Başbakan Erdoğan (2/son): 17 Aralık'ta Kuş Katliamı Yapıldı

Son Güncelleme:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 17 Aralık'ta yapılan ve üç bakanın istifasına neden olan yolsuzluk operasyonu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 17 Aralık'ta yapılan ve üç bakanın istifasına neden olan yolsuzluk operasyonu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Operasyon kılıfı adı altında Türkiye'nin iç ve dış güçler tarafından hedef alındığını belirterek, "Hedef; Demokratik Açılım Süreci ve 30 Mart'ta yapılacak yerel seçimlerdir" dedi. Başbakan, Türkiye'yi ve Hükümeti hedef alanların amaçlarına ulaşamayacaklarını savunarak, "Her türlü önlemlerimizi aldık" diye konuştu.


Başbakan Erdoğan Dolma Bahçe Sarayı'nda, bazı gazeteci-yazar ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileriyle buluştu.


-KİMLER OLDUĞUNU BİLİYORSUNUZ


Toplantı öncesi açıklama yapan Erdoğan, 17 Aralık'ta yapılan yolsuzluk operasyonunu değerlendirdi. Başbakan Erdoğan konuşmasına operasyonu kimlerin yaptığını anlatarak, "Belli çevreler kavramının kimleri kapsadığına sizler de en az benim kadar biliyorsunuz" sözleriyle başladı. Erdoğan şöyle devam etti:


"Türkiye'nin istikrar ve huzur içinde büyümesi kimi rahatsız ediyorsa bu durum kimin çıkarlarına dokunuyorsa işte onlar bu süreci durdurmanın gayreti içine girdiler. Aktif dış politikamız bölgemizde ve dünyada artan gücümüz menfaatleri zedelenin bu çevrelerde rahatsızlık oluşturdu. Büyüyen ekonomimizin artan refahımızın getirdiği enerji ihtiyacı ve bu ihtiyacı karşılamak için attığımız adımlar aynı şekilde bu çevrelerde rahatsızlık oluşturdu.


Çözüm sürecinin başarı ile yürümesi, demokratikleşme alanında atılan adımların hem içeride hem dışarıda istikrarsızlıktan çıkar sağlayan kesimleri rahatsız ettiğini öne süren Başbakan Erdoğan, "İçeride de dışarıda da çıkarları zedelenen kesimler bu süreci durdurmak için kimi zaman tek tek kimi zaman da ittifak halinde Türkiye'yi ve hükümetimizi hedef aldılar" dedi.


-ESKİ TÜRKİYE YENİ TÜRKİYE-


AK Parti iktidarından önceki Türkiye'yi "eski Türkiye" AK Parti iktidarından sonraki Türkiye'yi ise "yeni Türkiye" olarak yorumlayan Başbakan Erdoğan, "Eski Türkiye milletimiz için kötü ancak bu malum çevreler için bir ortam sunuyordu. Yeni Türkiye milli iradenin güç kazandığı milletin faydasına gelişmelerin yaşandığı bir ülke olurken eski Türkiye'den çıkar sağlayanlar içinde adeta bir kâbusa dönüştü" diye konuştu.


Demokrasilerde hükümetlerin, millet eliyle iş başına geldiğini millet eliyle de görevden alındığı görüşünü dile getiren Başbakan Erdoğan, "1946'dan beri demokratikleşmeye çalışan ülkemizde ne yazık ki hükümetlerin millet iradesiyle değil milli irade dışı güçler tarafından tayin edildiği pek çok dönem oldu" dedi.


Erdoğan şöyle konuştu; "Medyanın sermayenin ulusal ve uluslar arası çok sayıda çıkar gurubunun hükümetler üzerinde etkili olmaya çalıştıklarını hükümetleri yıpratmak için seferber olduklarını biliyoruz. Bu kesimlerin kimi zamanda silahlı güçlerle ittifak halinde hükümetlerin değişmesine öncülük ettiklerine defalarca şahit olduk. En son 28 şubat'ta sadece silahlı güç değil onunla birlikte bazı STK'lar bazı medya kuruluşları bazı sermaye grupları ittifak halinde dönemi siyasetini millete rağmen istedikleri gibi dizayn ettiler. Bu sorunlu dönem AK partinin iktidara gelmesi ile sona erdi. Cumhuriyet tarihinin aslında en cesur adımlarını da attık. Yeter sözde kararda milletindir anlayışından hareket ettik. Bunun altını doldurmanın gayreti içerisinde olduk. Elbette dirençlerle karşılaştık. Süreci durdurmaya tersine döndürmeye yönelik çok sayıda komploya maruz kaldık ama bütün bunların yanında hepsinin de üstesinden geldik geliyoruz."


