Başbakan Erdoğan Açıklaması

Son Güncelleme:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, doğalgaza ekim başında yüzde 10-15 oranında zam yapılacağını bildirdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, doğalgaza ekim başında yüzde 10-15 oranında zam yapılacağını bildirdi.


Erdoğan, NTV ve Star TV'den ortak yayınlanan "Başbakan Erdoğan ile Özel" adlı programda soruları yanıtladı.


Başbakan Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı seçimi ile genel seçimleri birleştirmeyi düşünüyor musunuz" sorusuna böyle bir düşüncelerinin olmadığı karşılığını verdi.


Seçimlerin vaktinde yapılacağını belirten Erdoğan, "Yerel seçimi erkene almamızın sebebi, bir mevsim koşulları, iki aynı yıl içinde iki seçim yapmayalım istedik. MHP de olumlu yaklaşım gösterince Sayın Bahçeli ile birlikte tüm milletvekili arkadaşlarımız imzaladık ve Meclis'e gönderdik. Süratle bunun zaten yasasını çıkaracağız" diye konuştu.


Seçimlere ilişkin elinde yeni bir anket olup olmadığının sorulması üzerine Erdoğan, önünde 5 firmanın anket sonuçları bulunduğunu, bu anketlerin ortalamasına göre AK Parti'nin yüzde 52,1'de gözüktüğünü, CHP'nin 24,2'de, MHP'nin 13,3 ve BDP'nin de 6,2'de gözüktüğünü bildirdi.


"(Yüzde 52,1) dediniz. 'Kalan yüzde 48'in de hükümeti olmayı başardık' diyebiliyor musunuz- Örneğin, 'imam hatipleri terörist yetiştirmediği için mi kapattınız' sözleriniz çok eleştirildi. Diğer yüzde 48 için neler söylersiniz" yönündeki soru üzerine Erdoğan, kimsenin AK Parti'nin yüzde 48'in de hükümeti olmadığını iddia edemeyeceğini söyledi.


Erdoğan, şöyle devam etti:


"Desinler, 'şuradan size belediye başkanlığı verilmedi'. Bize belediye başkanlığı verilmeyen o belediyenin acaba bizim iktidarımızdan önceki dönemde olduğu gibi paraları kesildi mi- Biz hepsinin parasını aynen verdik. Hizmet götürmede, acaba o ile hizmette bir aksama yaptık mı- Örneğin İzmir, Antalya, Mersin. Bakın biz şu anda Mersin'i Akdeniz Oyunları'na hazırlıyoruz. Oyunları Mersin'e biz teklif ettik. Halbuki orada Halk Parti'li bir belediye var ve yük tamimiyle bizim üzerimizde. Bilinir ki bu tür oyunlar hep belediyeler tarafından hazırlanır. İzmir'de Üniversiyat'ı biz yüklendik, belediye değil. Oradaki bütün harcamaları biz milli bütçeden yaptık. 'Burada CHP'li bir belediye var' demedik. Bu bizim iyi niyetimizi, samimiyetimizi gösteriyor. Çünkü biz yola çıkarken bir şey söyledik, biz ne etnik ne bölgesel ne de dinsel milliyetçilik yapacağız. Biz 75 milyonun, 780 bin kilometrekarelik vatan topraklarının iktidarıyız. Biz her inanç grubunun iktidarıyız. Hepsine eşit mesafedeyiz. Hiçbirine ayrımcılık yapamayız. Bu anlayışla bu yolda yürüdük, böyle yürümeye de devam edeceğiz."


- 28 Şubat'ın neticelerinden biri-


Başbakan Erdoğan, imam hatip okullarına ilişkin açıklamalarının sorulaması üzerine, bu konunun da 28 Şubat'ın neticelerinden biri olduğunu belirtti.


