Bakan Faruk Çelik, İş Sağlığı ve Güvenliği Seminerinde Konuştu
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) tarafından düzenlenen "İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun Getirdiği Yenilikler ve Uygulama Boyutu" başlıklı seminerde konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, dünyada uluslararası...
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) tarafından düzenlenen "İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun Getirdiği Yenilikler ve Uygulama Boyutu" başlıklı seminerde konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, dünyada uluslararası kuruluşların etkinliğinin azaldığı bir sürecin yaşandığının altını çizdi. Güçlünün haklı olduğu bir süreç yaşandığını ifade eden Çelik, bunun da halklar ve gelecek açısından endişe verici bir boyut olduğunu vurguladı.
TAŞIN ALTINA BÜTÜN GÖVDEMİZİ KOYDUĞUMUZU EN İYİ SİZLER GÖRÜYORSUNUZ
Çelik, Avrupa Birliği (AB) sürecinin Türkiye için önemine işaret ederek, "AB süreciyle ilgili elde edilmesi gereken, ulaşılması gereken hedefler konusunda yoğun olarak çalışmalarımızı sürdürürken, Avrupa Birliği nezdinde soru işaretlerinin oluşması, Türkiye'nin katılımında da öte, bizzat Avrupa Birliğinin geleceği ile ilgili soru işaretlerinin oluşması önemli bir gelişmedir. Tabii ülkemiz açısından olaya bakacak olursak, ülkemizde önemli gelişmeler var. Bunların başında 30 yıldır kan kaybettiğimiz, ülkenin gelişmesine, büyümesine ve geleceğini çok daha rahat görebilmesine engel olan terör belasından kurtulma konusunda da hükümet olarak çok ciddi bir riski ve taşın altına bütün gövdemizi koyduğumuzu, TÜSİAD olarak tahmin ediyorum ki, en iyi sizler görüyorsunuz. Ülkemizin geleceği için yapılması gereken bir faaliyet, adım olarak düşünüyorum. Yüzde 50 oy almış bir siyasi iktidarın Türkiye'nin en kronik sorununu çözmeme gibi bir lüksü olamaz. Bu riski almamız gerekirdi ve şartlar oluştukça da bu süreçle ilgili alınması gereken önlemler ve neticesinde de terörden, silahtan arınmış bir Türkiye anlayışı noktasında, sürecin olumlu ilerlediğini ve bu sürecin başarıya ulaşması halinde iş dünyamızı da, çalışanlarımızı da, çalışma hayatımızı da, toplumsal yaşamımızı da ilgilendiren ve Türkiye'nin geleceği açısından çok daha ümitvar olacağımız bir süreci yaşayacağımıza, göreceğimize inanıyorum" diye konuştu.
SAĞLAM BİR GEÇMİŞİMİZ VAR
Üç dönem Bursa milletvekilliğinden sonra bu dönem Şanlıurfa'dan milletvekili olmasından dolayı o coğrafyada yaşayanları yakından tanıma fırsatı bulduğunu anlatan Bakan Çelik, "Birçok yanlışın yapıldığı, birçok eksikliklerle vatandaşın karşı karşıya bırakıldığı, birçok haksız işlemlerle vatandaşın karşı karşıya kaldığı, devlet erkini yanında hissetmesi gerekirken, başka unsurların devletin adına iş yapıyor olmasından kaynaklanan sorunlar iki ara bir dere değil, üç ara bir derede kalan bir sosyal hayatın tabii ki, neler doğuracağını sizler de çok iyi tahmin edersiniz. Netice itibariyle olay kana dönüşmüş, kan kinin oluşmasına, kin de yeni kan dökülmesine sebep teşkil etmiş ve 30 yıldır kan kaybeden bir toplum noktasında, çok acılar yaşanmıştır. Bu acıların son bulacağı ümidiyle çalışmalarımız inşallah başarıya ulaşacak ve Türkiye hak ettiği noktaya taşınmış olacak. Sağlam bir geçmişimiz var. Bir çok şeyler denenmiş ama ayrıştırma mümkün olmamış. Çanakkale'de, Sarıkamış'ta rastgele birlikte yatmıyor ecdadımız. Geleceği de birlikte inşa etmemiz için hiç bir engel olmadığını düşünüyorum" dedi.
