Akın Gürlek, Çağla Tuğaltay'ın ailesiyle görüştü
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 26 yıl önce evinde boğazı kesilerek öldürülen lise öğrencisi Çağla Tuğaltay'ın ailesiyle bakanlıkta bir araya geldi. Gürlek, şüpheli olan ve yaşamını yitiren 4 kişi için ailenin talebi üzerine başsavcılığın "fethi Kabir" yapmayı uygun bulduğunu, şüpheliler yönünden gerekirse DNA örneği alınabileceğini belirtti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 26 yıl önce evinde öldürülen lise öğrencisi Çağla Tuğaltay’ın ailesiyle bir araya gelerek dosyadaki son gelişmeleri paylaştı. Ailenin talebi üzerine harekete geçtiklerini belirten Gürlek, olayda şüpheli görülen ancak hayatını kaybetmiş olan 4 kişi için "fethi kabir" (mezar açma) işleminin yapılacağını duyurdu.
ÇAĞLA'NIN ANNESİ VE AĞABEYİNİ KABUL ETTİ
Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi Başkanlığı kamuoyunun yakından takip ettiği dosyaları teknik ve koordinasyon desteği anlamında yeniden mercek altına alırken, Adalet Bakanı Akın Gürlek, 5 Haziran 2000’de katledilen Çağla Tuğaltay’ın annesi Gülnur Saygı Tuğaltay, ağabeyi İlker Tuğaltay ve ailenin avukatlarını Adalet Bakanlığında kabul etti.
Yapılan görüşmede aileye başsağlığı dileyen Bakan Gürlek, “Burada bir cinayet var. Devletin bu cinayeti çözmesi lazım. Üzerine gitmesi lazım. Özellikle hayatının baharında tazecik bir genç kardeşimizin vefatı devletin sorumluluğundadır“ diye konuştu.
“SUÇ VARSA MUTLAKA FAİL VARDIR”
Devlet olarak bu cinayetleri çözeceklerini ifade eden Bakan Gürlek tüm imkanların seferber edileceğini vurgulayarak, “Ortada bir suç varsa mutlaka bir fail vardır. Bunu çözmek bizim görevimiz. Bu olaylarda delillerin sıcağı sıcağına toplanması lazım. O zaman toplanmadı demek şu an toplanmayacağı anlamına gelmez. Şüpheli görülen her iz, bulgu ve veri bugünkü teknoloji ve şartlarla yeniden değerlendirilmeli.” dedi.
Bakan Gürlek, Çağla Tuğaltay cinayeti için şüpheli olan ve hayatını kaybeden 4 kişi için ailenin talebi üzerine Başsavcılığın ‘Fethi Kabir’ yapmayı uygun bulduğunu ayrıca yeni şüpheliler yönünden de DNA örneği alınabileceğini ifade etti.
CİNAYETİN ARDINDAN BİNAYA GİRENLERİN DNA’SINA BAKILACAK
Bakan Gürlek, binaya sonradan giren 12 kişinin DNA incelemesinin yapılarak o zamanki cinayet bürosu ekipleri ile görüşülüp, ellerinde farklı bir delil olup olmadığının da soruşturma makamlarınca değerlendirileceğini belirtti.
“FARKLI BİR GÖZLE SÜRECİ HIZLANDIRIYORUZ”
Yeni kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesine de değinen Bakan Gürlek, “Biz soruşturma makamı değiliz, hakimlere savcılara talimat verme yetkimiz yok. Arkadaşlar bu işin profesyoneli, kurduğumuz birimdeki arkadaşlarımız Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, daire başkanı profesyonel. Farklı bir gözle bakıyoruz. Sürecin hızlandırılması ve çözümü için Devletin tüm kurumları nezdinde teknik olarak ne tür imkanlara sahip olduğumuz araştırılarak ilgili kurumların soruşturma makamlarının hizmetine verilmesini sağlıyoruz. Bu konuda ilgili kurumları çalıştırmak ve işlemlerin gereğini takdir etmek tamamen soruşturma makamlarının takdirinde” dedi.
AİLEDEN BAKAN GÜRLEK’E TEŞEKKÜR
Bakan Gürlek aile bireyleri ve avukatların soruşturmayla ilgili ilgili görüşlerini de dinledi. Çağla Tuğaltay’ın annesi Gülnur Saygı Tuğaltay, hassasiyetleri için Bakan Gürlek’e teşekkür ederek, “Şimdiye kadar ben hep ulaşmak istedim. Ama hiçbir geri dönüş alamadım. Bir tek siz ilgilendiniz.” dedi.
Çağla Tuğaltay’ın abisi İlker Tuğaltay da Bakan Gürlek’e yardımları için teşekkür etti.
Aile bireyleri ve avukatlar sosyal medyada hakaret içeren paylaşımlardan ailenin duyduğu rahatsızlığı da dile getirdi.
ÇAĞLA TUĞALTAY CİNAYETİ
15 yaşındaki lise öğrencisi Çağla Tuğaltay, 5 Haziran 2000 tarihinde İstanbul'un Şişli ilçesindeki evinde boğazı kesilerek vahşice öldürülmüştür. Okuldan dönen genç kızın cansız bedeni, annesinin eve gelmesiyle bulunmuş; olay yerinde herhangi bir hırsızlık belirtisine, kapı zorlamasına veya cinsel saldırı bulgusuna rastlanmamıştır.
Yaklaşık 26 yıldır aydınlatılamayan bu faili meçhul cinayet, DNA teknolojisindeki gelişmeler ve şüpheli ifadeleriyle zaman zaman yeniden gündeme gelse de katil zanlısı henüz yakalanamamıştır. Dosya, 2020 yılında yapılan yasal düzenlemelerle zaman aşımından kurtarılmış ve soruşturma günümüzde de devam etmektedir.