8 Mart Dünya Kadınlar Günü
İzmir Barosu Başkanı Sema Pekdaş, Aile ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Yasa Tasarısı'nda, kadının birey olarak görülmediğini, ailenin korunmasının esas alındığını savunarak, bu zihniyetle kadını şiddetten korumanın mümkün olmayacağını söyledi.
İzmir Barosu Başkanı Sema Pekdaş, Aile ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Yasa Tasarısı'nda, kadının birey olarak görülmediğini, ailenin korunmasının esas alındığını savunarak, bu zihniyetle kadını şiddetten korumanın mümkün olmayacağını söyledi.
İzmir Barosu'nda kadın meslektaşlarının katılımıyla basın toplantısı düzenleyen Pekdaş, böyle anlamlı bir mücadele gününde Türkiye'deki kadınların, kadın örgütlerinin büyük uğraşıları ve katkılarıyla hazırlanan tasarının TBMM'de görüşüldüğünü, kanun taslağında yer alan bu katkıların en önemlilerinin komisyonlarda değiştirilerek tasarıya aktarılmadığını öne sürdü.
Pekdaş, şöyle konuştu:
"Bu yasa tasarısının adı Kadın ve Aile Bireylerinin Şiddetten Korunması Yasa Tasarısı iken Aile ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Yasa Tasarısı olmuştur. En temel yanlışlık tasarının başlığında başlamaktadır. Aile ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Yasa Tasarısı'nda kadın yine birey olarak görülmemekte ve ailenin korunması esas alınmaktadır. Bu zihniyetle kadını şiddetten korumanın mümkün olmayacağına vurgu yapmak istiyoruz."
Kadınların iş ve aile yaşamında karşılaştığı güçlüklere de değinen Pekdaş, Türkiye'de 78 olan kadın sığınma evi sayısının çok yetersiz olduğunu kaydetti. İlgili bakanlığın bu yasa tasarısıyla oluşturduğu personel sayısının 320 olduğunu dile getiren Pekdaş, "Ama istenen 5 bin 577'dir. Dolayısıyla ülkemiz gerçeklerinin samimi olarak ele alınması ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi için samimi çaba gösterilmesi gereklidir" dedi.
Açıklamanın ardından, basın metni TBMM'ye fakslandı. Baroda bulunan kadın avukatlara karanfil dağıtıldı.
- İZMİR