Asıl Derdim İnsan Ruhuna Dokunan İşler Yapmak
Hiçbir zaman popüler bir insan olmak istemediğini söyleyen Bülent Ortaçgil "Derdim, sayı olarak daha fazla kişiye ulaşmak değil; derdim, insanların ruhlarına... .
Herkesin bir ağızdan söylediği 'Benimle Oynar mısın?', 'Olmalı mı Olmamalı mı', 'Sensiz Olmaz', 'Eylül Akşamı' gibi sevilen şarkıların sahibi Bülent Ortaçgil; bu akşam Turkcell Kuruçeşme Arena'da vereceği senfonik konser öncesi heyecanını paylaştı. Daha önce Zuhal Olcay ve Teoman'la sahneye çıkan ve bu kez 26 yaylı grubuyla birlikte solo yapacak olan Ortaçgil, "Yılların sanatçısı olmama rağmen yine de heyecan duyuyor hatta biraz da korkuyorum" dedi. Sanat yaşamında hiçbir zaman popüler olmaya çalışmadığını; popülerliğin, yapılan yorumların ve şarkılarını kimin söylediğinin kendisi için önemli olmadığını ifade eden Ortaçgil, "Beni dinleyen de sağolsun dinlemeyen de... Hiçbir zaman beni milyonlarca insan dinlesin gibi bir amacım olmadı" diye konuştu. Usta sanatçıyla, bu akşamki senfonik konserini ve müzik yaşamını konuştuk...
Bu akşam seyirciyle buluşacaksınız. Heyecanlı mısınız?
Heyecan konsere çıkmadan önce oluyor. İşin ciddiyetini fark edince, elin ayağın titreme durumu oluyor. Yılların sanatçısı olmama rağmen biraz da korkuyorum açıkçası ama heyecan size söyletiyor, çaldırtıyor aslında. Olumlu olarak yansıyor sahneye...
ALBÜM ZORUNLU DEĞİL
Senfonik bir konser vereceksiniz bu
kez. Nereden aklınıza geldi şarkıları senfonik olarak çalmak?
Aslında bu yeni bir düşünce değil. İki yıldır üzerinde düşündüğüm, yaparsam nasıl olur diye kafa yorduğum bir durum. Ben çocukluğumdan beri yaylı seslerini duymayı çok severim. Bu konserde 26 kişilik yaylı grubuyla çalacağım. 15 Ekim'de de İzmir'de Devlet Senfoni Orkestrası'nın yaylılarıyla beraber çalacağız.
Daha önce Zuhal Olcay ve Teoman'la sahneye çıkmıştınız. Bu kez tek çıkacaksınız. Bu sizde nasıl bir etki yaratıyor?
Evet, daha önce birlikte sahne almıştık. Bu kez yıllardır beraber çaldığım Erkan Oğur olacak. Yalnız söylüyor olmak beni olumsuz etkilemiyor. Sonuçta şarkılarımı söylerken, tek başına oluyorum. Bu yüzden yalnız çıkacak olmak stres yaratmıyor.
Son albümünüz 'Sen'de yer alan şarkıları da söyleyeceksiniz değil mi?
Tabii ki. Konserde son albümde yer alan şarkıların yanı sıra klasikleşen Ortaçgil şarkılarını da çalacağız.
Siz aslında sürekli albüm yapan biri değilsiniz. Albüm yapma fikrine nasıl bakıyorsunuz?
Ben albüm işini herkes gibi görmüyorum sanırım. Albüm yapmak zorunda değilim tabii ki. Şarkılarım ne zaman hazır olursa, albümümü de o zaman yaparım. Bunun da belirli bir zamanı yok. Son albümümle öncekinin arasında yedi yıl var mesela. Ondan önce de 4 yıl albüm yapmamıştım. En uzun aram da 12 yıl!
TEOMAN MÜZİKTEN VAZGEÇMEZ
Hatta 12 yıllık o dönemde, müziği bıraktığınız da söylenmişti. Gerçekten oldu mu öyle bir dönem, müziği bıraktınız mı?
Hiç öyle bir şey olmadı. Müziğe ben ara vermedim. Müziğin arası olmaz. Sahnede konser vermeyince, albüm yapmayınca müzikten vazgeçtiniz sanılıyor, öyle bir şey yok. Ben yine şarkı yazmaya çabalıyordum. Akşamları Erkan (Oğur) geliyordu, evde çalıyorduk ama bu kez altı kişi dinliyordu. Profesyonel olarak hayatımızı müzikten kazanamadığımız bir dönemdi o. Hiç bir zaman müziğe ara vermedim.
ÜRETKEN BİR ADAM DEĞİLİM
Müziğe ara vermek demişken, Teoman'ın müziği bırakma kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Onunla konuşmadan fikir beyan etmem hoş olmaz ama ben de beklemiyordum böyle bir karar vermesini... Bu adam eline gitarı alıp iki laf etmeyecek mi hiç, diye düşünmüştüm. Müzikten nefret ettiğini sanmıyorum. Biraz nefes almak, dinlenmek istemiştir. Bana kalırsa o da müzikten vazgeçemez.
Neden kendinizi albüm yapmak zorunda hissetmiyorsunuz?
Çünkü ben o kadar üretken bir adam değilim. Yaklaşık 40 yılda 13 tane albüm yapmışım. Üç yılda bir albüm eder kabaca.
Ama yaptığınız şarkılar çok dinleniyor ve seviliyor. Şarkılarınız hep bir ağızdan söyleniyor, konserleriniz dolup taşıyor... Neden sizi sevenleri üzüyorsunuz?
