AK Parti TBMM Grup Toplantısı

Son Güncelleme:

Genel Başkan ve Başbakan Erdoğan: (3) "Yani iki adayla değil, aslında biz çok geniş bloka karşı biz bu yarışı (Cumhurbaşkanlığı) sürdürüyoruz.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığı yarışını iki adaya karşı değil, çok geniş blok karşı sürdürdüklerini ve eşit bir yarışın içinde olmadıklarını belirterek, "10 Ağustos'da bütün AK Parti'nin oyunu alacak ama bunun üzerine hatırı sayılır miktarda diğer partilerden kardeşlerimizin de oylarını alacağımıza inanıyorum" dedi.


Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, yaz sıcağına ve Ramazan olmasına rağmen, halkın mitinglere büyük katılım sağladığını söyledi.


Bugüne kadar hiç bir siyasi partiye nasip olmayan, bugün de hiç bir siyasi partinin başaramadığını başardıklarını, gittiği her ilde havalimanlarından miting meydanlarına kadar sevgi gösterilerine mazhar olduklarını belirten Erdoğan, bugüne kadar 7 ilde miting yaptıklarını kaydetti.


Erdoğan, muhalefet partileri ve adayların Cumhurbaşkanlığı seçiminde şartların eşit olmadığını söylediklerini ifade ederek, şöyle konuştu:


"Doğrudur. Gerçekten de diğer adaylarla eşit bir yarışın içinde değiliz. Bütün muhalefet, AK Parti karşıtlığında biraraya geldiler, bize karşı saf tutmuş durumdalar. CHP, MHP, diğer irili ufaklı partiler, marijinal sol örgütler, malum medya kuruluşları, onların yazarları, yorumcuları, kimi iş çevreleri bütün güçleriyle ve imkanlarıyla karşımızdaki adaylara tam destek veriyorlar. Pensilvanya şebekesi aynı şekilde bu adayların arkasında duruyor. Türkiye'nin dış politikasından rahatsız olan bazı uluslararası çevreler de elbette bu adayları destekliyorlar. Yani iki adayla değil, aslında biz çok geniş bloka karşı biz bu yarışı sürdürüyoruz.


Eşit bir yarışın içinde değiliz. Biz bununla da ilk defa karşılaşmıyoruz. 2010 yılında halk oylamasında aynen bu blok karşımızdaydı. Ama hamdolsun yüzde 58 oy oranı ile bu kirli ittifakı boşa çıkardık. 30 Mart seçimlerinde yine bu blok karşımızda idi. Orada da yüzde 45 oy oranıyla, bu kirli blokun Türkiye için hiç bir şey ifade etmediğini ortaya koyduk. Onlar kirli ittifaklar üzerinde hesaplar yapıyorlar, biz ise milletimizle ittifak yapıyoruz. 2007 yılında Anayasa değişikliği halkoylamasına sunuldu, yüzde 69 oranında evet oyu çıktı. 2010'da yine Anayasa değişikliği halkoyuna sunuldu ve yüzde 58 evet oyu çıktı. Bu şunu gösteriyor; CHP'ye gönül veren kardeşlerim doğruyu görüyor ve oyunu bizden yana kullanıyor. MHP'ye gönül veren kardeşlerim de partisinin nasıl kirli ittifak içine girdiğini görüyor ve oyunu bizden yana kullanıyor. HDP seçmeni aynı şekilde onlar da öyle davranıyor. Saadet Partisi'ne BBP'ye gönül veren kardeşlerim de böyle zamanlar da desteğini bizden yana kullanıyor. Hiç endişeniz olmasın, 10 Ağustos'da bütün AK Parti'nin oyunu alacak ama bunun üzerine hatırı sayılır miktarda diğer partilerden kardeşlerimizin de oylarını alacağımıza inanıyorum."


Başbakan Erdoğan, tabanda CHP ve MHP yönetimine yönelik çok ciddi bir tepki olduğunu kaydetti.


CHP'nin kendi siyaseti ve dünya görüşüyle uzaktan yakından alakası olmayan, sanal ve ithal bir adayı, halkla hiç bir irtibatı olmayan bir zatı adeta CHP seçmenine dayattığını belirten Erdoğan, "CHP Genel Müdürü ne diyor: 'Adam gibi tıpış tıpış sandığa gideceksiniz.' Kendi seçmenine ithal, sanal bir aday dayatmakla kalmıyor bir de seçmene kaba bir dille emir, talimat veriyor. Kendi seçmenine 'tıpış tıpış sandığa gideceksiniz' diyen kişi, bir de utanmadan, sıkılmadan çıkıp bize diktatör yakıştırması yapıyor. Eğer diktatör aranıyorsa, senden daha güzel diktatör olmaz. Kendi mesai arkadaşlarıyla bir kez adayın istişaresini yapmayan, sonra da tıpış tıpış sandığa gideceksiniz diye kükreyenden daha başka bir diktatör bulamayız" dedi.



