Almanya'da Genel Seçime Doğru

Son Güncelleme:

Yeşiller partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir: "Birlik90/Yeşiller partisi olarak bulunduğumuz ortama göre ağzımızı değiştirmiyoruz" "Vizenin kalkmasını istiyoruz" "Bizim önceliğimiz çevre"

Mehmet Güneş - Alman Birlik 90/Yeşiller partisinin Eşbaşkanı Cem Özdemir, hükümetin yaptığı gibi Türk basınına ayrı, Alman basınına ayrı demeç vermediklerini ifade ederek, "Birlik90/Yeşiller partisi olarak bulunduğumuz ortama göre ağzımızı değiştirmiyoruz" dedi.


Yeşiller Eşbaşkanı Özdemir, 22 Eylül'de düzenlenecek genel seçimden önce AA'nın sorularını yanıtladı.


Hükümetin değişmesini ve yerine Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Yeşiller'den oluşan koalisyonun gelmesini istediklerini belirten Özdemir, "Ancak bu, şu anda zor gibi görünüyor. Şansölye Merkel popüler, hükümeti popüler değil. Bizim de görevimiz, Şansölye Merkel'in bu hükümetin parçası olduğunu göstermek. Bir haftamız kaldı ve bu bir haftada o görevi yerine getirmek mecburiyetindeyiz" diye konuştu.


Hükümetin Türk derneklerine ve basınına ayrı, Alman basınına ayrı demeç verdiğine işaret eden Özdemir, "Şansölye Merkel, Türk basınına veya derneklerine giderek 'vizeyi hafifletelim' diyor. Gitsin bunu Alman meclisinde söylesin. Biz bunu destekleriz. Vizenin kalkmasını istiyoruz" ifadesini kullandı.


Bavyera eyaletinin eski başbakanı Günther Beckstein'ın da daha önce Türk basınına vizenin kalkmasını istediğini söylediğini hatırlatan Özdemir, şöyle devam etti:


"Ben kendisine çağrıda bulundum 'gel bunu birlikte söyleyelim' dedim. 'Ama Alman basınında söyleyelim'. Kendisi de 'yok, bu Türk basınına özgü bir mesaj, Almanlara böyle bir şey söylemeyiz, tepki alır' dedi. Biz bunu yapmıyoruz. Birlik90/Yeşiller partisi olarak bulunduğumuz ortama göre ağzımızı değiştirmiyoruz. Bizim için önemli olan bu ülkede herkesin eşit haklara sahip olması."


Seçim hakkının çok önemli olduğunu vurgulayan Özdemir, herkesi, özellikle de Türk kökenlileri sandık başına gitmeye çağırdı.


Özdemir, "Türk ve yabancı kökenli vatandaşların oy kullanma oranı düşük. Hem de oldukça düşük. Bu da neyi beraberinde getiriyor? Bu durumda diğer partilerden arkadaşlarım, 'nasıl olsa bu insanlar sandığa gitmiyor, dolayısıyla bu insanların sorunları belki o kadar da önemli değil' düşüncesine sahip olabilirler. Bunu önlemek istiyorsak hepimize görev düşmektedir" diye konuştu.


Barajı aşarak meclise girmeleri halinde yapılacak çalışmalara da değinen Özdemir, Yeşiller'in önceliğinin çevre ve iklim değişikliğiyle mücadele olduğunu söyledi. Özdemir, diğer görevlerinin Almanya'da yaşayan herkesin ayrım yapılmaksızın eşit şartlarda yaşamasını sağlamak olduğunu kaydetti.


Özdemir, vatandaşlık yasasında uygulanan opsiyon modeline de atıfta bulunarak, iki vatandaşlık arasında seçim yapma mecburiyetini kaldırmak istediklerinin altını çizdi. Özdemir, "AB vatandaşı çifte vatandaş olabiliyorsa Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve üçüncü dünya ülkelerinden gelen vatandaşlar da muhakkak çifte vatandaş olabilmeli" dedi.


Almanya'daki siyasi partiler içerisinde aktif rol oynayan Türk kökenli vatandaşların sayısının gün geçtikçe arttığına dikkati çeken Özdemir, bu sayının artmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.


Koalisyon ortağı olmayı düşündükleri SPD partisinin başbakan adayı Peer Steinbrück'ün geçen günlerde çok tepki alan‚ orta parmağını göstererek poz vermesi konusuna da değinen Özdemir, bu hareketin oy kaybına neden olup olmayacağının seçim akşamı görüleceğini söyledi.


Cem Özdemir, Türkiye ile ilgili düşüncelerini de şu sözlerle ifade etti:


"Benim gönlümdeki parti Yeşiller Partisi'dir. Bu partinin eşbaşkanı olarak diğer partilere aynı mesafede, aynı uzaklıktayım. Türkiye'deki seçmenler Türkiye'deki iktidarı seçiyorlar. Dolayısıyla Türkiye'deki iktidar kimse, muhalefetle nasıl görüşüyorsak onlarla da görüşüyoruz. Ama tabii ki gönlümdeki parti, yeşil parti. Yani Türkiye'de doğaya önem veren, nükleer santral kurmak istemeyen, Türkiye'deki tarım olsun, doğal güzellikler olsun, gelecek kuşaklara taşımak isteyenler. Ben çocuklarımla Türkiye'ye gittiğimde onlara Türkiye'nin güzelliklerini gösteriyorum. Gönül ister ki bu güzellikler ileriki kuşaklarda da kalsın. Yani her taraf beton olmaz. Her taraf asfalt olmaz. Yaylalar kalır. Babamın bana anlattığı eski yaylaları, torunlarım da görsünler istiyorum. Türkiye'de bu mücadeleyi veren arkadaşların yanındayız." - Berlin

Kaynak: AA