MAKEDONYA HER YIL YOK OLUP GİDİYOR
Faruk Çelik, iş sağlığı güvenliği konusunun çalışma hayatının vazgeçilmezi noktasında olduğuna işaret ederek, "Rakamlar veriliyor. Genel itibariyle baktığınız zaman her yıl bir Kuveyt nüfusu kadar bir devlet yok olup, gidiyor. Makedonya her yıl yok olup gidiyor. 2 milyonun üzerinde nüfusu kaybediyoruz her yıl iş kazalarında ve meslek hastalıklarında. Maddi boyutu itibariyle baktığınız zaman 600 milyar dolardan 2.4 trilyon dolara kadar yükselen maddi kayıplarla karşı karşıyayız. Türkiye'de 2012 yılında bin 27 kişi iş kazalarında hayatını kaybetmiş. 100 bin işçide 2002'de 16.8 yani 17 işçimiz hayatını kaybediyordu yılda. Şimdi yılda 100 bin işçide 9 işçi hayatını kaybediyor. Bu işin çözümü kamu, işçi ve işverenin birlikte çözeceği bir olaydır" diye konuştu.
12-13-14 SAAT ÇALIŞTIRILAN İŞÇİLER VAR
Kıdem tazminatı konusuna da değinen Bakan Çelik, "Asgari ücret veriyorsunuz, bir yıl değil, beş yıl vermeye devam ediyorsunuz. Asgari ücret bir taban, bir koruma ücreti. Bunda anlaşamıyoruz, bazen medyayla da anlaşamıyoruz. Diyoruz ki, bir koruma ücreti bu, bundan aşağı teklif edemezsin anlamında bir ücret, bundan yukarı veremezsin anlamında değil ki. Bundan yukarı verebilirsin, ama ağaşı teklif edemezsin. Taşeron işçilerinin karşı karşıya bulunduğu gerek çalışma süreleriyle ilgili ciddi sıkıntılar var. 12-13-14 saat çalıştırılan işçiler var. Ne asgari ücretin üzerinde bir ödeme, ne mesai ücreti, ne yıllık izin, ne de 11 ay 29 gün ve 11 ay 15 gün çalıştıkları için kıdem tazminatında tazminattan hak edebilmek gibi bütün haklardan yoksun. Bunun sürdürülebilirliği yoktur, bu işi çözmemiz gerekiyor" dedi.
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz da, iş güvenliğiyle ilgili eğitimler verilmesi, bilinç düzeyinin arttırılması ve çok önemli bir konu olarak kayıt dışı çalışmanın önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, "Ülkemizde nitelikli insan kaynağına duyulan ihtiyaç, iş sağlığı ve güvenliği alanında da geçerlidir. Bu alanda yeterli sayıda ve nitelikte insan kaynağımızın hizmet vermesi, uygulamanın etkinliği açısından önem taşıyacaktır. İş sağlığı ve güvenliği alanında işletmelerdeki iyi uygulamaları ödüllendiren bir yaklaşımın ön plana çıkarılmasının, özendirici niteliğiyle etkili bir yöntem olacağını da düşünüyoruz" dedi. TÜSİAD olarak sadece kendi iş yerleri için değil, ekosistemlerinde yer alan tedarikçi, bayi gibi tüm iş paydaşlarının da iş sağlığı ve güvenliği konusunu hassasiyetle ele almasını önemsediklerini söyleyen Yılmaz, bu yılki öncelikli çalışmalarından birinin sürdürülebilir değer zinciri konusunda olacağını aktardı. Yılmaz, "İnsana verilen değerin bir ölçüsü olarak iş sağlığı ve güvenliği konusu, hepimize ciddi sorumluluklar yüklüyor. Tüm işverenler, çalışanlar ve kamu kesiminin de işbirliğiyle güvenli ve sağlıklı çalışma koşullarını yaratmak ve Türkiye'nin iş güvenliği sicilini düzeltmek zorundayız" diye konuştu.
(BB) - İstanbul