Aldığı paraları ne yapacak? Fatma Kınık'ı şikayetten vazgeçen anneden yeni açıklama
Batın Barlas Çeki'nin ölümüne ilişkin davada, babanın ardından anne Hasret Doğan da maddi ve manevi zararının giderildiğini belirterek şikayetinden vazgeçti; Doğan, aldığı tazminatı oğlu adına hayır işlerinde kullanacağını açıkladı.
Eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık'ın kızı Fatma Zehra Kınık Demir'in aracıyla çarparak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Batın Barlas Çeki'nin davasında yeni bir gelişme yaşandı. Daha önce babanın şikayetinden vazgeçmesinin ardından, anne Hasret Doğan da şikayetini geri çekti. Anne Doğan, maddi ve manevi zararının giderildiğini belirterek davadan vazgeçtiğini açıkladı. Süreç kamuoyunda tartışma yarattı.
"TAZMİNATLA OĞLUM ADINA HAYIR YAPACAĞIM"
Kararının ardından eleştirilerin hedefi olan Hasret Doğan, sosyal medya üzerinden yeni bir açıklama yaptı. "Herkesin çok merak ettiği, hatta hesap sormaya kalkıp anneliğimi linçlediği 'tazminat' hakkındaki açıklamamı yapayım" diyen Doğan, verilen tazminatın kişisel çıkar için kullanılmayacağını ifade etti. Doğan, "Evlat kaybeden herkes bilir; ne boğazdan yemek geçer ne göğüsten nefes... Oğlum adına birçok hayır yapılacak olan bu parayla çocuklar gülerken benim evladımın kemikleri sızlamaz; tam tersi ruhu şad olur" sözlerini kullandı.
İşte Hasret Doğan'ın açıklaması;
1. Sosyal medya; haddini bilmeyen, ağzına gelen her şeyi söyleyebilen insanlarla dolu… Bir açıklama yapayım, bunu da kimseye borçlu değilim çünkü bu acıyı ben tek başıma yaşıyorum.
2. Davamdan vazgeçmedim; son mahkememiz aylar önce görüldü ve dava sonuçlandı. 18 ay boyunca verdiğim her türlü mücadeleye rağmen Zehra Kınık şaka gibi bir ceza aldı. Ne kadar isyan etsek de mücadele etsek de adalet sistemini değiştiremediler, ben de değiştiremedim.
3. Benim anneliğim üzerinden konuşanlar, eğer 'hak-hukuk' tanımı yapacaklarsa önce adalet sisteminden başlasınlar. Çünkü ağır bir ceza alıp içeri girmemesi benim suçum değil, kanunların yetersizliğidir! Malum, bir gün bile içeride yatmadı.
4. Davamı bir gün bile sahiplenmemiş, oğlumu bir kez dahi paylaşmamış, Zehra Kınık ile ilgili tek bir tepki göstermemiş birçok insan; bugün beni paylaşıp linç etmek istiyor, çok tuhaf…
5. Keşke yanımızda olsaydınız, her duruşmaya gelseydiniz... Belki o zaman adalet sisteminin, özellikle 'trafikte işlenen suçlar' için 'kazadır' deyip geçiştirilmemesini bir ihtimal sağlayabilirdik. Herkes geri çekildi ve ben tüm mücadelemi tek başıma, üstelik siyasi güce karşı verdim.
6. Her davada olduğu gibi bu davada da 'maddi ve manevi tazminat' terimleri kullanılıyor. Hukuksal yani! Bir annenin evladını 'maddi-manevi zarar' olarak gördüğünü düşünebilen kişiler lütfen kendi aklını sorgulasın!
7. Son olarak herkesin çok merak ettiği, hatta hesap sormaya kalkıp anneliğimi linçlediği 'tazminat' hakkındaki açıklamamı yapayım: Verilen tazminatın boğazdan geçemeyeceğini sizler sadece 'düşünebilirsiniz' ya da bu konuda fikir yürütebilirsiniz ki bu da sizlerin haddi değil. Evlat kaybeden herkes bilir bunu; ne boğazdan yemek geçer ne göğüsten nefes... Bizler nefesi bile yarım alırken; boğazdan, mideden paralar geçirmek ancak bu acıyı bilmeyen insanların yorumudur diye düşünüyorum.
Oğlum adına birçok hayır yapılacak olan bu parayla çocuklar gülerken benim evladımın kemikleri sızlamaz; tam tersi ruhu şad olur. O benim evladım; ben büyüttüm, en çok ben sevdim, ben emek verdim! Hayattayken nasıl onun mutlu olması için ömrümü evladıma adadıysam, orada da huzurla kalması için her şeyi yapmaya devam edeceğim.
8. Kısacası durum şöyle: Yıllarca sürecek 'tazminat davalarıyla' uğraşmak istemiyorum. Asıl bu davaların peşinde koşmak bana göre tuhaf. Eğer müsaade ederseniz; kapı kapı, dava dava koşup bir ton stresle uğraşmaktan yaşayamadığım yasımı yaşayacağım. Hepinize teşekkürler.