Aşık Veysel 53. Yıl Dönümünde Anıldı

Son Güncelleme:

Aşık Veysel, vefatının 53. yıl dönümünde Sivrialan'da anıldı; sevgi ve hoşgörü mesajları verildi.

TÜRK halk edebiyatının usta ismi Aşık Veysel Şatıroğlu, vefatının 53'üncü yıl dönümünde düzenlenen programla mezarı başında anıldı. Vali Yardımcısı Halil İbrahim Yeşilyurt, "Aşık Veysel Şatıroğlu, sevgiyi, hoşgörüyü ve insanlığı, diliyle ve yüreğiyle insanlara aktaran yalnızca bir halk ozanı değil, aynı zamanda derin bir irfanın ve güçlü bir gönül dünyasının temsilcisidir" dedi.

Şarkışla ilçesi Sivrialan köyünde, bugün müze olarak kullanılan evinde, 21 Mart 1973'te yaşamını yitiren halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu'nun ölüm yıl dönümü nedeniyle mezarı başında anma programı yapıldı. Ozanın köyündeki mezarı başında gerçekleştirilen anma programına Sivas Vali Yardımcısı Halil İbrahim Yeşilyurt, Şarkışla Kaymakamı Zekeriya Murat Şahan, Şarkışla Belediye Başkanı Kasım Gültekin, Aşık Veysel'in torunları Sebahattin Şatıroğlu, Çiğdem Özer, sanatçılar Sümer Ezgü ile Lelya Bayramoğulları, köylüler ve öğrenciler katıldı. Sevenleri dualar edip, Aşık Veysel'in mezarına çiçekler bıraktı.

'DÜNYAYI GÖNÜL GÖZÜYLE GÖRMÜŞTÜR'

Aile adına konuşan torunu Çiğdem Özer, dedesinin halkın birlik ve beraberlik içinde yaşaması arzusu ile sazının tellerine dokunduğunu belirterek, "Türk halk edebiyatında var olan ozanlık geleneğinin en önemli halkalarından birini oluşturan rahmetli dedem Aşık Veysel'in 'Benim sadık yarim' dediği kara toprağa kavuşmasının 53'üncü yılında onu doğduğu topraklarda sevgiyle, saygıyla, rahmetle anmak üzere, yad etmek üzere bugün bir araya geldik. Aşık Veysel 20'nci yüzyıl halk şiirine damgasını vurmuş, gerek saz gerekse söz olarak aşık edebiyatımızı renklendirmiş çok önemli bir simadır. Gözlerinin karanlığı, gönlünün aydınlığını etkilememiş dünyayı gönül gözüyle görmüştür. Gözleri görenlerin de nasıl görmesi gerektiğini, bıraktığı eserleriyle bizlere anlatmıştır. Hoşgörüyü, insan olmanın erdemlerini, toprak tabiat sevgisini, vatan- millet sevgisini, vefalı olmayı, Atatürk'e olan aşkını, eğitim ve öğretime verdiği önemi, kadınlarımıza, analarımıza kıymet vermemiz gerektiğini, hep onun şiirlerinden öğreniyoruz. Aşık Veysel birlik ve beraberlik ruhunu kitlelere aşılayan çok önemli bir semboldür" dedi.

'GÜÇLÜ BİR GÖNÜL DÜNYASININ TEMSİLCİSİDİR'

Vali Yardımcısı Halil İbrahim Yeşilyurt ise konuşmasında sazıyla ve sözüyle Türk milletinin hafızasında silinmez izler bırakan büyük ozan Aşık Veysel Şatıroğlu'nu rahmet, minnet ve şükranla yad ettiklerini belirterek, "Bizlere bıraktığı o eşsiz türküler, deyişler, hikmet ve Anadolu sözler için kendisine şükranlarımı sunuyorum. Çok kıymetli konuklar, değerli Aşık Veysel dostları. Anadolu'nun bağrından yetişen Aşık Veysel Şatıroğlu, sevgiyi, hoşgörüyü ve insanlığı, diliyle ve yüreğiyle insanlara aktaran yalnızca bir halk ozanı değil, aynı zamanda derin bir irfanın ve güçlü bir gönül dünyasının temsilcisidir. Onun eserlerinde insan vardır, doğa vardır, hakikat vardır. ve her şeyden öte insanı insan yapan değerler vardır. Sivas'ta doğup büyüyen ancak sesi tüm dünyaya ulaşan Aşık Veysel Şatıroğlu, gönül gözüyle bakmanın ne demek olduğunu bizlere en güzel şekilde göstermiştir. Gözleri görmese de kalbiyle gören, sözleriyle yol gösteren bu büyük ozan engellilerin aşılabileceğini, asıl görmenin yürekle mümkün olduğunu bizlere öğretmiştir. Aradan geçen yıllara rağmen, onun sözü hala diri, sazı yankılıdır. Uzun ince bir yoldan süzülen dizeleri bugün de gönüllerimizi ısıtmaya, yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir" diye konuştu.

SANATÇILARDAN 'UZUN İNCE BİR YOLDAYIM' TÜRKÜSÜ

Mezarı başındaki anma programının ardındın katılımcılar köyde müzeye çevrilen evini ziyaret etti. Burada ses sanatçıları Sümer Ezgü ve Lelya Bayramoğulları kısa bir müzik dinletisi sundu. Ardından ise ozanın ömrünü geçirdiği, balmumu heykelinin bulunduğu odada birlikte 'Uzun ince bir yoldayım' türküsünü seslendirdi.

Burada konuşan sanatçı Sümer Ezgü, "Ben çok heyecanlı ve mutluyum. 1985 yıllarında gelmiştim buraya. O zaman da mezarını ziyaret ettik. Siyah beyaz televizyondu. O zaman biz çocuktuk ve Aşık Veysel'i televizyondan izliyorduk. Çiçeklerin dilini anlatan ozan 21 mart gibi baharın doğanın uyandığı gün toprağa kavuştu. Aslında bu felsefe ölümsüzdür, beden toprakta çiçek olur, ağaç olur ama gerçek anlamda ruh ise sonsuza kadar yaşar. Ama Veysel'in bize bıraktıkları çok güzel sözler ve birlik, sevgi mesajlarıdır. Bizde bu mesajları içimize sindirerek yaşamaya çalışıyoruz. Ozanımıza büyük minnet duyuyorum" dedi.

Kaynak: DHA