"İmam hatipleri neden kapattılar" diye soran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Şöyle bir araştırma yapıldığı zaman imam hatiplerden terörist çıktığını falan göremezsiniz. Sizin imam hatipleri kapatma gerekçeniz ne- Neden kapatıyorsunuz- Onlar bu ülkenin çocukları değil mi- Sen çocuğunu imam hatibe göndermeyebilirsin. Bırak gönderen göndersin. Üniversite imtihanına girdiği zaman diğer düz liseden girenler hangi haklara sahipse o da o haklara sahip olsun. Neden onu katsayıya tabi tutuyorsun. Bu haksızlık değil mi- Biz şunu söyledik,


'imam hatip okuluna gitmeyenler teröristtir' demedim ki- 'Buradan terörist çıkmıyor diye mi kapattınız' diyorum. Bu ifadeden daha güzel tespit olabilir mi- Benim söylediğim bu.


Şu anda bakın millette bir rahatlama oldu. Görüyor ki önümüz açıldı. Katsayı denilen olay düzeltildi. Bu aslında bir haksızlığın giderilmesi. Ben imam hatip mezunuyum. Çocuklarım imam hatip mezunu. Ben çocuklarımı kendi ülkemde okutamadım. Niye okutamadım. Erkek çocuklarım katsayıya takıldı, halbuki başarılı. Harvard'a girecek puanı tutturduğu halde maalesef gidemedi. Aynı şekilde bu duruma kızlarım muhatap oldu. Kızlarım başörtüsünden dolayı gidemedi. Okul kapılarında biliyorsunuz okula sokulmayan kızları. Daha şurada, geçenlerde İzmir'de olan olay. Ne oldu- Sınıfa sokmayan öğretmen mahkum edildi. Böyle bir özgürlükçü ülke olabilir mi- Bir taraftan demokrasi, özgürlükler diyeceğiz, öbür taraftan da kalkacaksın başörtüsünden dolayı kızı okula sokmayacaksın. Bu nasıl bir özgürlükçülük. Burada yazılı ve görsel medya o öğretim üyesine sahip çıkıyor, o yavrulara sahip çıkmıyor. Başka konularda bakıyorsunuz kıyamet kopuyor. Bizim buradaki bütün itirazımız, bütün mücadelemiz ayrımcılıktadır. Bu ayrımcılık olmasın."


Erdoğan, "Türkiye'de bir kesimde İslamofobi mi var-" sorusuna "Tabii bir kesimde maalesef" yanıtını verdi. "Hep Avrupa'da, Fransa'da, Norveç'te" değerlendirmesi üzerine Erdoğan, "Sadece oralarda değil, bizim içimizde de var. Zaten bize de soruyorlar, 'sizin ülkenizde nasıl oluyor da kızınız üniversitede okuyamıyor, gidiyor Amerika'da okumak zorunda kalıyor'. Amerika'da başörtülü olarak okuyabiliyor, Türkiye'de halkının yüzde 99'u Müslüman, okuyamıyor. Bu onlara da çok saçma geldi. Yani normalleşiyoruz" diye konuştu.


-"Başkanlık sisteminin dolaylı uygulaması"-


Başbakan Erdoğan, "Partide ve kabinede şaşıracağımız değişiklikler olabilir mi- Bazı bakanlarımızı yerel seçimlerde büyükşehir belediye başkanı adayı olarak gösterecek misiniz" sorusu üzerine, "Kabinede bu tür değişiklikler yapmak olağan ve her zaman yapılabilir" ifadesini kullandı.


Performans ölçümleri yaptığını, böylece nerede başarı ya da aksama olduğunu gördüğünü dile getiren Erdoğan, bunu gelen şikayetleri, teşkilatın, milletvekillerinin şikayetlerini dikkate almadan yapamayacağını, ayrıca kendisinin de değerlendirmeleri olduğunu kaydetti. Erdoğan, her zaman kabine değişikliği olabileceğini, şu anda bütün dikkati kongreye verdiklerini belirtti.


Bunun yanında medyanın üzerinde durmadığı çok önemli bir değişiklek daha yaptıklarını bildiren Başbakan Erdoğan, "Biz bakan yardımcılığı müessesesini getirdik. Bu aslında başkanlık sisteminin dolaylı bir şekille uygulamasıdır. Eğer milletim isterse oraya doğru gidilir, niye gidilmesin- Başkanlık sistemi en ileri ülkelerin uygulamasıdır. Onlar bunu uyguluyor. Tabii anayasayla olması gereken bir şey. Şu anda partilerarası bir mutabakat sağlanırsa bu olur, sağlanmazsa tabii ki bu olmaz" diye konuştu.


