54 Yıl Önceki IMF Toplantısında Bangladeş Kanaviçe Alacağını İstedi
54 Yıl Önce İstanbul'da Yapılan IMF -Dünya Bankası Toplantılarında Görev Yapan Hurşit Çalıka, Türkiye'nin O Toplantılarda Alacaklılarıyla Karşı Karşıya Kaldığını Vurgulayarak, "Her Temsilcisi Ülkesine Öncelik İstedi. Bunların Arasında Türkiye'nin 1.5 Milyon Dolar Kanaviçe Alıp Borç Taktığı Bangladeş de Vardı" Dedi.
54 yıl önce İstanbul’da yapılan IMF- Dünya Bankası toplantılarında görev yapan Hurşit Çalıka, Türkiye’nin o toplantılarda alacaklılarıyla karşı karşıya kaldığını vurgulayarak, “Her temsilcisi ülkesine öncelik istedi. Bunların arasında Türkiye’nin 1.5 milyon dolar kanaviçe alıp borç taktığı Bangladeş de vardı” dedi.
ULUSLARARASI Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası yıllık toplantılarına ikinci kez evsahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye’nin 1955 yılındaki ilk toplantının bugünkünden çok daha zor koşullarda gerçekleşti. IMF heyeti 6-7 Eylül olaylarının ortasında kalırken, toplantıya damgasını vuran olaylardan biri de konukların temsil ettiği ülkenin alacağının peşine düşmesi oldu. O günlerin en yakın tanıklarından biri olan Hurşit Çalıka, bu ülkelerin arasında Türkiye’nin 1.5 milyon dolar kanaviçe alımından dolayı borçlandığı Bangladeş’in de bulunduğunu açıkladı.
Dünya Bankası’nda ilk Türk
Dünya Bankası’nda çalışan ‘ilk’, o günler için de ‘tek’ Türk olan Hurşit Çalıka, 1955 yılındaki ilk randevunun nasıl bir ortamda gerçekleştiğini anlatırken, tanıklık yaptığı pekçok olayı da paylaştı. Şu anda 91 yaşında olan ve halen Washington’da yaşayan Çalıka, 1954’te girdiği Dünya Bankası’ndan 1980 yılında direktör yardımcısıyken emekli oldu. 1955’te Dünya Bankası’nda o dönemki görevi gerektirmediği halde Türk olması nedeniyle heyete katıldığını söyleyen Çalıka’nın anlattıklarının içinde en dikkat çekeni, 6-7 Eylül olaylarının Türkiye’nin bu çok önemsediği toplantıya katılan heyetin İstanbul’a geldiği günlerde gerçekleşmiş olması.
İlişkilerde en kötü dönem
1954 yılının sonunda Türk Hükümeti ile Dünya Bankası arasında çok ciddi bir kriz çıktığını hatırlatan Çalıka, o dönemi şöyle anlattı: “İlişkilerin en kötü olduğu dönem bu dönemdi. Türkiye, istediği bir projeye kredi alamayınca Ankara’da bazı diplomatik sıkıntılara neden olan Hollanda’da Maliye Bakanlığı yapmış Dünya Bankası Türkiye Temsilcisi Peter Lieftinck’i Washington’a gönderdi ve 1954’deki Dünya Bankası-IMF toplantılarına katılmayacağını ilan etti. Ancak Türkiye toplantılara katılmayacağını söylerken bir yandan da bir sonraki yılın toplantılarına ev sahipliğine talip oluyordu.”
Krize rağmen İstanbul
Çalıka, Türkiye’nin Dünya Bankası ile bir yıl önce çok ciddi bir kriz yaşadığı halde yıllık toplantılara ev sahipliği yapmaya hak kazanmasının nasıl olduğunu ise şöyle özetledi: “Tarafların restleşmesinin ardından Türkiye 5 gün gecikmeli de olsa 1954 yılı toplantılarına katıldı ve Mısır yerine İstanbul’a gelinmesini sağladı. Türkiye ve Dünya Bankası ilişkileri bu kadar kötü olduğu halde kurumun toplantıların yine de Türkiye’de yapılmasına karar vermesinde Türkiye’nin o yıllarda da bölgesinin en büyük ülkelerinden biri sayılmasının payı büyüktü.”
Borçlar gündem oldu
Hurşit Çalıka, 1955 toplantılarının gündemine ilişkin soruya şu yanıtı verdi: “Türkiye ve misafirler bakımından güncel konu Türkiye’nin ticarette bulunduğu hemen hemen bütün ülkelere vaktinde ödemediği ticari borçlar oldu. Hemen bütün ülke temsilcileri yaptıkları konuşmada borçların ödenmesinde kendilerine öncelik verilmesini talep etti. Bunların arasında Türkiye’nin 1.5 milyon dolar kanaviçe alımından dolayı borç taktığı Bangladeş de vardı.”
Protestocular aracı durdurdu
TOPLANTININ 12 Eylül 1955’te başlayacak olmasına rağmen, önceden hazırlık yapmaya gelen heyetin 6 Eylül günü İstanbul’a geldiğini ve kendisini olayların içinde bulduğunu dile getiren Hurşit Çalıka, şunları anlattı: “Havaalanından Hilton Oteli’ne giderken Topkapı’da aracımız durduruldu. Protestocuları heyetin kim olduğunu anlatıp ikna ettik.”
