AK Parti Sözcüsü Çelik, MKYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu Açıklaması

Son Güncelleme:

"Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefi açısından, terör örgütünün gündemden çıkarılması esas odak noktasıdır. Esas odak noktası silahların bırakılması ve bunun tamamlanması yoluyla bu terör örgütü yapısının tamamen fesihidir" - "(Özel'in ara seçim talebi) CHP'nin Türkiye'nin istikrarı hakkında söyleyecek bir sözü yoktur, çünkü kendi istikrarını sağlayamamış bir partidir. Sayın Özgür Özel dönemi ise tam bir kaos dönemidir"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefi açısından, terör örgütünün gündemden çıkarılması esas odak noktasıdır. Esas odak noktası silahların bırakılması ve bunun tamamlanması yoluyla bu terör örgütü yapısının tamamen fesihidir." dedi.

Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısına ilişkin parti genel merkezinde açıklamalarda bulundu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soru üzerine Çelik, TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmalarını başarılı bir şekilde tamamladığını vurguladı.

Komisyonun hazırladığı raporda, terör örgütünün silah bırakmasından sonra adımların atılacağının ifade edildiğini anımsatan Çelik, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefi açısından, terör örgütünün gündemden çıkarılması esas odak noktasıdır. Esas odak noktası silahların bırakılması ve bunun tamamlanması yoluyla bu terör örgütü yapısının tamamen fesihidir. Ayrıca bunun Avrupa'daki, diğer ülkelerdeki yapılanması dahil olmak üzere legal ve illegal unsurlarının ve yapılanmasının ortadan kalkmasıdır." diye konuştu.

TBMM'nin, komisyon çalışmasıyla yol haritasını netleştirdiğine dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:

"Şimdi görülmesi gereken bir şey, biliyorsunuz sembolik olarak bir grup silah yakma oldu ama onun sonrasında sistematik olarak bunun devam edilmesi gerekiyor, yani bazı mağaraların boşaltılması dışında. Dolayısıyla terör örgütünün silah bırakmasıyla ilgili safahatın tam görülmesi gerekiyor. Bu safahatın tam görülmesiyle birlikte ki devlet kurumları bununla ilgili olarak kendi aldıkları talimat doğrultusunda, devlet politikasının gereği olarak görevlerini yapıyorlar, bu süreci takip ediyorlar.

Yani teyit ve tenkit mekanizması son derece verimli bir şekilde çalışıyor. Dolayısıyla terör örgütünün silah bırakmasının gerçekleştiği teyit edildiğinde, zaten yasal düzenlemelerle ilgili hem partilerin çalışmaları var. Bunlar partilerin kendi arasındaki her zamanki olağan Meclis usulleriyle ortaklaştırılır ve orada bir sonuca varılır. Bugünün dünyasında terörün ilkelliğinden hem bölgenin hem Türkiye'nin kurtarılması gerekiyor."

"Kurultay simülasyonunu Türkiye siyasetine yansıtmaya çalışıyor"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in ara seçim talebine ilişkin değerlendirmesi sorulan Çelik, "CHP'nin Türk siyasi hayatında en temel tanımlarından bir tanesi, 'kurultaylar partisi' derler. Yani canı sıkıldıkça kurultaya giden bir partidir. Mesela biz deriz ki 'CHP'nin Türkiye'nin istikrarı hakkında söyleyecek bir sözü yoktur, çünkü kendi istikrarını sağlayamamış bir partidir.' Sayın Özgür Özel dönemi ise tam bir kaos dönemidir." açıklamalarında bulundu.

Çelik, CHP Genel Başkanı Özel'in, Türkiye'nin kurultay mantığıyla yönetildiğini zannettiğini belirterek, "Şimdi siz Türkiye'nin istikrarlı yönetiminden, Türkiye'nin ulaşması gereken hedeflerden bahsettiğinizde de 'AK Parti seçimden korkuyor mu?' diye bir argüman getiriyor. Biz bugüne kadar defalarca, bütün siyasi hayatımız boyunca, 25 yıl boyunca sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz. Bu bizim korkmamız diye bir şey değil. Bizim en sevdiğimiz şey sandık ama Türkiye'nin istikrarı, ulaşılması gereken hedefler, etrafımızdaki tabloya baktığında biz seçimlerin doğru bir şekilde zamanında yapılması gerektiğini ifade ediyoruz." diye konuştu.

Hükümetin, vatandaşın seçimde verdiği süreyi en iyi şekilde değerlendirmekle mükellef olduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

"Basiretsiz bir şekilde ikide bir seçim gündeme geldiği zaman iktidar partisine sorulacak soru, 'size bir süre verdim. Bu sürede Türkiye'nin şu hedeflerine ulaşmanız için. Niçin seçimi gündeme getiriyorsunuz?' olur. Onlar açısından bu, kendilerinin ikide bir kurultay yapması gibi bir gündem. Dolayısıyla kendi kurultay simülasyonunu Türkiye siyasetine yansıtmaya çalışıyor. Bizim açımızdan herhangi bir hükmü yok. İkincisi gerçekten böyle bir şey istiyor olsa bile ki bunu birçok taktik sebeple de yaptığını görüyoruz. Çünkü bugün kefil olduğu kişilerin, uğruna siyaset yaptığı kişiler hakkındaki beyanlardaki çelişkiler de gözüküyor."

