Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na İhmal Suçlaması

Son Güncelleme:

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa'nın ölümüyle ilgili yargılamalara tepki gösterdi.

(ANKARA) - Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği'nden Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler'in ölümüne ilişkin olarak yapılan açıklamada, "Derneğimiz süreç boyunca hem hukuki hem insani olarak anne ve çocuğun yanında olmuş; yetkilileri göreve çağıran ve tedbirin uygulanmasını talep eden taraf olmuştur. Asli sorumluluk, koruyucu ve destekleyici tedbirleri zamanında ve etkin biçimde uygulamakla yükümlü kamu otoritelerindedir" ifadesini kullandı.

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Son günlerde bazı basın yayın organlarında ve ilgili kamu otoriteleri tarafından yapılan açıklamalarda, Derneğimiz hakkında gerçeği çarpıtan ve sorumluluğun yönünü değiştirmeye yönelik bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Kamuoyunun yanıltılmasına izin vermemek adına aşağıdaki açıklamanın yapılması zorunlu hale gelmiştir. Şöyle ki, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Derneğimiz arasındaki ilk ve tek doğrudan temas, 2 Mart günü saat 12.30'da, Fatma Nur Çelik ve Hifa İkra Şengüler'in cansız bedenleri bulunmadan yalnızca saatler önce gerçekleştirilmiştir. Bu görüşme yalnızca Dernek Başkanımız ile yapılmıştır."

"Derhal ve fiilen uygulanması talep edilmiştir"

Sağlık tedbirinin etkin biçimde uygulanması talebi, aylar boyunca tarafımızca ısrarla dile getirilmiş; yetkili kurumlar göreve çağrılmıştır. Tedbir kararının varlığı değil, uygulanması gerektiği tarafımızca sürekli vurgulanmıştır. Buna rağmen Bakanlık tarafından olayın muhatap alınma tarihinin 2 Mart gününe kadar gecikmiş olması ihmalin ağırlığını açıkça ortaya koymaktadır. 2 Mart günü yapılan görüşmede de sağlık tedbirinin derhal ve fiilen uygulanması açık biçimde yeniden talep edilmiştir. Fatma Nur Çelik'in içinde bulunduğu ağır çaresizlik ayrıntılı biçimde aktarılmış; Dernek avukatları ile Fatma Nur Çelik arasındaki mesajlar durumun vahametini ortaya koymak amacıyla Bakanlık yetkilileriyle paylaşılmıştır. Toplantının tamamı Bakanlık tarafından kayıt altına alınmıştır. Toplantı kayıtlarının derhal kamuoyu ile paylaşılması talebimiz mevcuttur.

"Mesajlar, intihar olarak değerlendirilmesi için yeterli değil"

2 Mart günü saat 14.37 itibariyle Fatma Nur Çelik tarafından derneğimize, çocuğunun Bakanlık tarafından kendisinden alınacağı bilgisini yetkililerden öğrendiğine ilişkin mesajlar gönderilmiştir. Bu mesajlar, anne ve çocuk evlerinden ayrılmadan saatler önce Dernek Başkanımız tarafından derhal Bakanlık yetkililerine iletilmiştir. İletim sırasında Fatma Nur Çelik'in tedbir kararından yetkililer tarafından haberdar edildiği belirtilmiş; Derneğimizin tedbir kararına ilişkin anneye herhangi bir bilgilendirme yapmadığı açıkça ifade edilmiştir. Ayrıca annenin tarafımıza, bakanlığı kastederek 'bunların eline kalmaktansa ölmeyi tercih ederim bu dava hukuki olarak ilerlemez zaten hakkınızı helal edin' şeklindeki sonradan gönderdiği mesajı da tarafımızdan bakanlığa gönderilerek; Fatma Nur'un can güvenliğinden ciddi biçimde endişe edildiği yetkililere aktarılmıştır.

Ancak söz konusu mesajların, ölümlerin 'intihar' olarak değerlendirilmesi için yeterli ve kesin bir dayanak olarak kullanılması mümkün değildir. Tehdit altında olduğunu defalarca dile getiren, can güvenliği konusunda açık endişe beyanlarında bulunan bir anne ve çocuğun ölümü, bu koşullar altında basit bir irade açıklamasına indirgenemez. Olay tüm yönleriyle araştırılması gereken bir şüpheli ölüm niteliğindedir. Mesajların bu yönde yorumlanması, soruşturmanın kapsamını daraltmaya ve sorumluluğu yön değiştirmeye hizmet eder. Diğer taraftan müvekkillerimizin can güvenliklerinden endişe ettiğimizi, ilgili bakanlığa bildirerek üzerimize düşen sorumluluğu da yerine getirdiğimiz ortadadır.

"Gerçekler kayıt altındadır"

Sağlık tedbirinin Derneğimiz tarafından anneye bildirildiği ya da tedbir kararının aksine davranması yönünde telkinde bulunulduğu iddiası açıkça ve tartışmasız biçimde yalandır. Fatma Nur Çelik'in tedbiri yetkililer aracılığıyla öğrendiğini açıkça ifade ettiği mesajları mevcuttur. Dahası; söz konusu görüşmenin ardından tedbir kararına ilişkin bilgi Dernek Başkanımız tarafından dosyanın dernek vekillerine dahi aktarılmamıştır. Bu hususa ilişkin Bakanlık yetkilileriyle yapılan yazışma kayıtlarımız da bulunmaktadır. Bu gerçeğe rağmen kamuoyuna aksi yönde bilgi yayılması, Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesinde düzenlenen 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçunun unsurlarını oluşturmaktadır. Bu fiile ilişkin olarak gerekli suç duyurularında bulunacağımızı kamuoyuna bildiririz.

Aylar boyunca uygulanmayan sağlık tedbiri, 2 Mart günü yapılan açık uyarıya ve iletilen somut mesajlara rağmen de fiilen hayata geçirilmemiştir. Bugün sorumluluğun Derneğimize yöneltilmesi ve kamuoyunda farklı bir tablo oluşturulmaya çalışılması, açık bir sorumluluktan kaçma ve algı yönetimi girişimidir. Derneğimiz süreç boyunca hem hukuki hem insani olarak anne ve çocuğun yanında olmuş; yetkilileri göreve çağıran ve tedbirin uygulanmasını talep eden taraf olmuştur. Asli sorumluluk, koruyucu ve destekleyici tedbirleri zamanında ve etkin biçimde uygulamakla yükümlü kamu otoritelerindedir. Ayrıca Fatma Nur Çelik ve Hifa İkra Şengüler'in yaşamını yitirdiği şüpheli ölüm olayına ilişkin olarak Derneğimiz tarafından ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyasına, katılma talebinde bulunulmuş olup; soruşturma sürecinin tüm aşamaları hukuki çerçevede ve titizlikle tarafımızca takip edilmektedir. Gerçekler kayıt altındadır."

Kaynak: ANKA