AK Parti TBMM Grup Toplantısı
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan: (2) "O garnizonun içinde girip de bayrağı indireni orada her halükarda ne ise alacaksın, indireceksin, gereğini yapacaksın, yapmıyorsan, sorumlusun. Herhalde ben Ankara'dan gelip de oradaki bayrağı indireni oradan indirmeyeceğim, oradaki görevli bunu indirecek"
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Doğu, Güneydoğu'da bazı il ve ilçelerde sergilenen şımarıklığın artık sınırları zorlar noktaya geldiğini belirterek, "O garnizonun içinde girip de bayrağı indireni orada her halükarda ne ise alacaksın, indireceksin, gereğini yapacaksın, yapmıyorsan, sorumlusun. Herhalde ben Ankara'dan gelip de oradaki bayrağı indireni oradan indirmeyeceğim, oradaki görevli bunu indirecek" dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada, olayların ardındaki asıl niyeti anladıkları, asıl gayeyi, hedefi gördükleri, bunun bilgisine vakıf oldukları, yaklaşan tehlikeyi hissettikleri için gövdelerini, canlarını ortaya koyduklarını söyledi.
Haftalarca Türkiye ve dünya kamuoyuna, "Gezi olaylarının nedeni ağaçtır, parktır" diye propaganda yapıldığını anımsatan Erdoğan, olayların nedeninin hiçbir zaman ağaç, park, çevre hassasiyeti olmadığını belirtti. Erdoğan, orada başka hesaplar görülmek istendiğini ifade ederek, hatta içlerinden birinin "Hala anlamıyor musunuz, bu işin sebebi ne ağaçtır ne çevredir" dediğini kaydetti.
Erdoğan, büyüyen Türkiye'de ciddi bir kaos oluşturmak, büyüyen Türkiye'yi yeniden eski günlerine döndürmek amacı taşındığını vurgulayarak, "Aynısını 17 ve 25 Aralık'ta yaptılar. Türkiye içinde ve dışında bunun yolsuzluk operasyonu olduğu algısını yaymaya gayret ettiler. Bu operasyonların yolsuzlukla uzaktan, yakından ilgisi alakası yoktu. Amaç hükümeti yıpratmak, hatta bunun da ötesinde geçip hükümeti devirmek, seçilmiş hükümeti mahkemelerde yargılamak ve mahkum etmekti" dedi.
-"Öfkemizi onlardan sakınmayız"
Gerek Gezi olaylarında gerek 17 ve 25 Aralık operasyonlarında Türkiye'nin çok ciddi tehlike atlattığını, çok büyük bir badireyi aştığını dile getiren Erdoğan, sözlerini, "Hatta, hiç mübalağa etmeden söylüyorum, Türkiye uçurumun kenarından döndü. İnanın eğer Gezi olaylarının, 25 Aralık darbe girişiminin arkasındaki asıl niyeti görmemiş olsaydık, şu anda 77 milyon bugünkünden çok farklı bir Türkiye'de, o eski Türkiye'de yaşıyor olacaktık" diye sürdürdü.
"Bu alçakça saldırılar karşısında öfkeli olmayacağız da ne yapacağız? Bu haince girişimler karşısında dimdik durmayacak, sert, onurlu, omurgalı duruş sergilemeyeceğiz de bunu ne zaman yapacağız?" diye soran Erdoğan, şunları kaydetti:
"Merhum Menderes, son derece nazik, ince, duyarlı bir insandı. Millete yaptığı o kadar hizmetin karşılığında birilerinin gelip kendisini tutuklayacağına, düzmece mahkemelere çıkaracağına, sonra da idam edeceğine hiç inanmamıştı. Canını verdi ama bize de ibretlik miras, ders bıraktı. Sanmayın bu vandallar karşısında yumuşak olursanız geri adım atarlar, sanmayın bu Türkiye düşmanları karşısında müsamahakar olursanız bunlar amaçlarından vazgeçerler. Bizim hürriyetimizi, Türkiye'nin de istikbalini karartmak için yola çıkan hiç kimseye eyvallah etmeyiz, hoşgörü göstermeyiz, öfkemizi de onlardan asla sakınmayız.
