Ahmet Aytimur Vefatının 10. Yılında Anıldı

Son Güncelleme:

Bediüzzaman Said Nursi'nin talebesi Ahmet Aytimur, Eyüpsultan'da anma programıyla yad edildi.

Bediüzzaman Said Nursi'nin talebelerinden Ahmet Aytimur, vefatının 10. yılında Eyüpsultan'da anıldı.

"Eyüpsultan'ın Ebedi Sakinleri" programı kapsamında, Aytimur'un kabrini ziyaret eden sevenleri dua etti ve Kur'an-ı Kerim okudu.

Yeni Dünya Vakfı'nın Eyüpsultan'daki Genel Merkezi'nde ziyaret sonrasında gerçekleştirilen yad programını yöneten gazeteci-yazar Mehmet Nuri Yardım, Aytimur'u hayatında ziyaret ettiğini, sohbetini dinlediğini, samimi, ihlaslı haline şahit olduğunu söyledi.

Bediüzzaman Said Nursi'nin Aytimur'dan övgüyle bahsettiğine işaret eden Yardım, "Pek ortalıkta görülmezdi, hakikaten tevazu abidesi bir insandı. Ziyaretlerde kendisini övenlere karşı sürekli dikkatleri eserlere çeviriyordu. Yani 'Ben yok, eserler var, İslam var, Kur'an var' diyordu. Bu manada hakikaten önümüzde iyi bir örnekti." şeklinde konuştu.

"Müthiş bir sırdaşlık ve sır saklama hususiyeti vardı"

Hattat Mehmet Arif Vural, Aytimur hayattayken zaman zaman görüştüklerini belirterek, "Medresesine giderdik. Ahmet Aytimur ağabeyinin en mühim özelliği, sessiz, sakin ve adeta içten çalışan bir makine gibi olmasıydı. Davasına, yeni tabirle popülarite noktasına getirmeden dünyasında mutmain bir şekilde devam etmesi dikkat çekici hususiyetlerindendi." dedi.

Risale-i Nur'un matbaalarda basılmasının çok büyük özen gerektirdiğini, Aytimur'un da bunu en güzel şekliyle gerçekleştirdiğini ifade eden Vural, "Merhum Ahmet ağabeyimizde müthiş bir sırdaşlık ve sır saklama hususiyeti vardı. Ketumdu, her şeye, herkese bak, biz şunu yapıyoruz, bunu yapıyoruz edasında olmayan bir insandı. Hizmetin ciddiyetine gayet uygun bir hal fıtratında olduğu için Cenab-ı Mevla sanki onu bir muvazzaf memur gibi merhum Bediüzzaman'ın yanına, neşir hizmetine bu ağabeyimizi verdi. Ben öyle itikat ediyorum." değerlendirmesini yaptı.

"Üstad'ın takdiri boşuna değildi"

Avukat yazar Mustafa Tuncel, Ahmet Aytimur'u 1980-1990'lı yıllarda tanıdığını, şahsiyet olarak çok takdir ettiğini, kendisini göstermek istemeyen, hizmetlerde sadakatiyle temayüz etmiş birisi olduğunu kaydetti.

Birlikte hacca gittiklerini dile getiren Tuncel, Risale-i Nur ile tanıştıktan sonra 1950'li yıllarda İstanbul'a gelerek Bediüzzaman'ı ziyaret eden Aytimur'un hizmet etmek isteme ve neşriyatla vazifelendirilme sürecini anlattı.

Tuncel, son derece sade bir hayatı olan Aytimur'un çok kritik ve nazik mesele olan Risale-i Nurların baskısı, dağıtımı ve pazarlanması konusunda sessizce çalışmalar gerçekleştirdiğini hatırlatarak, "Böyle bir ortamda Ahmet Aytimur ağabeyin Risale-i Nurların neşriyle Anadolu'ya dağıtmaları ve bunu kurumsallaştırarak yapmış olmaları hakikaten o günün şartlarında çok önemli. Üstadın takdiri boşuna değil, hak edilmiş bir şeydir." şeklinde konuştu.

Yeni Dünya Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Tümsek ise Risale-i Nur camiasını çocukluğundan itibaren tanıdığını belirterek, şunları söyledi:

"Ahmet Aytimur ağabeyimizle sadece dizinin dibinde oturduğumu ve böyle elimi sıktığını, bir iki kelam ettiğimizi söyleyeyim. Dizinin dibine oturdum, elini öpmeye çalıştım, öptüm de hatta yani zorla. Benim o kadardır hatıram. İnce, zayıf, mübarek bir zattı. Tabii bunlar çok büyük kahramanlar. Müslümanlara baskı yapıldığı bir dönemde çok büyük hizmetler etmiş insanlar."

Vakfın çalışmalarına ilişkin de bilgiler veren Tümsek, "Yeni Dünya Vakfımız otuz yıllık bir vakıf. Amacımız nesil yetiştirmek, yeni nesle dokunmak. Vatanını, milletini, ülkesini, bayrağını seven, mukaddesatına bağlı bir gençlik yetiştirmek." bilgilerini paylaştı.

Kaynak: AA