı bütçe teklifi ve kesin hesapları görüşülüyor.
Komisyonda konuşan DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Türkiye 2026'ya girerken çevresel, sosyal, ekonomik kırılganlıkların içine girdiği bir dönemden geçtiğine dikkat çekerek "Böylesine kırılgan bir dönemde yaşarken bizim geçmiş dönemdeki rutin politikalarımızı tekrar etmemizin doğru olmadığını, bu tarihsel dönemde ciddi bir süreçle karşı karşıya kaldığımızın bilinciyle hareket edilmelidir" dedi.
"Kentler arasında iktidarla muhalefet arasındaki yaşanan durum bence ülkeyi mahvediyor"
"Kentler arasında özellikle iktidarla muhalefet arasındaki yaşanan durum bence ülkeyi mahvediyor" diyen Akın, şunları kaydetti:
"Mesela İzmir Körfezi ile ilgili sizin ceza keserek sorun çözme şansınız yok. Bir Gediz Nehri var. Gediz Nehri Uşak'tan başlayarak dört tane ilin kirliliğini akıtıyor. Bu sadece bence yerel yönetimin sorumluluğunda değil. Aynı zamanda işbirliği gerekiyor. O kirliliğin oraya akmaması gerekiyor. Keza konut meselesi ile ilgili yüzde 20 neyse yüzde 20'lik orada konuşmanızı yaptınız. Türkiye'de konut meselesi aynı zamanda kooperatifler yapılacak. Bu konuyla ilgili eski belediye başkanının yürüttüğü çalışmalar vardı. Şimdi ise adeta cezalandırılıyor."
Saki: "Tek bir kişinin inisiyatifine bırakan kanun değişiklikleri yaptıkça yaptınız, şimdi bütün ülke mega projelerle doluyor"
DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, AK Parti iktidarının Maden Kanunu'nu 27 defa, Çevre Kanunu'nu 14 defa, Enerji Piyasası Kanunu'nu 40 defa, Mera Kanunu'nu 23 defa, Yenilebilir Enerji Kaynakları Kanunu'nu 17 defa değiştirildiğini belirterek "Şimdi zannedersiniz ki bu değişiklikleri sorunlar görüldü daha iyi bir yaşam için gerekli tedbirler alındı. Hayır, bu her bir değişiklikte öncelikle sermayenin önündeki engelleri kaldırma değişiklikleriydi.. 'ÇED ayağımıza engel oluyor' dediniz. Hemen kanunu değiştirdiniz. Artık ÇED raporu meseleleri ikinci plana ittiniz. Yerel yönetimler ayağımızda ayak bağı oluyor bize mega projelerimize dediniz. Yerel yönetimlerin bilgilerini kıstınız. Her birini tek bir kişinin inisiyatifine bırakan kanun değişiklikleri yaptıkça yaptınız. Peki bunun sonuçları ne oldu? Bakın şimdi bütün ülke mega projelerle doluyor" diye tepki gösterdi.
"Hiçbir uyarı, hiçbir şey ne yazık ki sizin iktidarınıza, sermayenin ihtiyaçların önüne geçemiyor"
İktidarın mega proje saplantısı olduğunu söyleyen Saki, şunları kaydetti:
"Peki bu mega projeler ne uğruna bizim yaşamlarımıza neler getiriyor ' Mesela en büyük mega projesi 'Ya kanal ya İstanbul' diye bizim ifade ettiğimiz Kanal Projesi. Neden biz 'ya Kanal ya İstanbul' diyoruz' Çünkü bu İstanbul Kanal projesi gerçekten bütün İstanbul'un yaşamını tehdit altına alıyor. Ne için tehdit altına alıyor? Bir kere şu anda Aralık ayındayız. İklim değişikliğini görüyorsunuz. Bahar havası var.
Su kaynakları bitmiş vaziyette ve İstanbul'un içme suyunun yüzde 30'u risk altında. Kanal İstanbul nedeniyle ormanlar, Kuzey Ormanları zaten yok oldu. Bu orman varlığının iklim değişikliğine etkisini biliyoruz ve İstanbul bu orman katliamları nedeniyle bakın tekrar hava kirliliği, hat safaya ulaşmış vaziyette ve İstanbul'da şöyle çağrılar yapılıyor. 'Pencerenizi açmayın, sokağa çıkmayın. Özellikle belli yaş üstü solunum sorunu yaşayanlar çıkmasın' diyor. Çünkü İstanbul'da hava kirliliği inanılmaz boyutlara ulaşmış. Kanal İstanbul'un ÇED raporları meselesindeki Danıştay 4. Daire'ne sunulan bir rapor vardır ve bu 400 sayfalık bilirkişi raporu üzerine çeşitli hukuki süreçler devam ederken Kanal İstanbul'un inşaat projeleri devam ettikçe devam ediyor. Hiçbir uyarı, hiçbir şey ne yazık ki sizin iktidarınıza, sermayenin ihtiyaçların önüne geçemiyor. Marmara Denizi'nde müsilaj olmuş. Hiç önemli değil. Yeter ki bu Kanal İstanbul'da ilan ettiğiniz bölgelerde konut projeleriniz devam etsin. Mega projeleriniz yükselsin ve siz buradan şirketlere, sermayeye kazanç üstüne kazanç sağlayın."