"(Sandığa muhakkak gidin) diye ricada bulunduk"



Başbakan Erdoğan, millette "aman ha sandığa muhakkak gidin" diye ricada bulunduklarını, "bu tarihi anı kaçırmayın, çocuklarınıza anlatacak bir hatırınız olsun, yeni Türkiye'nin harcında sizin de katkınız olsun" dediklerini vurgulayarak, "Ama CHP genel müdürü masaya yumruğunu vurarak, son derece kaba bir edayla, seçmenine talimat veriyor. İnanıyorum ki CHP seçmeni de hem bu dayatmaya hem de bu kaba üsluba sandıkta gereken cevabı verecektir" diye konuştu. Erdoğan, MHP'nin durumunun daha da içler acısı olduğunu, MHP'nin içinde yer aldığı bu kirli ittifakları, pasif ve edilgen tavrı artık seçmenine izah edemez bir duruma geldiğini bildirdi.


MHP'nin 1999 yılında kendisine yapılan onca hakarete rağmen, DSP ve ANAP'la Hükümet kurduğunu ifade eden Erdoğan, 3.5 yıl boyunca MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin en küçük bir itiraz sergilemediğini, dik duruş emaresi göstermediğini, kendisine ne söylendiyse harfiyen yaptığını bildirdi. Başbakan Erdoğan, "Meclis'te 10. Cumhurbaşkanı seçileceği zaman, DSP ile ANAP bir aday buldu, getirdi MHP'ye 'buna oy vereceksin' dediler. MHP de hiç ikiletmeden oyunu verdi, hatta kendi içlerinden çıkan Cumhurbaşkanı adayını Meclis'te tartakladılar, dövdüler; bu Bahçeli çıtını dahi çıkarmadı" dedi.


Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:


"3 Kasım 2002'de MHP bu edilgen ve pasif tavra, özellikle karşı tepkisini ortaya koydu ve MHP'yi Meclis'in dışında tuttu. 2007 yılında MHP yeniden Meclis'e girdi ama bakıyorsunuz aynı edilgen, aynı pasif durum devam ediyor. MHP, CHP'nin kuyruğuna takılıyor, CHP'nin gölgesinde durumu idare ediyor. Burada tekrar soruyorum: MHP milletvekilleri arasından aday olabilecek bir tek kişi yok muydu? MHP Genel Başkanı o kadar aciz bir durumda ki mevcut adayın kendilerine dayatıldığını, her cümlesiyle kırdığı bir potla, yaptığı her lafla ortaya koyuyor. 30 Mart seçimleri öncesinde MHP gitti, Pensilvanya ile ittifak yaptı, Pensilvanya'nın dizinin dibine oturdu. Pensilvanya'nın MHP'nin geçmişinde çok manidar bir yeri var. 12 Haziran seçimleri öncesinde adayların çirkin görüntülerini kaydeden, servis eden işte bu Pensilvanya'dır. MHP il başkanlıklarını dinleyen, MHP vekillerini takip eden Pansilvanya'dır. Türkiye'nin milli değerlerine, kazanımlarına, kurumlarına savaş açan bu Pensilvanya'dır.


30 Mart'ta da MHP seçmeni hem Pensilvanya'ya hem de Pensilvanya ile iş tutan yönetimine gereken dersi vermiştir. Ama Bahçeli bu dersi, mesajı almadı. Şu anda bir kez daha bu ihanet şebekesinin arkasına takıldı. Bu acziyeti gizlemek için de Devlet Bahçeli, sabah akşam edebe, ahlaka, aile terbiyesine sığmayacak hakaretler ediyor. Ağzını istediği kadar bozsun, içinde bulunduğu acziyeti gizleyemeyecek ve gizleyemiyor da. MHP'ye gönül veren, oy veren kardeşlerime soruyorum: Bahçeli'nin bu üslubu MHP'ye gönül veren kardeşlerimi yansıtan bir üslup olabilir mi? Edepten, ahlaktan, aile terbiyesinden nasibini alamamış bu üslup, MHP tabanına hoş gelebilir mi? Bahçeli'deki bu hırçınlık inanın boyun eğmenin, acziyetin, zilletin örtülmesi için sergileniyor. MHP'ye gönül veren kardeşim bu çirkinliğe prim vermeyecektir, ben buna inanıyorum. 10 Ağustos, inşallah halkın oylarıyla Cumhurbaşkanı'nın seçildiği gün olduğu kadar, MHP'de de artık değişimin başlayacağı tarih olacaktır. MHP seçmeni kendisine dayatılan, asla dokunun uyuşmadığı bu adayı reddedecek, partisine gereken mesajı, cevabı çok güzel biçimde verecektir."



