Bakan Çağlayan(2): Sarkozy Akla Ziyan Bir İş Yaptı

Son Güncelleme:

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan Fransız şirketlerin CEO'ları ile görüştü Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan Fransız şirketlerin CEO'ları ile görüştü.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan Fransız şirketlerin CEO'ları ile görüştü Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan Fransız şirketlerin CEO'ları ile görüştü. Çağlayan görüşmenin ardından, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'in yapmış olduğu işi "akla ziyan' bir iş olarak değerlendirerek, "Fransız şirketleri ile görüşmemizde bunun kesinlikle Fransız halkının görüşlerini yansıtmadığını ve Türkiye'ye yatırım yapmış olan Fransız sermayeli şirketlerin kesinlikle bunu tasvip etmediği bir konu olduğunu ifade ettiler" dedi.


Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan Fransız şirketin CEO'ları ile görüştü. Görüşme sonrasında açıklamalarda bulunan Bakan Çağlayan, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'in yapmış olduğu işi "akla ziyan' bir iş olarak değerlendirerek, "Fransız şirketleri ile görüşmemizde bunun kesinlikle Fransız halkının görüşlerini yansıtmadığını ve Türkiye'ye yatırım yapmış olan Fransız sermayeli şirketlerin yöneticilerinin ve onların buradaki temsilcilerinin kesinlikle tasvip etmediği bir konu olduğunu ifade ettiler. Her biri "biz zaten bu konuda olayın ilk başından beri bu meseleye duyarlıyız. Bu duyarlılığımız göstergesi olarak da firmalarımızın Fransa'daki yetkilileri Fransız kamuoyu, senatosu, parlamentosu ile sürekli görüşme içinde olduklarını ifade ettiler" dedi.


-YANLIŞ DÜZELTİLECEK-


Bakan Çağlayan, "Bugün akşam olacak meselenin aklı selim içinde Fransız Parlamentosunun ve Fransız Senatosunun değerli üyelerinin şu ana kadar yapmış olduğu çalışma istenilen seviyeye yani 60'a kavuşacağı konusundaki ümidimizi muhafaza ediyoruz. Bu ümidimizi muhafaza etme derken şu yanlış anlaşılmasın; bu yapılacak olan düzeltme Fransa'nın ve Fransız halkının devletinin bir yanlışının düzeltmesi olacak. Kendi yanlışlarını Sarkozy'nin yapmış olduğu yanlışın düzeltilmesi gibi bir anlam taşıyor.Bu durumun altını çizmek istiyorum" ifadelerini kullandı.


Bu durumu "popülist bir davranış' olarak değerlendiren Bakan Çağlayan, "Bu davranışın hiçbir şekilde fayda getirmeyeceğini herkes biliyor. Bu anlamda yapılan değerlendirmeler son derece önemli bunu Fransa adına bir talihsizlik olarak değerlendiriliyor. Bunun asla Fransız halkının, Fransız şirketlerinin hiçbir şekilde görüşünü yansıtmadığını, bunun sadece Sarkozy'nin kişisel bir konuşu olduğunu ve siyasetteki son günlerini bu şekilde kurtarma çalıştığı konusunda hepimiz aynı fikri aynı kanaatti paylaşıyoruz" diye konuştu.


-AKLIN POPÜLİZMİ YENECEĞİNE İNANIYORUM-


"Aklın popülizmi yeneceğine inanıyorum" diyen Bakan Çağlayan, bu aklın popülist düşünceyi oradan elde edilmesi düşünülen birkaç oy avcılığını yeneceğini ifade etti.


Bakan Çağlayan, "Yapılan yanlışın bu akşam milletvekilleri ve senatörler tarafından atılacak olan imzalarla bu yanlışın düzeltileceği konusunda bir hasla toplantıya katılan şirketlerin temsilcileri bunu ifade ettiler" dedi.


-ŞİRKETLER TÜRKİYE'DE DAHA FAZLA BÜYÜMEK İSTİYOR-


Toplantıya katılanlardan bazılarının 20-30 yıldır Türkiye'de olduklarını belirttiğini söyleyen Bakan Çağlayan, "Türkiye ile ilgili planlarında daha 20-30 yıl Türkiye'de kalmak istediklerini ve şirketlerini Türkiye'de daha fazla büyütmek istediklerini, bir Türk şirketi olarak istihdam için önemli olduklarını tekrar tekrar ifade ettiler. Son derecek karalı olduklarını, bu konuda en az bizler kadar onların da rahatsız olduklarını aktardılar. Hatta bir Fransız altını çizerek söylüyorum, "keşke bizim politikacılarımızda aynen sizler gibi hassas ve duyarlı olsalardı' dedi" şeklinde konuştu.


-"TARİHİ YASAL BİR GERÇEĞİ TANIMLAMAK İÇİN İDDİADA BULUNMAK DEMOKRATİK OLMAYAN REJİMLERİN ÖZELLİĞİDİR'-


Bir şirketin yönetim kurulu başkanının Fransa'da bu olaylarla ilgili Fransa'nın en büyük gazetesinde yayımlamış olduğu önemli bir makalesini okuduğunu anlatan Bakan Çağlayan şöyle devam etti:


"Bir Fransızın gözünden konu ele alınmış. "Bu kanun tasarısı gerek tehlikeli ve üretkenlik karşıtıdır. Parlamentonun rolü daha ziyade cezai yatırımlar söz konusu olduğunda tarihsel gerçekler konusunda bir değerlendirme yapan ve bunları destekleyen kanunları kabul etmek değildir. 1995 yılında Yahudilerin sürgün edilmesindeki sorunun kabul edilmesi için Jak Şirak'ın konuşmasını bekleyen Fransız devletinin verecek dersi yoktur' diyor. bu değerli firmanın genel müdürü, "Bu Ermeni Soykırımı hakkında inceleme görevi yapmak Türkiye'ye bağlıdır. Bu yıl izin olacaktır. Yakın zaman tarihçilerin ancak gerçek ses avcılarının seçim nedenleriyle bu meseleye destek veren milletvekillerinin oylarının önemini iyi tartmaları gerekmekte. Hiçbir demokrasi kanunla resmi tarih oluşturamamıştır. Aksine tarihi yasal bir gerçeği tanımlamak için iddiada bulunmak demokratik olmayan rejimlerin özelliğidir' diyor. Son olarak "bu tasarı üretkenlik karşıtıdır, otomobilden bankacılığa, distribütörlükten, sigortacılığa kadar Fransa ekonomisinin Türkiye'deki varlığı önemlidir. Binlerce işçi ve işleri orana çalışmaktadır. Yanlış nedeniyle Fransa'nın çok güçlü büyüme içindeki ve bölgedeki müttefiki olan ve buna göre davranmaya devam eden bu ülkeden uzaklaşması üzücü olacaktır' şeklindeki açıklamasıdır. Bu açıklama her şeyi açıklıyor."(ANKA/DEVAM) - Ankara

Kaynak: ANKA