28 Şubat Soruşturması

Son Güncelleme:

28 Şubat döneminde Kırıkkale İmam- Hatip Lisesi'nde öğretmenlik yapan Kadriye Orhan, "Okula müfettişler geldiği zaman, idarecilerimizden hangi sınıfta olduğumuz öğreniliyordu ve kapılar çalınmadan bir anda baskınla açılırdı."

28 Şubat döneminde Kırıkkale İmam- Hatip Lisesi'nde öğretmenlik yapan Kadriye Orhan, "Okula müfettişler geldiği zaman, idarecilerimizden hangi sınıfta olduğumuz öğreniliyordu ve kapılar çalınmadan bir anda baskınla açılırdı. Daha sonra da, karşısındaki öğretmeni, öğrencilerin önünde 'Sen bu kılıkla öğrencinin önüne nasıl çıkıyorsun' şeklinde ifadeler kullanılarak azarlanırdık" dedi.


Kırıkkale İmam-Hatip Lisesi'nde 1996 yılında başı örtülü bir şekilde İngilizce Öğretmeni olarak mesleğe başladığını söyleyen Orhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 28 Şubat sürecinde "başı kapalı olduğu gerekçesi ile meslekten men edildiğini" söyledi.


Orhan, 1998 yılı Şubat ayında okul idarecisinin kendisini kılık kıyafet kurallarına uymadığı gerekçesiyle uyardığını anlatarak, uyarının devamında sözlü ikazlar olduğunu, okul idarecilerinin kendisine görevi bırakmaya yönelik teşvikte bulunduklarını ifade etti.


"O dönemde üniversitelerdeki öğrencilerin ikna odaları olduğu gibi bizim de ikna saatlerimiz vardı" ifadesini kullanan Orhan, "İdarecilerimiz bizi toplar, biz sanki öğrenciyiz yeni öğrenciliğe başlamışız gibi yönlendirmeye çalışırlardı. Kınama cezasından sonra Eylül ayında maaşımın 30'da birini kesme cezası aldım. Bu sadece bana değil benim gibi başı kapalı bütün arkadaşlarıma geldi. Bana en çarpıcı ve en zor süreçlerden birisi de 22 Haziran'da başlayan tatilden itibaren bize 3 ay boyunca görevden uzaklaştırma verildi. Yani bu şu anlama geliyordu. Tatil süresince maaş alamayacaktık. Bu da apaçık bezdirme taktikleriydi" diye konuştu.


-"Normal bir teftiş geçirmezdik"


Okula müfettişler geldiğinde "normal bir teftiş geçirmediklerini" dile getiren Orhan, "Diğer arkadaşlarımız gibi biz normal bir teftiş geçirmezdik. Okula müfettişler geldiği zaman, idarecilerimizden hangi sınıfta olduğumuz öğreniliyordu ve kapılar çalınmadan bir anda baskınla açılırdı. Daha sonrada karşısındaki öğretmeni, öğrencilerin önünde 'Sen bu kılıkla öğrencinin önüne nasıl çıkıyorsun' şeklinde ifadeler kullanılarak azarlanırdık. Okulumuzdaki diğer öğretmen arkadaşlarımızın geçirdiği teftişle bizim geçirdiğimiz teftiş o kadar farklı oluyordu ki anlatılmaz derecedeydi" dedi.


İmam Hatip Lisesi mezunu olduğunu, başörtüsünü inancımdan dolayı taktığını ifade etmeye çalıştığının anlatan Orhan, başka hiçbir art niyetimin olmadığını ifade etmesine rağmen bunu kimseye anlatamadığını söyledi.


Daha sonra meslekten men edildiğini, "okulun kurallarını bozduğu" gerekçesiyle bu kararın alındığını belirten Orhan, "fakat ne acıdır ki hiçbir öğretmen bize şahit olmadı" dedi.


Orhan, şunları söyledi:


"Bütün ifadelere ve savunmalarımıza rağmen 2000 yılında meslekten men edilmemiz için dava açıldı ve 20 gün içerisinde bizi meslekten men ederek, men kararları elimize tutuşturuldu. O kadar zor bir durum ki, ben kendi aileme yıllarca memurluktan men edildiğimi söyleyemedim


Aradan geçen yıllar... Bizim uzun yıllarımız alındı maalesef. En verimli yıllarımız 28 Şubat döneminden dolayı askıya alındı. Bizler bu dönem öncesinde maddi manevi birçok ödünler vererek öğretmenlik seviyesine gelmiştik. En verimli yıllarımıza maalesef 28 Şubat dönemi çok büyük darbe vurdu ve biz bunun mağduriyetini çok acı bir şekilde yaşadık. 28 Şubat davası başladı, İnşallah suçlular yargılanır, intikam duygum yok. Fakat yaptıkları haksızlıkların da yanlarına kar kalmayacağını anlamalarını istiyorum"


- KIRIKKALE

Kaynak: AA