Hiçbir zaman beni milyonlarca insan dinlesin diye bir amacım olmadı. Benim şarkımı 40 yıl önce 20 kişi dinliyordu. 40 yıl sonra 220 kişi dinliyor. Ben hiçbir zaman beni neden 20 kişi dinliyor diye dert etmedim. "Bu nasıl iş böyle, neden bu kadar az insan var?" demedim. 1974'te ilk albümüm iki bin sattığında ne hissettiysem, geçtiğimiz yıl çıkardığım 'Sen' albümünün 30 bin satması da beni aynı derecede etkiledi. Zaten beni dinleyen insan sayısı hiçbir zaman üç milyon olmadı. ve bu kadar çok insanın dinleyeceğini de sanmıyorum!
HAYATIMI KISITLAMAM
Neden böyle düşünüyorsunuz?
Benim derdim sayı olarak daha fazla kişiye ulaşmak değil; benim derdim, insanların ruhlarına dokunan, onları derinden etkileyen daha kaliteli işler yapmak. Ben hiçbir zaman popüler adam haline dönüşmedim. Popülerliğin öylesinden de hoşlanmam zaten. O tehlikeli bir şeydir. Öylesi insanı caydırır, daha başka duygulara yöneltir. Suistimallerin artar. Yaptığın işle değil başka şeylerle uğraşmaya kalkarsın. Ben öyle biri değilim. Benim suratımı yeni yeni bilenler var. Ben yıllardır dolmuşlara, otobüslere binen bir adamdım. Ben hayatımı kısıtlayarak şöhret sahibi olmak istemiyorum. Ne yazık ki Türkiye'de şöhret olduğun zaman; yalnız, izole ve korunaklı bir yaşama doğru itiliyorsun.
#Sayfa#
YAPTIĞIM İŞE FAZLASIYLA İNANIYORUM
Sizin yaptığınız şarkının, başkası tarafından söylenince popüler olması, hatta isminizin bile bu şekilde duyulması sizde rahatsızlık yaratmıyor mu?
Dediğiniz doğru... Çok ünlü şarkıcılar benim şarkılarımı söylediler de insanlar benim ismimden öyle haberdar oldu! Bu bende rahatsızlık yaratmıyor; umurumda bile değil. Ben yaptığım işe fazlasıyla inanıyorum. Buna ve bana inananların sayısından hoşlanırım tabii ama bunu kafama takmam. Bunun bir kitlesel harekete dönüşmesi çabasında olmadım, ondan da hoşlanmam açıkçası. Bu kişisel bir tercih. Benim gibi düşünmeyen, sadece ünlü olmaya çalışan insanlar da yok değil.
POPÜLERLİK KOLAY DEĞİL
Zaten günümüz şartlarında popüler olmak çok kolay. Bir şarkıyla ünlü olabiliyorsunuz. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Ben popülerliğin kolay olduğunu düşünmüyorum. O kadar küçümsemeyelim popülerliği... Yani milyonlarca insanı etkileyecek ürün çıkarmak hiç kolay bir şey değil. 40 milyonun senin şarkını hep bir ağızdan söylemesi çok zor. Güzel bir şey mi, evet çok güzel...
BENİ SEVEN DİNLER...
Hayranlarınızın sizinle ilgili ilginç yorumları var. "Bu ülkenin başına gelen en güzel şeylerden biri", "Bu adamı sevmeyen bir kadına aşık olamam" gibi... Ne diyeceksiniz?
Teşekkür ederim hepsine. Şarkılarımı başkasıyla kıyaslayarak yapmıyorum. Bu yorumlar tabii ki güzel ama ben bir şarkı yapayım da Ahmet'inkinden çok satsın diye şarkı yapmıyorum. Seven dinler, arkamdan gelir.
BENİM DEĞERİMİ ANLAYAMADINIZ
"Yurt dışında olsa daha fazla değeri bilinir" diyenler var. Değerinizi bilemediğimizi düşünüyor musunuz?
(Gülüyor) Değerimi anlayamadınız benim! Bu söylediğin çok hoş bir laf tabii ama bunu cevaplamak bana düşmez. Bu konuda bir rahatsızlık duysam, şarkı yazamam, seninle konuşmam bile.
'Benimle Oynar mısın?', 'Olmalı mı Olmamalı mı', 'Sensiz Olmaz', 'Eylül Akşamı' gibi unutulmaz şarkılarınız var. Tüm bu şarkılarınızın eskimemesini neye bağlıyorsunuz?
Bunu aslında o şarkıları dinleyenlere sormak gerekir. Yaptığım şey, zaman ve mekandan bağımsız bir şey. Yaşadığım şeylerden bir şey çıkarıyorum. Her şarkı kendine özgüdür. Kimini 10 dakikada yazarım, bazısını da 2 yılda. Mesela, 'Eylül Akşamı'nı iki senede yazdım. Bu şarkıların kalıcı olması demek, yıllar geçmesine rağmen aynı duyguları verebiliyor olması demek. Bu, benim başarım mıdır? Evet başarımdır. Ben kendimi çok başarılı görüyorum.
'Aşk Tesadüfleri Sever'de Mehmet Günsür sizin şarkınız 'Eylül Akşamı'nı söylemişti. Ondan sonra daha da popüler oldu şarkı. Peki siz yorumunu beğendiniz mi?
Bir insanın yorumunu beğendim ya da beğenmedim demem. Ama iyi icra ettiğini söylememde sakınca yok. İnsanların geneli beğendi zaten. Müzikle yaşayan biri olarak, ister istemez müziğin ticari kullanım faaliyetlerinin içindeyim. Şarkımı, telifini ödeyen herkes söyleyebilir.
SABAH