Babacan'dan fon krizi değerlendirmesi: "Bu kadar büyük bir dolandırıcılığın siyasetten ve bürokrasiden destek almadan devam etmesi imkansız"
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, fon krizine ilişkin, "Bu kadar büyük bir dolandırıcılığın, bu kadar uzun bir süre siyasetten ve bürokrasiden destek almadan devam etmesi imkansız. Peki bir tuhaflık olduğunu bildiklerini açıklayan üç kişi kime bağlı? Bunların üçü de doğrudan Cumhurbaşkanı'na yani iktidar partisinin Genel Başkanı'na bağlı çalışan insandır. Burada çok açıkça sorulması gereken soru şu; Sayın Erdoğan'ın bu işten haberi var mıydı, yok muydu" dedi. Erken seçim ihtimaline ilişkin konuşan Babacan, "Her şey mümkün" derken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Anayasa'nın ruhu gereği üç dönemini doldurduğunu ve yeniden aday olmaması gerektiğini savundu.
(ANKARA) - DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, fon krizine ilişkin, "Bu kadar büyük bir dolandırıcılığın, bu kadar uzun bir süre siyasetten ve bürokrasiden destek almadan devam etmesi imkansız. Peki bir tuhaflık olduğunu bildiklerini açıklayan üç kişi kime bağlı? Bunların üçü de doğrudan Cumhurbaşkanı'na yani iktidar partisinin Genel Başkanı'na bağlı çalışan insandır. Burada çok açıkça sorulması gereken soru şu; Sayın Erdoğan'ın bu işten haberi var mıydı, yok muydu" dedi. Erken seçim ihtimaline ilişkin konuşan Babacan, "Her şey mümkün" derken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Anayasa'nın ruhu gereği üç dönemini doldurduğunu ve yeniden aday olmaması gerektiğini savundu.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, T24'ten Cansu Çamlıbel'in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Fon soruşturması hakkında değerlendirmelerde bulunan Babacan, Adalet Bakanı Akın Gürlek'inn "Başsavcıyken bu iş bize geldi" dediğini, Hazine ve Maliye Bakanı'nın da Kasım 2025'te "Fonlarla ilgili manipülasyonların farkındayız. Bununla ilgili düzenleme yapacağız" açıklamasında bulunduğunu hatırlatan Babacan, iktidar partisinden ekonomi bakanlığı yapmış bir genel başkan yardımcısının da "Arkadaşlar bizi uyarıyordu. Devlet görevini yapmamış" dediğini aktardı.
"SAYIN ERDOĞAN'IN BU İŞTEN HABERİ VAR MIYDI, YOK MUYDU?"
Babacan, "Bunlar tabii sorulması gereken sorular. Peki bir tuhaflık olduğunu bildiklerini açıklayan üç kişi kime bağlı? Bunların üçü de doğrudan Cumhurbaşkanı'na yani iktidar partisinin Genel Başkanına bağlı çalışan insandır. Burada çok açıkça sorulması gereken soru şu; Sayın Erdoğan'ın bu işten haberi var mıydı, yok muydu" diye sordu.
Fonlarla ilgili yaşananların uzun süredir konuşulduğunu belirten Babacan, şu ifadeleri kullandı:
"Zaten bu kadar büyük boyutta bir dolandırıcılık siyasi iktidardan veya bürokrasi içinden destek almadan yapılamaz. Aslında burada 'veya' değil, 've' ifadesini kullanmak lazım. İkisinin birden olması lazım. Yoksa bu kadar uzun süre devam etmez bu işler. Bu kadar büyük bir dolandırıcılığın, bu kadar uzun bir süre siyasetten ve bürokrasiden destek almadan devam etmesi imkansız. Ben baştan beri şu soruyu soruyorum; Sayın Erdoğan'ın bu işten haberi var mıydı? Bu sorunun cevabının verilmesi lazım."
"MECLİS'TE BİR ARAŞTIRMA KOMİSYONU ŞARTTIR"
SPK ve Borsa İstanbul'un sorumluluklarına da değinen Babacan, Borsa İstanbul'un anormal bir durum gördüğünde SPK'ya rapor etmek zorunda olduğunu, gözetim, denetim ve ceza konusunda ise SPK'nın sorumlu olduğunu söyledi.