"Vizyon belgesini satır satır incelemenizi rica ediyorum"



Başbakan Erdoğan, 10 Ağustos tarihinin eski Türkiye'nin kapılarının kapandığı, eski muhalefet tarzının da hükmünü yitirdiği bir tarih olacağını kaydetti.


Milletin, AK Parti karşısında kurulan bu şer ittifakını, bu ittifakın Türkiye'ye nereye götürmek istediğini de çok iyi gördüğünü, bildiğini ve anladığını belirten Erdoğan, "Cuma günü açıkladığımız vizyon belgesiyle, biz nasıl bir Türkiye hayal ettiğimizi, hedeflediğimizi ayrıntılı şekilde ortaya koyduk. Bu vizyon belgesi henüz sizlere ulaşmadıysa, temin etmenizi ve satır satır incelemenizi sizlerden rica ediyorum. Bu belge inşallah Cumhurbaşkanı olarak seçilirsek, 5 yıllık süreçte neler yapacağımızı, onun ötesinde 2023 yılında neleri gerçekleştireceğimizi çok detaylı bir şekilde ortaya koyuyor" diye konuştu.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, demokratikleşme konusunda 12 yılda çok önemli reformlar yaptıklarını söyledi.


Gelecek süreçte de artık vesayetin olmadığı, çetelerin temizlendiği bir ortamda, daha yoğun şekilde adımları atacaklarını belirten Erdoğan, toplumsal refah konusunda kazanımlarına yenilerini ekleyeceklerini, yeni yatırımlarla Türkiye ekonomisini daha da büyüteceklerini bildirdi. Erdoğan, toplumsal barışın daha da güçlenmesi, kardeşliğin daha da pekişmesi için başlattıkları reform süreçlerinin kesintisiz devam edeceğini vurgulandı.


Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin aktif dış politikasıyla, bölgesinde ve dünyada öncü bir ülke olacağını, bu vasıflarını gelecek günlerde daha da güçlendireceklerini ifade etti.


Eski ve sanal tartışmaların Türkiye'ye hem çok vakit kaybettirdiğini hem de enerjisini, kaynaklarını heba ettiğini belirten Erdoğan, "Gereksiz tartışmalarla vakit yitirmeden, gerginliklerle, kutuplaşmalarla, gereksiz korkularla Türkiye'nin kaynaklarını heba etmeden artık geleceğe, hedeflerimize odaklanmış bir şekilde inşallah yeni Türkiye'yi 77 milyonla birlikte inşa edeceğiz" dedi.


Erdoğan, vizyon belgesini açıkladığı toplantının ardından ortaya çıkan tartışmanın, aslında Türkiye'de kimin uzlaşmadan kimin de kutuplaşmadan yana olduğunu çok net biçimde ortaya koyduğunu bildirdi. Vizyon belgesini açıkladığı o toplantıya toplumun her kesiminden temsilciler çağırdıklarını belirten Erdoğan, "Bunların içinde değerli sanatçılarımız da var. Bir sanatçının ülkesinin geleceği ile ilgili bir toplantıya katılmasından daha tabi bir şey olabilir mi? Biz geçmişte de milli birlik ve kardeşlik projesi kapsamında, teröre sona erdirme çabalarımız çerçevesinde sanatçılarımız, aydınlarımız, sporcularımız ve diğer kesimlerle biraraya geldik ve çok verimli sonuçlar elde ettik. Aynı şekilde akil insanlar heyetinde sanatçılarımız yer aldı, çok önemli görevler ifa ettiler. O günlerde bu çok önemli meselenin çözümüne katkı veren sanatçılarımız ağır eleştirilere maruz kaldı. Bizi mahalle baskısı yapmakla itham edenler, aslında mahalle baskısının alasını kendi çevrelerine yapıyorlar. Bu mahalle baskısını, vizyon belgemizi açıkladığımız toplantının ardından da gördük" dedi.


- TBMM

Kaynak: AA