Kocamaz: "Depremzedelerin bir kısmı hala 21 metrekarelik konteynerlerde yaşamını sürdürmektedir"
İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhannetin Kocamaz, Bakan Kurum'a seslenerek "Kahramanmaraş Merkezli 6 Şubat 2023 Meydana gelen depremlerin üzerinden neredeyse üç yıl geçmiş olmasına rağmen depremzede vatandaşlarımızın bir kısmı hala 21 metrekarelik konteynerlerde yaşamını sürdürmektedir. Uygulamış olduğunuz eksik politikalar yüzünden deprem bölgesinde vatandaşlarımızın bir kısmı bu kışı da ne yazık ki soğukta ve konteyner kentlerde geçirmek zorunda kalacak. Deprem bölgesinde sizin açıklamalarınızın aksine barınma problemi halen büyük bir sorun olarak devam ediyor" diye eleştirdi.
"Milletle dalga geçer gibi 500 bin sosyal konut projesi sunuyorsunuz, siz önce depremzedeleri konteynerlerden kurtarın"
Bakan'ın daha önce yaptığı açıklamalarını hatırlatan Kocamaz, şöyle konuştu:
"Kasım ayının sonuna kadar deprem bölgesindeki konteyner kentlerin kaldırılacağını söylediniz. Sayın Bakan, elbette bu geçen dönemde bir şeyler yapıldı ancak vatandaşlara vermiş olduğunuz ve tarih vererek vermiş olduğunuz sözlerin hiçbiri gerçekleşmedi. Sayın Cumhurbaşkanı 2023 yılında deprem bölgesi ziyareti sırasında yapmış olduğu açıklamalarda amacımız 319 bini bir yıl içinde olmak üzere 650 bin yeni konut yaparak depremde de vatandaşlarımıza teslim edileceğini söylemiş ve ardından da bir başka ziyaretinde 244 bin konutun ve 75 bin köyevinin inşaatının bir yıl içerisinde bitirileceği sözünü vermiştir.
Dönemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı da toplu konut idaresinin deprem bölgesinde inşa edeceği konut sayısını 850 bin olarak duyurmuştur. Sayın Bakan, aradan geçen 32 aya rağmen gelinen bu noktada söylenenlerin hepsi ne yazık ki kocaman bir hayal oldu. Deprem bölgesinde bugüne kadar anahtar teslimi yapılan konut sayısı ancak 350 bine ulaştı. Bırakın normal yaşamayı deprem bölgesinde yaşanan zorlukları, depremzedelerin barınma sorunlarını hala çözemedik. Şimdi de çıkıp bu milletle dalga geçer gibi 500 bin sosyal konut projesi sunuyorsunuz. Siz önce depremzedeleri konteynerlerden kurtarın. Sizler depremzedelerimizi konteyner kentlerden kurtarmadığınız sürece hayatını kaybeden 53 bin insanımızın iki eli yakanızda olacak."
"TOKİ mağdurlarının niçin görmezden seslerini duymazdan geliyorsunuz?"
Kocamaz, TOKİ'nin zamanında teslim etmediği konutlar yüzünden binlerce vatandaşı mağdur ettiğine dikkat çekerek, "TOKİ mağdurları sizlerden sorunlarına çözüm bekliyor. TOKİ mağdurlarının niçin görmezden seslerini duymazdan geliyorsunuz? Emeklinin ve dar gelirlinin ödeyemeyeceği şekilde yüksek taksitler zamanında teslim edilmeyen konutların maliyet artışlarının hak sahiplerine yansıtılması büyük bir haksızlık değil midir? Bu durum TOKİ'nin dar gelirli vatandaşlarımıza barınma imkanı sunan bir kurum olmaktan çok uzaklaştığını gösteriyor" dedi.
"Hak sahibi olan binlerce vatandaşımız şu anda mağdur"
2022 yılında kurası çekilen "İlk Evim-Arsam" projesini hatırlatan Kocamaz, "Hak sahibi olan binlerce vatandaşımız şu anda mağdur durumda. Üç yıldır hiçbir somut adım atılmadığını belirten vatandaşlarımıza hala yer teslimi yapılmadı. İmar planları açıklanmadı. Altyapı süreci başlatılmadı. Projeye dair takvim, aşama ve resmi bir bilgilendirme paylaşılmadı. Arsanın nerede, ne zaman ve nasıl teslim edileceğine dair en küçük bir bilgi olmadığını söyleyerek sizlere sitem ediyorlar. Sayın Bakan, vatandaşlarımız İlk Evim, Arsam Projesinde üç yıldır hiçbir adım atılmadığı için mağdur olduklarını söylüyor. Peki bugüne kadar oluşan maliyet artışları kime nasıl yansıtılacak" diye sordu.