SPK üyelerinden birisinin Adalet Bakanı Gürlek'in eşi Elif Gülşah Gürlek olduğunun hatırlatılması üzerine Babacan, Devlet Denetleme Kurulu Başkanı'nın aynı zamanda Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Vekili olduğunu belirtti. Babacan, "Yani şu anda Borsa'yı denetlemesi gereken kişi bu. Bu yapıda kim kimi, nasıl denetleyecek? Onun için ben tekrar tekrar vurguluyorum; mecliste bir araştırma komisyonu şarttır. Bir araştırma komisyonu kurulmadan mevcut yapı içerisinde ne yargı ne de DDK işini yapabilir" ifadesini kullandı.
Babacan, Fon Koordinasyon Kurulu'na ilişkin ise "Fon Koordinasyon Kurulu'nun içindeki insanlar bizzat bu krizi yakalayamamış, yönetememiş. Görevini ihmal etmiş insanlar var orada" dedi.
"SPK VE BORSA İSTANBUL'UN YÖNETİMİNDEKİ İNSANLAR GÖREVDEN ALINMALI"
Babacan, Fon Koordinasyon Kurulu yerine "Task Force", yani "Görev Gücü" oluşturulmasını önerdi. Görev gücünün beş kişiden oluşması gerektiğini belirten Babacan, şöyle konuştu:
"Üye sayısı beş olmalıdır ve teknik boyutları çok iyi bilen insanlardan oluşmalıdır. Bu kişilerin arasında daha önce görevini ihmal etmiş kişiler olmamalıdır. SPK ve Borsa İstanbul'un yönetimindeki, sorumluluk silsilesindeki insanları görevden almadan ve acil bir görev gücü kurmadan bu iş çözülmez. Çözülüyormuş gibi yapılır ama çözülmez."
"MİLYARLARCA DOLARLIK ÜÇKAĞIDI NASIL GÖRMEZ?"
Babacan, Türkiye'deki finansal hareketlerin devlet kurumları tarafından görülmemesinin mümkün olmadığını kaydetti. Merkez Bankası'nın sermaye hareketlerini gördüğünü, MASAK'ın da bu hareketleri takip edebilecek bir kurum olduğunu belirten Babacan, "Türkiye'de Maliye milyonlarca banka hesabını kira geliri yakalamıyor mu? Daha beyanname dönemi gelmeden yakalıyor. Milyonlarca insanın banka hesabını tarayıp '10 bin TL kira gelirinin beyannamesini ver, vergisini ver' diyen bir sistem milyarlarca dolarlık üçkağıdı nasıl görmez. Hemen radara takılır bu işler, atlanmasının imkanı yok" dedi.
"FON SKANDALI SORUNUNUN ÇÖZÜLMESİ TÜRKİYE'NİN BEKA MESELESİ"
Babacan, Morgan Stanley Corporate International'ın ağustos ayında Türkiye'ye ilişkin bir uyarı yayımladığını belirterek, bazı hisse senetlerinin ve fonların fiyatlarında anormallikler görüldüğünün ifade edildiğini söyledi.
Türkiye'de vatandaşların hala bu işlemlerin kimler tarafından yapıldığını bilmediğini belirten Babacan, bu bilgilerin başka ülkelerin elinde bulunmasının "çok tehlikeli" olduğunu ifade etti. Babacan, "Bugün fon skandalı nedeniyle Türkiye'nin karşı karşıya olduğu sorunu çözmesi ise memleketin beka meselesi" değerlendirmesinde bulundu.
"ARTIK KANALİZASYON TAŞTI"
Fon soruşturmasını "dönüm noktası" olarak değerlendiren Babacan, iktidarın bugüne kadar bazı sorunların üzerini kapattığını savundu. Babacan, "Bugüne kadar hani bir sürü pislik oldu, üzeri kapatıldı, 'kol kırılır yen içinde kalır' denildi. Ama şu anda artık kanalizasyon taştı" dedi.