Ne diyorlar, 'Başbakan çok sert. Başbakan çok öfkeli' Sen benim hürriyetime, benim ülkemin istiklaline kast edeceksin, bu milletin sofrasındaki ekmeğe gözünü dikeceksin, ben yumuşak başlı olacağım, öyle mi, bunu mu istiyorsun? Sen darbe senaryoları yazacaksın, hazırladığın iddianamelere, 'Dönemin Başbakanı' ifadesini koyacaksın, ben buna göz yuma, öyle mi?"
- "Jandarma da polis de haddini bildirecek"
Erdoğan, Gezi olaylarında, 17 ve 25 Aralık darbe girişiminin başarısız olduğunu belirterek, şimdi terör sorunu üzerinden yeni bir senaryoyu devreye alma hazırlığı içinde olunduğunu söyledi.
Doğu ve Güneydoğu'da bazı il ve ilçelerde sergilenen şımarıklığın artık sınırları zorlar noktaya geldiğini gördüklerini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çıkacak birisi garnizonun duvarlarını aşacak, ondan sonra Türk bayrağını indirecek, o Türk bayrağını indirirken orada olan görevliler seyredecek. Neymiş 'çözüm sürecini sekteye uğratmayalım.' Ne demek ya. O garnizonun içinde girip de bayrağı indireni orada her halükarda ne ise alacaksın, indireceksin, gereğini yapacaksın, yapmıyorsan, sorumlusun. Herhalde ben Ankara'dan gelip de oradaki bayrağı indireni oradan indirmeyeceğim, oradaki görevli bunu indirecek. Çözüm süreci... Böyle bir şey olmaz. Bunun gereği neyse onu yapmaya mecbursun. Askerin, polisin burada bahanesi olamaz, gereği neyse bunu yapacaksın.
Güneydoğu'ya, orada yaşayan tüm kardeşlerime sesleniyorum: Yollar kesiliyor ne olacak, 'çözüm süreci sekteye uğramasın.' Böyle bir mantık olmaz. Gelip yolları kesen, bu eşkıyalara, bu teröristlere orada jandarması da polisi de haddini bildirecek. Durum ne olursa olsun. Bir devletin görevi, yol emniyetini, can emniyetini, mal emniyetini sağlamaktır. Eğer sen bunları görevli olarak yapamıyorsan, orada onlara da biz bütün gerek teftiş gerek onlarla ilgili yapılması gereken uygulamayı yaparız. Bunları tekrar gözden geçireceğiz."
-"Piyondan başka bir şey değiller"
Başbakan Erdoğan, şu anda ilgili bakanlıkların, kurumların gerekli adımları attığını, bazılarının görevden alındığını, alınacak olanların bulunduğunu, gözaltına alınacakların olduğunu söyledi.
Sürecin devam edeceğini bildiren Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti bayrağına bu saldırıyı yapan hain, alçak, arkadan seyreden alçaklar, aslında onları oraya gönderen efendileri tarafından ölmeye gönderilmiş bir piyondan başka bir şey değildir" diye konuştu.
Erdoğan, silahlı efendileri için o piyonun canının, kanının, anne, babasının acısının zerre kadar değeri olmadığını dile getirerek, piyonun vurulup, ölmesi için oraya gönderildiğini söyledi.
Oradaki görevli askeri personelin de gerekli tedbiri almayıp, bayrağın indirilmesine engel olmayarak bir başka istismarın önünü açtığını kaydeden Erdoğan, "Sadece onlar değil, burada başka istismar çeteleri de var. Bu terörist tel örgüyü aşarak garnizonun içine giriyor, bu alçakça eylemi gerçekleştiriyor. Dün de ifade ettim, bu konudaki gerekli araştırma, soruşturma yapılacak, ihmali olanlardan hesap sorulacak dedim. İki tanesi şu anda görev yerleri değiştirilerek, orada görevden alındı. Şu anda bazı zanlılar gözaltına alındı. Kamu görevlileri hakkında da idari soruşturmalar başlatıldı" dedi.
- TBMM