Heyet 6-7 Eylül olaylarının ortasında kaldı
TÜRKİYE’nin 1954 yılında elde ettiği diplomatik başarıyı, bir yıl sondraki toplantılar sırasında yeterince değerlendiremediğini söyleyen Hurşit Çalıka, bunu şöyle anlattı: “Banka ve fon yöneticileri 3-4 Eylül’den itibaren İstanbul’a gelmeye başladı. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen bakan, merkez bankası başkanı ve diğer üst düzey kamu temsilcilerinin 6-7 eylül olayları sırasında çok zor anlar geçirdik. Toplantılarda Türkiye açısından banka ve fon ile ilişkilerinde ne olumlu ne de olumsuz bir ilerleme kaydedildi.Toplantılar başlangıçta sokaklardaki yağma hareketlerinin gölgesinde kaldı. Delegeler arasında yapılan iki taraflı görüşmeler ve zengin ağırlama programları dışında Türkiye’ye büyük katkı yaptığını sanmıyorum. Türkiye’nin birçok ülkeye borcu vardı. Her ülke temsilcisi borçların ödenmesinde Türkiye’den kendilerine öncelik vermesini istedi.”
Delegeler karakolluk oldu
İLK toplantıda, İstanbul’daki sıkıyönetim uygulamaları da bazı problemlere yol açtı. Tüm katılımcılara gün içinde her yere gidebilecekleri serbest dolaşım kartları verildi. Buna rağmen gece gezmesine çıkan bir grup delege tutuklanmış sonra serbest kalmıştı. Bu arada grubun içinde bulunan Fransa’nın eski başbakanlarından ve Fransa’yı temsilen toplantılara katılan delege karakolda komisere elini uzatarak Mendes France diyerek kendini tanıtmış. Bizimbaş komiser de altta kalmamak için Fransız delegenin elini sıkarak Mehmet Türk demiş.”
Dışişleri Bakanı Zorlu katılmadı toplantı Türkiye için fırsat olmadı
EKONOMİ çevrelerince yılın en önemli etkinliği olarak değerlendirilen IMF-Dünya Bankası yıllık toplantılarının İstanbul’da yapılmış olmasının sonuçlarına ilişkin Hurşit Çalıka, şunları dile getirdi: “Aradaki sorunlara karşın toplantıların İstanbul’da yapılması sağlandı. Ancak bu etkinlik, fırsata çevrilemedi. Banka ve fon toplantıları sırasında Türkiye ile Dünya Bankası arasındaki temaslar kısıtlı oldu ve aradaki soğukluğu ortadan kaldırmaya yetmedi. Ama hiç değilse genel ilişkiler de daha kötü hale gelmedi. Bunda da genel payın Dışişleri Bakanı Fatin Rüşdü Zorlu’nun toplantılara katılmamış ve organizasyonu maliyecilere bırakmış olmasının payı büyük. Ev sahipliği görevini dönemin Maliye Bakanı Hasan Polatkan üstlendi ve misafirlerle ilişkileri protokol sınırları içinde kaldı.”
Yolculukta ishal oldular İstanbul’da yemeğe doydular
HURŞİT Çalıka, 1955 yılı toplantılarına ilişkin tuttuğu notlarda Amerika-Türkiye yolcuğunun bir haftadan fazla sürdüğü bilgisine yer verdi. Heyet önce ağustos ayı sonunda Washington’dan trenle New York’a geçmiş, ardından bir gemi ile Londra’ya varmış. 6 Eylül günü vardıkları Londra’dan aynı gün uçakla akşam üstü İstanbul’a varan heyeti bekleyen ise büyük bir kargaşa olmuş. Çalıka’nın anılarındaki ilginç anekdotlar şöyle: “İstanbul’daki oteller yetersiz kaldı, katılımcıların bir kısmı Karaköy’e yanaştırılan lüks seyahat gemilerinde geceledi. Konaklama yerleri ile toplantının yapıldığı İstanbul Üniversitesi arasındaki mesafe çok uzundu. Zaman zaman katılımcılar trafik nedeniyle oturumları kaçırdı. Bir kısım katılımcı seyahat sırasında ishal oldu. Ancak genel olarak İstanbul’u ziyaretten memnun kaldılar, çünkü normalde yıllık toplantılarda ev sahibi ülke sadece katılımcılara bir yemek verir bu çoğunlukla bir resepsiyon yada gala yemeği olarak organize edilir. Ama Türkiye misafirlerini memnun etmek için bir çok organizasyonlar, yemekler geziler düzenlemişti. Son derece cömertçe ikram ve partilerle Türk misafirperverliği bir kez daha gösterilmiş oldu.”
Hurşit Çalıka kimdir
1918 Kayseri doğumlu Hurşit Çalıka, 1942’de Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu’na seçildi. 1950’de Bakanlık tarafından ABD’ye gönderildi. Amerikan Treasury ve Civil Service kurumlarında çalıştı. 1954’te Dünya Bankası’nın Avrupa, Afrika ve Avustralya bölümünde iktisatçı-kredi görevlisi olarak işe başladı. 26 yıl pek çok ülkede görev aldı. 1980’de direktör yardımcısıyken emekli oldu. 10 yıl boyunca Dünya Bankası’na danışmanlık yaptı. Çalıka hala Washington’da yaşıyor.”