Ömer Çelik, "Bu, CHP gibi köklü bir parti için çok vahim bir durum. Geçmişte de tabii ki rakibimizdi CHP. Biz, başka genel başkanlarla da rekabet içerisinde siyaset yaptık fakat bu derece ulusal ve uluslararası gerçeklerden kopuk bir söylem ve CHP yönetimi daha önce hiç görmedik." dedi.

"Bursa'mız için hayırlı uğurlu olsun"

Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin AK Parti'ye geçmesi sonrasında eleştirileri nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Çelik, Bursa Belediye Meclisi'nde çoğunluğun Cumhur İttifakı'nda olduğunu anımsattı.

Çelik, şunları söyledi:

"Belediye Başkanının yargısal süreçler neticesinde görevden alınmasından sonra anayasanın, yasaların öngördüğü demokratik mekanizma işledi. Orada Cumhur İttifakı'nın adayı, Cumhur İttifakı'nın oylarını ve bağımsızların oylarını alarak milletin verdiği irade neticesinde bu sonucu elde etti. Şimdi seçime girmişler, girmemişler bu onların bileceği, kendilerinin bileceği iş, o bizi ilgilendirmez. Belediye Meclis üyelerinin temsil ettiği makam da millet iradesinin neticesinde ortaya çıkmış bir makamdır. Yargısal süreçlerin nasıl alındığı ve konu biliniyor ve her şey kamuoyunun önünde gerçekleşti. Bursa'da vatandaşımızın iradesini, çoğunluğu temsil eden Cumhur İttifakı üyeleri, oradaki bağımsızlarla birlikte bu sonuca imza attı. Kazanan arkadaşımızı tebrik ediyoruz. Bursa'mız için hayırlı uğurlu olsun. Sistem, mekanizma işlemiştir, sonuç tecelli etmiştir."

Ömer Çelik'e, İsrail'in idam yasasına sosyal medyadan tepki gösteren oyuncu Görkem Sevindik'in İsrailli Bakan tarafından tehdit edilmesini nasıl değerlendirdiği de soruldu.

Çelik, İsrail'in kendi anayasal düzenine bir idam cezası getirmediğini, sadece Filistinlilere uygulamak üzere, ırkçı ve ayrımcı bir şekilde Filistinlileri katletmek üzere idam cezası getirdiğini söyledi.

"Bu mekanizmaya bir kılıf uydurulmuştur. O da şudur, bunun parlamentodan geçirilmesi. Herhangi bir parlamentonun böyle bir karara imza atması utanç vericidir. Bu, soykırımdan farksız bir karardır. Sadece belli bir gruba dönük olarak, etnik ya da dini böyle bir karar çıkardığınız zaman bu soykırımcılıktır. Bu dinci bir fanatizmdir, başka bir şey değildir. Bu teopolitik yaklaşım, bu ırkçılık temel insan hakları belgelerinin tamamına, temel insani değerlerin tamamına karşıdır. Esasında bir bütçe sorunu var İsrail iç politikasında. İkide bir Mescid-i Aksa'ya saygısızlık eden, ırkçı fanatik bakan, onun bulunduğu parti ancak bu şartla destek veriyor. Ondan sonra da işte soykırımcı Netanyahu'nun Partisi de bununla birlikte hareket ederek bu kararı çıkarıyorlar. Şimdi Netanyahu ikide bir ne diyordu? 'Biz batı değerlerinin Orta Doğu'daki kalesiyiz, batı değerlerinin Orta Doğu'daki savunucusuyuz' diyordu. Şimdi dönüp Batıya sormak lazım. Demokrasi, insan hakları, hukuk devleti, Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi açısından baktığınızda bu soykırımcı şebekenin aldığı bu Filistinlilere idam kararıyla sizi temsil ettiğini düşünüyor musunuz, düşünmüyor musunuz? Niye Avrupa'da İspanya Başbakanı Sanchez dışında diğer liderlerin sesi çıkmıyor? Başbakan Sanchez'i ve İspanya halkını da tebrik ediyoruz."

"Irkçı, fanatik, İsrailli Bakan tarafından tehdit edilmesi Görkem Bey için bir şeref madalyasıdır"

Sanchez'in söylediği "soylu, asil" sözleri diğer Avrupalı liderlerin söyleyemediği değerlendirmesinde bulunan Çelik, Avrupa devletlerinin sokaklarında Avrupa'nın asil, soylu insanlarının Gazze için sokaklara döküldüğünü ve bundan hiç çekinmediklerini belirtti.

Ömer Çelik, insanlık onuru, insanlık haysiyeti adına Avrupa'nın asil ve soylu insanlarının büyük eylemler gerçekleştirdiklerini ve büyük mesajlar verdiklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:

"Günün sonunda Avrupa'daki yönetimler İsrail'in aldığı bu idam kararı karşısında niye susuyorlar ve İsrail üstelik bunu 'ben Batı değerlerini temsil ediyorum' diyerek söylüyor. Görkem Sevindik çok güzel bir cümle kurmuş. Sanatçı insan onurunu ve insan haysiyetini yüceltir. Sanat insanı yüceltmek için, insani değerlere sahip çıkmak için yapılır. Dolayısıyla Gazze karşısında birçok Batıdaki sanatçı da kariyerlerini tehlikeye atarak çok güçlü mesajlar verdiler. Görkem Sevindik'in verdiği mesaj da çok kıymetli bir mesajdır. Irkçı, fanatik, İsrailli Bakan tarafından tehdit edilmesi Görkem Bey için bir şeref madalyasıdır. Zaten ortaya koyulan şey sanatçının insanla ilgili hassasiyetinden ibarettir. Onun için tebrik ediyoruz."

(Bitti)

Kaynak: AA