Bakırhan'dan İran Açıklaması

Son Güncelleme:

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İran'daki savaşa karşı tavrını net bir şekilde açıkladı.

1) TUNCER BAKIRHAN: BİZİM İRAN'DAKİ SAVAŞA İLİŞKİN TAVRIMIZ NETTİR

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Bizim İran'daki savaşa ilişkin tavrımız nettir. Biz ne emperyalist müdahaleyi ne de baskıcı idam sehpası kuran molla rejimini destekliyoruzö dedi.

DEM Parti Van İl Başkanlığı öncülüğünde nevruz kutlamaları, 'Özgürlük ve Demokrasi Nevruzu' sloganı ile Van Kalesi'nin güneyindeki Atatürk Kültür Parkı'nda yapıldı. Polisin güvenlik önlemi aldığı alana gelenler, kurulan 2 güvenlik barikatından geçirildi, üst aramaları yapıldı. Kutlamalara, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Dem Parti Van milletvekilleri, yurt içi ve yurt dışından davetliler katıldı.

Alanda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Orta Doğu'nun yangın yeri olduğunu belirterek, "Neredeyse Orta Doğu'nun her başkentine bombalar yağıyor. Sınırlar yara bere içerisinde. Bunun tek bir sebebi var. Demokrasi olmayan ve ülkesinde özgürlük olmayan bütün ülkelerde huzur yok. Demokratik değerleri benimsemeyen ülkeler, hegemonik güçlerin, emperyal güçlerin müdahalelerine zemin hazırlıyor. Bakın, hemen yanı başımızda İran var. İran yıllarca şah rejiminin zulmünü gördü. 40-50 yıldır da molla rejiminin zulmünü görüyor. İran'da demokrasi olmadığı için Kürtlerin, Beruçların, Azerilerin, kadınların ve farklı yaşam biçimi olan insanların demokratik hakları dikkate alınmadığı için İran yıkımı yaşıyor. Bizim İran'daki savaşa ilişkin tavrımız nettir. Biz ne emperyalist müdahaleyi ne de baskıcı idam sehpası kuran molla rejimini destekliyoruzö dedi. Bakırhan, İran'ın, kimliklerin özgür olduğu bir yaşamla huzur bulabileceğini söyledi.

'SÜREÇ SADECE KÜRTLERİN DEĞİL, 86 MİLYONUN SÜRECİDİR'

Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Değerli arkadaşlar, bakın 27 Şubat'ta Öcalan'ın çağrısını hep beraber gördük. Aslında Öcalan bu baskı ve emperyal müdahaleleri ön görerek böyle bir süreç başlattı. Öcalan'ın amacı İran'ın da bölge ülkelerinin de emperyal müdahalelere uğramaması için kendi ülkelerindeki hakların ve inançların demokratik haklarının tanınması içindi. Ama İran bunu okumadı ve anlamadı. Bugün kendi halkına bir kırım ve zulüm getirdi. 27 Şubat Orta Doğu'daki karanlığa bir ışıktı, bir aydınlıktı. Onun için 27 Şubat deyip küçümsememek lazım. Van'dan 2-3 çağrı yaparak konuşmamı bitirmek istiyorum. Önce devlete ve iktidara bir çağrı yapıyorum. Gelin demokratik dönüşüme duyarlı bir hale gelin diyoruz. Kurtuluşta Kürtler vardı, öyle mi? Çanakkale'de biz vardık. Gaziantep'te Vanlılar vardı. Urfa'da Karslılar, Siirtliler ve Amedliler vardı. Kurtuluşta olan Kürtlerin hakkını ve hukukunu teslim edin diyoruz. Bir mesajımız da Türkiye kamuoyuna. Bu süreç sadece Kürtlerin süreci değil, 86 milyonun sürecidir. Demokrasi sadece Kürtler için değil, Türkiye'de yaşayan herkes içindir. Herkes müsterih olsun. Bu süreç Türkiye'yi bölen bir süreç değil, aksine birleştiren, kardeşleştiren, eşitleştiren bir süreç olacaktır. Onun için Türkiye'de yaşayan bütün yurttaşlarımızın bu sürece katkı sunmasını istiyoruz."

Kaynak: DHA