AK Parti seçmeninde duygusal kopuş olduğunu belirten Babacan, "Eğer bugün doğru işler yaparsa kendi seçmenini ikna edebilir. AK Parti seçmeninin dünyası yıkıldı. Zaten çok büyük bir duygusal kopuş var. Eğer yanlışta ısrar ederse duygusal kopuş derinleşir" diye konuştu.
"TÜRKİYE'DE SEÇİM OLACAK"
Babacan, erken seçim ihtimaline ilişkin ise "Sağ gösterip sol vururlar. Yapmadığı iş değil. Erdoğan bir dönem, hatırlarsınız, 'Erken seçimden bahsetmek vatana ihanettir' dedi. Hemen birkaç ay sonra baskın seçimi yaptı. 55 günde seçim yaptı. Her şey mümkün" dedi. İktidarın sözlerine güvenilmemesi gerektiğini kaydeden Babacan, "Bunlar sözlerine hiç güvenmemek lazım. Yani böyle insanları ve muhalefeti rehavete sürükleyip pat diye seçim de yapabilirler" ifadelerini kullandı.
Türkiye'de seçim olmayabileceğine yönelik tartışmanın tehlikeli olduğunu söyleyen Babacan, "Türkiye'de seçim olacak ve bizler de iktidar değişikliği için sonuna kadar mücadele edeceğiz" dedi.
SEÇİMLERDE İTTİFAK KONUSU: "HALKALARI GENİŞLETECEĞİZ"
Babacan, DEVA Partisi'nin seçim ittifaklarına ilişkin ise "Halkaları genişleteceğiz" dedi. YENİ Parti ile seçim ittifakının gündemde olup olmadığına ilişkin soruya Babacan, "Yeni Parti'nin şu anda böyle bir arayışı yok. İleride ne oldu bilmiyorum. Yani onlar şu anda ittifak siyasetinin içinde değiller. 'Seçim günü gelince bakarız' diyorlar" yanıtını verdi.
DEVA Partisi'nin bugünden kendi siyasi alternatifini oluşturmaya başladığını belirten Babacan, "Biz ise bugünden kendi güçlü alternatifimizi, kendi ana bloğumuzu kendimiz oluşturmaya başladık. Yani biz bugünden ittifaka başladık. 'O gün gelince bakarız' demekle bizim yaptığımız tercih başka şeyler" ifadesini kullandı.
YENİ Parti ile seçim ittifakını kategorik olarak reddetmediğini belirten Babacan, CHP seçmeniyle ilgili de "CHP'nin ana kitlesiyle bizim hiçbir sorunumuz olamaz. CHP seçmeniyle hiçbir problemimiz olmaz çünkü onları tanıyorum" dedi. Babacan, DEVA Partisi'nin ortak Türkiye hedefinde buluşabileceği partilerle görüşebileceğini belirterek, "İleride ortak Türkiye hedefinde, ortak Türkiye ideallerinde samimi bir şekilde buluşacağımız herkesle de oturur konuşuruz. Öyle seçim fırsatçılığı olmaması gerekiyor. Seçim yaklaşınca aritmetiğe bakıp fırsatçılığı yapmak başka şey, bizim peşinde olduğumuz başka şey" dedi.
"ERDOĞAN ÜÇ DÖNEMİNİ DOLDURDU"
Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden adaylığı tartışmasına ilişkin de Erdoğan'ın Anayasa'nın ruhu gereği yeniden aday olmaması gerektiğini savundu. 2014, 2018 ve 2023 seçimlerini hatırlatan Babacan, "2014 Sayın Erdoğan'ın birinci dönemiydi, 2018 ikinci dönemiydi, 2023 de üçüncü dönemi" dedi.
Babacan, 2023 seçimlerinden önce DEVA Partisi olarak YSK'ye Erdoğan'ın aday olamayacağı yönünde dilekçe verdiklerini belirterek, "Anayasa'nın ruhu aslında iki dönemdir" ifadelerini kullandı.
"Yani size göre Erdoğan bir daha aday olamaz" ifadesi üzerine Ali Babacan, "Erdoğan üç dönemini doldurdu, olmaması gerekir. Anayasa'nın ruhu bunu gerektirir ama 360 oyu yakalarsa tekrar aday olacak, öyle görünüyor yani" diye konuştu.