Trump–İsrail–Epstein üçgeni: Eski Başbakan da ondan yardım istemiş
Jeffrey Epstein davasında gizliliği kaldırılan belgeler, 2016 ABD Başkanlık seçimleri öncesinde Tel Aviv-Washington hattında kurulan beklenmedik bir lobicilik ağını deşifre etti. Ortaya çıkan yeni e-postalarda; eski İsrail Başbakanı Ehud Barak'ın, dönemin başkan adayı Donald Trump'a ulaşmak ve onu İsrail medyasına röportaj vermeye ikna etmek için Epstein'in nüfuzunu devreye soktuğu anlaşıldı.
ABD'de çocuk istismarı ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein, bu kez İsrail ve ABD siyasetinin kesiştiği dikkat çekici bir yazışmayla gündemde. Kamuoyuna yeni açıklanan belgeler, Trump–İsrail basını–Epstein hattında perde arkasında yürütülen bir temas trafiğini ortaya koydu.
BARAK'TAN EPSTEİN'E: TRUMP İÇİN MEDYA ARABULUCULUĞU
Açıklanan belgeler arasında, Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak'ın 2016 yılında Epstein'e gönderdiği bir e-posta da yer aldı. Yazışmada Barak'ın, dönemin ABD başkan adayı Donald Trump'ı İsrail basınına röportaj vermeye ikna etmesi için Epstein'den yardım istediği görülüyor.
"SARIŞIN BAYAN GÖNDERMEYE HAZIRLAR"
Barak, e-postasında İsrail televizyonu Kanal 2'nin Hillary Clinton ile röportaj ayarladığını hatırlatarak, Trump'ın da Kanal 10'da benzer bir programa ilgi duyup duymayacağını sordu.
Mesajda yer alan şu ifade ise özellikle dikkat çekti: "İsraillilerin ve özellikle İsrail'deki ABD vatandaşlarının büyük çoğunluğu bu röportajı izleyecektir. ABD'ye önde gelen sunucularını, yetenekli ve pozitif bir (sarışın) bayanı göndermeye hazırlar."
BELGELER ADALET BAKANLIĞI TARAFINDAN AÇIKLANDI
Söz konusu e-posta, ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'ın, Epstein soruşturmasına ilişkin 3 milyondan fazla yeni dosyanın kamuoyuyla paylaşıldığını açıklamasının ardından ortaya çıktı. Belgeler, Epstein'ın yalnızca bireysel suçlarıyla değil, üst düzey siyasi ve medya çevreleriyle olan temaslarıyla da yeniden tartışılmasına yol açtı.
GİRİŞİM HAYATA GEÇİRİLEMEDİ
İsrail basını, yazışmanın 2016'daki Clinton–Trump seçim yarışı sırasında gerçekleştiğini, ancak bu girişimin hiçbir zaman hayata geçmediğini yazdı. Haberlere göre, e-postada bahsi geçen "sarışın kadın" Trump'la röportaj yapma fırsatı bulamadı.
MAHKUMİYETTEN SONRA DA SÜREN YAKINLIK
Belgelerde dikkat çeken bir diğer unsur ise Barak ile Epstein arasındaki ilişkinin, Epstein'ın mahkûmiyetinden sonra dahi devam ettiğine dair değerlendirmeler oldu. Bu durum, Epstein'ın siyasi çevrelerle bağlarının ne ölçüde sürdüğü sorusunu yeniden gündeme getirdi.