"Arap Topraklarının Tekrar Paylaşılmasından Endişe Ediyoruz"
Ürdün eski Dışişleri Bakanı Anani, "Batının IŞİD'e karşı savaşı, Arap topraklarının tekrar paylaşılması için kullanmasından endişe ediyoruz." dedi.
ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun IŞİD'e karşı yürüttüğü operasyonun uzun vadede ne tür sonuçlar ortaya koyacağı merak ediliyor.
Ürdün eski Dışişleri Bakanı ve senato üyesi Cevad el-Anani, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Batının IŞİD'e karşı savaşı, Arap topraklarının tekrar paylaşılması için kullanmasından endişe ediyoruz" dedi.
Ürdün'deki Hristiyan ve Müslümanlar arasındaki ilişkinin Ortadoğu'da özel bir yere sahip olduğunu kaydeden Anani, korkuların, batının ordularını IŞİD'le mücadele için hazırladığına dair açıklamalarına rağmen terör örgütünün ilerleyişinden kaynaklandığını ifade etti. Anani, bunun bölgenin din ve ırk esasına göre bölünmesine dair niyetlerin olduğu endişesini pekiştirdiğini söyledi.
Irak'ın mezhebi temeller esas alınarak bölündüğüne, Yemen'de aynı durumun söz konusu olduğuna, Libya'nın da bölgelere göre bölünmesine dair niyetlerin bulunduğuna dikkati çeken Anani, bütün bunların İsrail'in maslahatına hizmet ettiğini belirtti. Anani, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Musul'un IŞİD'in eline geçmesinin ardından yaptığı, "Sykes-Picot Anlaşması"nın son demlerini yaşadığı" yönündeki açıklamasının bunu gösterdiğini dile getirdi.
Anani, Ürdün'ün eski Kralı Hüseyin'in sürekli İsrail'in bölgeyi dini esaslara göre bölerek, kendi kurmak istediği Yahudi devletinin tanınmasını hedeflediği konusunda uyardığını hatırlattı.
Batının tahrikleri karşısında Hristiyanlar göç edebilir
Gazeteci-Yazar Hüseyin er-Ravaşde ise IŞİD'in bölgede izlediği kanlı politikanın Hristiyanların huzurunu bozduğunu belirtti.
Batının tahrikleri karşısında çok sayıda Hristiyan'ın göç edebileceğini ifade eden Ravaşde, Arap ve İslam toplumunun önemli bir unsuru olan Hristiyanların göç etmesinin bölgeyi ıssız bırakacağına değindi.
"Hristiyanların göç etmesini önlemek için yapılacak her girişime destek olunmalı. Onlarla olan birlik ve toplumsal doku güçlendirilmeli. Hristiyanların ve Müslümanların düşmanının ortak olduğu vurgulanmalı" diyen Ravaşde, Iraklı Müslümanların teröristlere karşı Hristiyanlara kapılarını açtığını, aynı şeyi Gazze Şeridi'nde İsrail'e karşı Hristiyanların, Müslümanlara yaptığını aktardı.
Ravaşde, IŞİD'in ve İslam adına hareket ettiğini iddia eden diğer silahlı örgütlerin nasıl ortaya çıktığının, yayıldığının ve hedeflerinin net olmadığını söyleyerek, "Bütün senaryolar imkan dahilinde. Bunların en önemlisi, IŞİD'e karşı savaşın bölgenin yeniden paylaşılması ve yeni Sykes-Picot Anlaşması üretilmesi amacıyla kullanılması. Arapların zayıflığı düşmanı tahrik ediyor" ifadelerini kullandı.
Irak'ta, terör örgütü IŞİD öncülüğündeki silahlı grupların Haziran'da Musul başta olmak üzere bazı bölgelerin kontrolünü ele geçirmesinin ardından, ordu ve IŞİD militanları arasında çatışmalar yaşanıyor. ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyona ait hava unsurları da bir süredir IŞİD'in kontrolündeki hedeflere saldırılar düzenliyor.
I. Dünya Savaşı sırasında, 29 Nisan 1916'da Kut'ül Ammare kuşatmasında Osmanlı 6. Ordusu, İngiliz kuvvetlerini bozguna uğratmıştı. Bozgundan 17 gün sonra 16 Mayıs 1916'da İngiltere ve Fransa aralarında Osmanlı Devleti'nin Ortadoğu topraklarının paylaşılmasını öngören gizli Sykes-Picot Anlaşmasını imzalamışlardı. - Amman