6 Kişiyi Öldüren Sanık İçin, Adli Tıp'tan Rapor Bekleniyor
Eskişehir'de aralarında husumet bulunan 2'si kadın 6 kişiyi av tüfeğiyle öldüren İhsan Doğu için, Adli Tıp Kurumu'ndan akli dengesinin yerinde olup olmadığının belirlenmesi için rapor bekliyor.
Eskişehir'de aralarında husumet bulunan 2'si kadın 6 kişiyi av tüfeğiyle öldüren İhsan Doğu için, Adli Tıp Kurumu'ndan akli dengesinin yerinde olup olmadığının belirlenmesi için rapor bekliyor. D
uruşmada tanık olarak dinlenen İhsan Doğu'nun evli olan kızı Hatice Uluskan, "Toprak ailesi babama korkak ve kılıbık diyordu. Evimize doğru çiş yapıyor, içki şişeleri atıyorlardı" dedi.
Daha önce Eskişehir'in merkeze bağlı beldesi olan, son yapılan düzenleme ile mahalle statüsüne kavuşturulan Muttalip'te meydana gelen olayda İhsan Doğu (55), aralarında husumet bulunan komşusu Yusuf Toprak (62), eşi Fatma Toprak (59), oğlu Selahattin Toprak (39) ile yeğeni Zeynep Ruhan Toprak'ı (48) 23 Ağustos 2010 tarihinde iftar sofrasında pompalı tüfekle öldürüp, ailenin diğer oğlu Mehmet Sadık Toprak'ı (35) da yaralayarak kaçtı.
Doğu, 12 Kasım 2010 tarihinde de yaraladığı Mehmet Sadık Toprak'ı tüfekle ateş edip öldürdü. İhsan Doğu, 17 Kasım 2010 tarihinde ise daha önce öldürdüğü komşusu Yusuf Toprak'ın eniştesi olan Ziya Akın'ı (71) saklandığı boş bir evin penceresinden ateş ederek öldürdü ve kaçmak isterken de jandarma ekipleri tarafından yakalandı.
6 kişiyi öldürmek suçundan tutuklanan İhsan Doğu'nun yargılanmasına 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Sanık İhsan Doğu can güvenliği nedeniyle kaldığı Ankara Sincan Cezaevi'nden jandarma ekipleri tarafından cezaevi ring aracıyla Eskişehir'e getirildi. Duruşma nedeniyle polis adliye binası çevresinde geniş güvenlik önlemi aldı.
BABAMA KORKAK VE KILIBIK DİYORLARDI
2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan duruşmaya 6 kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istenen sanık İhsan Doğu'nun yanı sıra öldürülen 6 kişinin yakınları, İhsan Doğu'nun kızları Emine Ekici, Hatice Uluskan ve damadı Abdullah Uluskan katıldı.
İhsan Doğu'nun savunma yapmadığı duruşmada tanık olarak dinlenen kızı Hatice Uluskan, toprak ailesini ve yakınlarını suçladı. Öldürülen Yusuf Toprak ve Ziya Akın'ın babası İhsan Doğu için "Korkak ve kılıbık" dediklerini öne süren Hatice Uluskan ifadesinde şu iddialarda bulundu:
"Eşimle birlikte 2007 yılında Mutallip'e ev yapmaya başladık. Toprak ailesi bizim oraya ev yapmamızı istemedi. Yusuf Toprak arazininin belediyeye ait olduğunu ileri sürüyordu ancak arsa babama aitti. Evi yaptık. Yusuf Toprak 10'a yakın köpeğini dışarıya saldı.
Amacı bizim eve giriş çıkışlarımızı engellemekti. Biz kendisine 'niye böyle yapıyorsunuz çocuklarımız korkuyor' dedik. Bana küfür etti. 'Çok biliyorsanız buraya ev yapmasaydınız' dedi.
Durumu babama söyledim. Babam Yusuf Toprak ile görüştü. Babama da buraya ev yapmasaydınız dedi. Babam sinirlendi. Daha sonra bizim evin bahçesine içki şişeleri atılmaya başlandı.
Eşim Mehmet Sadık Toprak ve ikizi Mehmet Emin Toprak'ı bahçemize şişe atarken görmüş. Ayrıca ikizler bizim evin karşısıda durup çiş yapıyorlardı. Mehmet Emin Toprak sürekli olarak uygunsuz hareketler yapıyordu.
Durumu eşime anlattım. Eşim de babamla konuştu. Babam birşey yapmayın hakkımı helal etmem dedi. Yusuf Toprak babama pusu kurdu ve babam bir gözünü kaybetti. Komşular barıştırdı. Babam eve gelerek ya barışacağız ya da bu yerden gideceğiz dedi. Biz de barışmayacağımızı söyledik. Babamın evine de içki şişeleri atıyorlardı.
Bir gün Ziya Akın ile Yusuf Toprak bizim evin önünde otururken konuşmalarını duydum. Ziya Akın Yusuf'a babamlar için 'Korkak, bizden korktu, nasıl sindirdik, Kılıbık İhsan' diyordu. O konuşmaları duvarın arkasında duran babam da duymuştu. Ayrıca Fatma Toprak babama 'Sizin babalarınız belirsiz' diye sözler söyledi. "
2'nci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan istenen, sanık İhsan Doğu'nun akli dengesinin yerinde olup olmadığını belirtir raporun gelmesinin beklenmesine, sanığın tutukluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 26 Ağustos 2011 tarihine erteledi.
Bugün yapılan duruşmada konuşmayan İhsan Doğu 9 Mart 2011 tarihindeki ikinci duruşmasında, olayları bu noktaya öldürdüğü kişilerin getirdiğini öne sürerek şunları söylemişti:
"3- 4 yıldır sabrediyorum. Olan olayları hep içime attım. Bu nedenle hipertansiyon hastası oldum. Sağ gözüm onlar yüzünden kör oldu. Şu anda sağ gözümün görme oranı sıfırdır. Bana kimse kör demesin diye körlüğümü sakladım. Hep üzerime geldiler. Psikolojim bozuldu. Sonunda ya kafama ya da karşıya sıkacaktım.
Ziya Akın ve Selahattin Toprak bu olayları önleyebilirlerdi. Ancak önlemek yerine çocuklarını hep üzerime saldılar. Gözümü kör ettiler diye en ufak hareketim olmadı. Yalanım var ise en ağır cezayı çekmeye azıyım. Olaydan sonra bana kimse yardım etmedi. Tanınmamak için eski otogar yanındaki kapalı çarşıdan 10 TL'den birkaç tane pantolon aldım. Pantolonların hepsi siyah renkliydi.
Tanınmamak için sürekli kıyafet değiştirdim. Kıyafetlerimi sürekli değiştirdiğim için çarşıda karşılaştığım köylülerim bile beni tanıyamıyordu. Olaylardan dolayı vicdan azabı çekiyorum. Sonraki cinayetleri işlemeyecektim.
Allah'ın huzuruna katil olarak gitmektense ölmeyi tercih ederdim. Yusuf Toprak haricinde kimseyi öldürmek istemedim. Benim silahla eğitim alacak durumum yok. Ben rastgele ortaya ateş ettim. " - Eskişehir