-KUŞ KATLİAMI YAPILMIŞTIR-


17 Aralık komplosunun, 30 Mart seçimleri öncesinde Türkiye'nin yürüyüşünü durdurmaya yönelik bir hamle olduğu konusunda en küçük bir şüphelerinin olmadığını söyleyen Başbakan Erdoğan, operasyonun çok farklı boyutları olduğuna dikkat çekti. "14 ay boyunca gizlenen 17 Aralık'ta da tüm emniyet ve adalet hiyerarşisi atlanarak yapılan bir operasyonda yolsuzluk kılıfı işin sadece tek bir boyutudur. Yolsuzluk kisvesi altında yapılan aslında çok farklı boyutları olan bu operasyon asla masum, rutin bir hukuk işlemi değildir" dedi.


Hukuki operasyon görünümünde bir paketin içine birbirinden çok farklı hedeflerin konulduğunu öne süren Erdoğan medyanın ve muhalefet partilerin de yürütülen operasyona çanak tuttukları suçlamasını getirdi. Başbakan konuşmasına şöyle devam etti:


"Bir taşla birkaç kuş vurmak değil adeta kuş katliamı yapılmak istenmiştir. Operasyon ilk anından itibaren ulusal ve uluslararası medyanın eşliğinde ilerlemeye başladı. Bütün bu operasyon dosyalarının üzerinde gizlilik kaydı olmasına rağmen yargının buna uymaması ve bunları işleme koymadan önce servis etmesi ve bu operasyona konulan isimde manidardır. "Rüşvet ve yolsuzluk operasyonu.' Yapılan iş tarihin en büyük operasyonu olarak sunuldu. Sabah saatlerinden itibaren yazılı görsel medyada sosyal medyada bu tabirler sıkça kullanıldı ve hemen bir algı oluşturuldu. Ardından yine hukuksuz şekilde yasal olarak mutlaka gizli tutulması gereken belgeler bilgiler fotoğraflar basına sızdırılmaya başlandı. Adeta bir merkezden düğmeye basılmışcasına muhalefet partileri de bu topa girdiler. Sabah operasyon yapıldı akşam sorgu ve mahkeme süreci bitti adeta infaz sürecine gelindi. Birkaç saat içinde medya yolu ile tüm zanlılar suçlu ilan edildi."


Soruşturmayı yürüten savcıların tavrını da eleştiren Başbakan Erdoğan, "Bir savcı zanlı olarak çağırılan kişiye eli cebinde söylediği şu; "iki dakika süren var anlat ve çık' Böyle bir mantık olabilir mi böyle bir sorgulama veya yargı anlayışı olabilir mi? Tarihte bunlar yaşandı bunları biliyoruz. Ama şu anda da aynı şekilde böyle bir süreç işlendi ve işliyor. Daha da ileri, "efendilerinizin bundan haberi var gelsin şimdi efendileriniz sizi kurtarsın' Bu zanlı olarak davet edilen insanlara böyle bir şey yöneltilebilir mi? Bunlar zaman içerisinde çok daha farklı bir şekilde medya ile paylaşılacak" şeklinde konuştu.


-MASUMİYET KARİNESİ ÇİĞNENİYOR-


Operasyonun hukuka aykırı bir şekilde başladığını ve aynı şekilde devam ettiğini savunan Erdoğan, "Masumiyet karinesi çiğnenerek yürütülüyor" dedi.


-EVLADIM DA OLSA-


Böyle bir operasyonda yargı mensuplarının hukuka uymalarının şart olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, "Yargının dışında olan eğer bir hukuksuzluk yapmışsa gereği neyse bu yapılır. Kim olursa olsun yapılır. Evladım da olsa aynı şekilde biz korumaya değil hukukun arkasında durmaya gayret ederiz. Ama hedefin bir yolsuzluk operasyonu olmadığı hedefin bir milli irade suikastı olduğu en başından itibaren son derece aşikârdır" diye konuştu.


Yolsuzluk kılıfı altında birkaç noktanın hedef alındığını ve oralarda sonuç alınmak istendiğini öne süren Erdoğan, "Adı yolsuzluk olarak konulan bu operasyonun arkasında ülkemin geleceği vardır. Bu ülkemin bekasına yönelik atılmış bir adımdır. Burada çok ciddi bir ülkemin büyümesine yönelik bir suikast vardır" dedi.


-PARALEL DEVLET OLMA HEVESLİSİ BİR ÖRGÜT-


Operasyonun olumlu bir yönünün de olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "O da devlet içine sızmış, paralel devlet olma heveslisi bir örgütün neler yapabileceğinin tüm millet tarafından açıkça görülmesi oldu. Bu sürecin bana göre en önemli kazanımı budur" şeklinde konuştu.


Operasyonun ardından HSYK üyelerinin yaptığı açıklamaları da değerlendiren Başbakan Erdoğan, "Savcının açıklaması ardından HSYK açıklaması tehdidin boyutlarını gözler önüne serdi. Bu süreçte örgütsel mantık içinde, örgüt içi hiyerarşi gözetilerek Türkiye'de bir yargı darbesi yapılmak istendi. Biz bunu gördük. Egemenlik milletten alınıp, yargıya devredilmeye çalışıldı. Biz bunu gördük" dedi.

Kaynak: ANKA