Kendisinin bu konuda 3 önerisi bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, bunların başkanlık sistemi, yarı başkanlık sistemi veya partili cumhurbaşkanlığı sistemi olduğunu bildirdi.


"Bu konular için halk oylaması gündeme gelebilir mi-" sorusuna Erdoğan, şu karşılığı verdi:


"Halk oylamasına gidebilmemiz için de 330 lazım. 330 olduğu zaman halkımıza gitmekten yanayım. Halkımıza bunu iyi anlatmamız lazım. Eğer hakikaten çok daha hızlı kararlar alınması, sistemin çok daha iyi çalışması, yolsuzlukları vesaireyi minimize edecek bir sistem derseniz kontrol mekanizmaları itibarıyla başkanlık sistemi veya yarı başkanlık sistemi.


Bir taraftan temsilciler, öbür taraftan senato var. Kendi içinde birbirini denetliyor. Siz bir büyükelçiyi atayamazsınız. Şu andaki sistemde ben büyükelçiyi atayabiliyorum ama orada senatodan geçmesi gerekiyor. Bakıyorsunuz yargıyı onlar atıyor. Şimdi şikayet ediyoruz değil mi-


Bir diğer tarafa bakıyoruz şimdi çok daha ilginç şeyler. Mesela sistem içinde özellikle yargıyla ilgili olarak parlamentonun çok daha farklı bir işlevi yürütmesi lazım. Nasıl şu anda Sayıştay'ı parlamento seçiyorsa burada da aynı şekilde yargıyı parlamento seçebilmeli. Böyle bir sürecin de başlaması gerekiyor. Bunun üzerinde de konuşulması, tartışılması gerekir. Bunları ülkenin gündemine sokmamız lazım. Çünkü Batı diyoruz, dünya diyoruz. O zaman gelişmiş ülkelere bakalım, bunlar üzerinde çalışalım. Eğer çalışıyorsak bunları görürüz ama çalışmıyorsak sadece ülkemizin içinde kapalı devre çalışırsak bunları göremeyiz."


-Ekonomi-


Doğalgaz zammına ilişkin soru üzerine Erdoğan, ekim başında yüzde 10-15 oranında zam yapılacağını, başka yapılmayacağını söyledi.


"Ekonomi yönetiminde sorun var mı-" sorusu üzerine Erdoğan, burada sorun bulunmadığını, ekonomiyi yönetenlerin başarılı olduğuna inandığını belirtti. Erdoğan, "Benim şu anda ekonomideki arkadaşlarım, gerek Ali Bey olsun, gerek Mehmet Bey, gerek Zafer Bey olsun, Nihat Bey olsun, Cevdet Bey olsun sürekli bir aradalar, sürekli konuları istişare ederler ama zaman zaman bazı konulara farklı yaklaşımlar olabilir" dedi.


Mali disiplinden taviz vermek gibi bir şey asla düşünmediklerini ama mali disiplinin frene basmak gibi algılanmaması gerektiğini ifade eden Erdoğan,


"Ekonomide sisli bir hava var mı" sorusu üzerine, şunları söyledi:


"Şu anda Türkiye'de değil dünyada sisli hava var. Kimse bu sisli havayı görmezden gelemez ama Türkiye bu süreci de en az zararla atlatacak bir ülkedir. Çünkü biz bir defa çok temkinli gidiyoruz. Kamu harcamalarındaki tasarrufa çok dikkat ediyoruz. Şu anda bir süreç daha başlattım. Kamudan kamuya gayrimenkul satışları serbesttir ama kamudan özele gayrimenkul satışlarını bizzat kurduğum bir ekiple kontrol altına aldım. Örneğin özele madenler veriliyor. Baktım ki rakamlar çok çok ucuz, basit. Şimdi bu ekip buralarda ekspertiz çıkaracak. Ondan sonra da burada olması gereken rakam şu olmalı. Eğer öyle bir rakamı verebiliyorsa girsinler ihaleye alsınlar, veremiyorsa kusura bakmasınlar. Bunlar bizim cari açık denilen olayımızda da çok ciddi, olumlu, artı değerler katacak. Böyle bir süreci başlattık. İncelemeler biraz zaman alıyor ama buradaki takip, bu ekip belki artacak. Bunları yakın takibe almak suretiyle buralardan çok ciddi imkanların geleceğini düşünüyorum. Bunun içinde altın, bakır, manganez var, aklınıza ne gelirse.


Ama maalesef geçmişte buralar çok rahat verilmiş. Buralardan da çok farlı imkanları ülkemizdeki farklı bildiğimiz yerlerde şu anda kullanıyorlar. Bunlar üzücü şeyler. İsim vermeye gerek yok ama işin üzerine kararlılıkla gideceğiz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın bu noktada çok önemli bir işlevi var. O da tüm performansıyla bu gayreti ortaya koyacak. Çünkü Türkiye biliyorsunuz özellikle yeni plan süreci içinde de kalkınmış bir ülke olarak güzellikleri de yakalamak durumunda. Onun için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nda bu adımları atıyoruz."


-Dış politika-


Erdoğan, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in yönetimden gidişiyle ilgili bir zaman öngörüsü olup olmadığının sorulması üzerine, "Gidicidir. Çok yakın zamanda gider. Dayanamaz buna" dedi.


Suriyeli muhaliflere katılan bazı komutanların Esed'in yanına geçtiği haberinin hatırlatılması üzerine de Esed yönetiminden muhaliflere katılanların sayısının çok daha fazla olduğunu söyledi.


Erdoğan, Suriye ile ilgili ABD ve diğer ülkelerin tutumunu değerlendirirken, ABD Başkanı Barack Obama'nın seçimini önemsediğini ifade etti. "Burada asıl hayal kırıklığına uğradığım bir yer de Rusya'dır" diyen Erdoğan, şöyle konuştu:


"Böyle bir katliama Rusya'nın sessiz kalmaması gerekirken, ne yazık ki katliamın yanında yer alıyor. Bunu kendileriyle de görüştüm. 'Bunun yanında yer alamazsınız' dedim. Tabii onun yanında Rusya yer alınca, Çin de yanında yer alıyor. Çin ile de görüştüğüm zaman Devlet Başkanı Hu Cintao, 'Biz BM Güvenlik Konseyi'nde artık sizin düşündüğünüz gibi düşünüyoruz. İki kez veto kullandık, bundan sonra kullanmayacağız' dedi, yine kullandılar.


İran'ı ne anlamak ne anlatmak mümkün değil. Bu konuyla ilgili olarak, İran'ın ölçüsü nedir, bu ölçüyü ben kendilerinden alabilmiş değilim. Halkını acımasızca öldüren, katleden, uçaklarla bombalayan Beşşar'ın yanında yer almak, onunla sarmaş dolaş olmak anlatılır ve anlaşılır değil. Bu hesabı herhalde tarihe kolay veremezler."


Suriyeli Riyal Esad'ın Özgür Suriye Ordusu'nun lideri olmadığının altını çizen Erdoğan, Esad'ın Türkiye'ye sığınan albaylardan biri olduğunu vurguladı.


Türkiye'nin Suriye'deki muhaliflere ve halka lojistik destek verdiğini belirten Erdoğan, "Bunun içinde gıda var, giyecek var, ilaç var vs" dedi.


Erdoğan, Suriye'ye silah yardımı konusunda, "Şu anda Suriye'nin çok farklı ülkelerde desteğini alan, veren işadamları olduğu gibi farklı ülkelerden bu şekilde destek veren de var. Türkiye'nin böyle bir desteği söz konusu değil. Lojistik anlamda destek veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz. Bizim en önemli desteğimiz şu anda 100 bine doğru yaklaşan kamplardır. Bu kamplardaki bütün Suriyeli kardeşlerimizi orada misafir ediyoruz" diye konuştu.


(Bitti)


Muhabir: Serdar Açıl-Ali Hakan Der


Yayıncı: Tarkan Demir - ANKARA

Kaynak: AA