Başbakan Erdoğan Kırklareli'de

Son Güncelleme:

Erdoğan (3): "Meselesi Türkiye olmayanlar, meselesi millet olmayanlar, şahsi hırslarını, çıkarlarını, rantlarını öne çıkarıp, Türkiye'nin, milletin çıkarlarını ayaklarının altında çiğneyebil...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, meselesi Türkiye ve millet olmayanların, şahsi hırslarını, çıkarlarını, rantlarını öne çıkarıp, Türkiye'nin, milletin çıkarlarını ayaklarının altında çiğneyebildiklerini belirterek, "Hükümeti eleştirmek, hükümetin kaybetmesini sağlamak, hükümete zarar vermek adına ülkelerine, milletine zarar vermekten çekinmeyecek kadar izanlarını yitiriyorlar" dedi.


Erdoğan, Vilayet Meydanı'nda düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, bu yıl Balkan Savaşı'nın 100. yıl dönümünün kutlandığını belirterek, yüz yıl önce bu bölgenin, Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli'nin maalesef çok acılar yaşadığını, işgallere ve ağır baskılara maruz kaldığını söyledi.


Sadece bu bölgenin değil, Balkanlar'daki kardeş ülkeler ve kardeş şehirler ile oradakilerin de çok büyük acılara şahit olduğunu, çok büyük hüzünler yaşadıklarını, yüzbinlerce kardeşin, akrabanın Balkanlar'dan yüz yıllardır yaşadıkları toprakları terk ettiklerini belirten Erdoğan, buradakilerin yurduna gelerek, anavatanlarına yerleştiklerini kaydetti.


Erdoğan, Kırklareli'de 100 yıl öncesinden miras kalan bir zihniyeti ve anlayışı hatırlatmak istediğini ifade ederek, "Dışarıdaki düşman kolay olan düşmandır. Maalesef insanın içindeki, yanındaki, yanı başındaki düşman dışarıdaki düşmandan çok daha tehlikelidir" diye konuştu.


Başbakan Erdoğan, bu konuyu aslında pazar günü Edirne'de yapacağı programda söyleyeceğini, ancak Balkan Savaşları sırasındaki zihniyeti göstermesi bakımından bunu Kırklareli'de de hatırlatmakta fayda gördüğünü belirterek, şöyle devam etti:


"Acaba nedir bu? 100 yıl önce 1913'te Enver Paşa işgal altındaki toprakları kurtarmak, Trakya'dan düşmanı püskürtmek, Türk şehirlerini geri almak için bir harekat düzenliyor. Edirne'ye doğru, Edirne'yi yeniden almak, yeniden Türk topraklarına dahil etmek için ilerliyor. O sırada ne oluyor biliyor musunuz? Çok ibretlik. 'Edirne'ye Enver gireceğine, Bulgar girsin' diyorlar. Bu çok manidardır. Yeter ki Enver başarılı olmasın, yeter ki Enver kazanmasın, yeter ki Enver öne çıkmasın. Edirne'ye ne olursa olsun, Kırklareli'ne, Tekirdağ'a, tüm Trakya'ya ne olursa olsun... Enver kaybetsin de Osmanlı dağılsın, parçalansın, yok olsun da kazanan her kim olursa olsun. İşte 100 yıl önce bu topraklarda maalesef bunu söyleyenler vardı. Ne yazık ki şu anda da aynen bunu söyleyenler, aynen bu zihniyeti sergileyenler, bu tavrı gösterenler var. Var mı? Var. 'Hükümet başarılı olmasın da Türkiye'ye ne olursa olsun', diyenler var. 'Hükümet kazanmasın da millete ne olursa olsun' diyenler var. Hükümetin başarı hanesine yazılmasın da Türkiye, millet kaybederse kaybetsin. Meselesi Türkiye olmayanlar, meselesi millet olmayanlar, şahsi hırslarını, çıkarlarını, rantlarını öne çıkarıp, Türkiye'nin, milletin çıkarlarını ayaklarının altında çiğneyebiliyorlar. Hükümeti eleştirmek, hükümetin kaybetmesini sağlamak, hükümete zarar vermek adına kendi ülkelerine, kendi milletine zarar vermekten çekinmeyecek kadar izanlarını yitiriyorlar."



"Anamuhalefet mikser"



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 11 yıldır terörü bitirmek, ölümleri durdurmak, göz yaşını dindirmek için çok yoğun ve samimi mücadele verdiklerini ifade ederek, bir yandan güvenlik, bir yandan ekonomik, sosyal ve demokratik, bir yandan da diplomatik boyutuyla çaba gösterdiklerini, ne gerekiyorsa meşru sınırlar içerisinde yaptıklarını kaydetti.


Çözmeye uğraştıkça birilerinin de "çözülmesin" diye elinden geleni yaptığını belirten Erdoğan, böyle bir anlayış olamayacağını söyledi.


Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Böyle bir gözü dönmüşlük olabilir mi? 'Hükümet kazanmasın da varsın terör devam etsin, varsın gençler ölsün, varsın anneler ağlayıp dursun' diyen bu ülkeyi seviyor olabilir mi? 'Gelin bu meseleyi beraber çözelim, beraber haraket edelim' dedik. 'Öneriniz, tavsiyeniz, projeniz varsa, buyrun söyleyin' dedik. Birlikte çözüme yanaşmadılar. Kapılarını kapattılar. Ortaya bir plan, proje koyamadılar. Anamuhalefet mikser, mikser. Karıştırmaktan başka hiç bir işe yaramaz. Bir plan, proje yok. Gel beraber çözelim, gel Anayasa'yı beraber yapalım, yeni bir Anayasa yapalım. Çıkıyor akşam diyor ki, 'Şu ana kadar 4 partinin üzerinde intibak ettiği maddeleri çıkaralım, biz varız' diyor. Ertesi günü arkadaşlarımı çağırıyorum. Gidip gruplarını ziyaret edin, söyleyin. Bayramda 48 madde üzerinde açıklama yaptım. 'Gelin bunda mutabakat sağladık. CHP gel beraber yapalım'. Cevap yok. Aradan bir müddet geçti. O arada 60 maddeye çıktılar. Ben 60 maddede varım. Arkadaşlarımı gönderdim. Bir hafta sonra 'biz geleceğiz' dediler. Geldiklerinde '4 parti birden eğer mutabık kalamazsak'.. Burada imzalar var işte. 4 partinin 60 maddede imzası, mutabakatı var. Gelin bunu çıkartalım, hepsi tutanaklarda belli. 'Olmaz' dediler. Nerede samimiyet. Bu CHP, akşam başka, sabah başka. Hiç bir zaman dürüst haraket etmediler, samimi haraket etmediler. Zaten işte Kırklareli. Kırklareli merkezde ne yaptıklarını görüyorsunuz. İlçelere bakın, ne yaptıklarını görüyorsunuz. Belediyecilik alanında ne var, görüyorsunuz."



Kırklareli'ne yapılan yatırımlar



İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığını anımsatan Erdoğan, Pınarhisar'a Milli eğitimin kitaplarındaki bir şiiri okuduğu için geldiğini söyledi. Erdoğan, "4 ay misafiriniz oldum. Ama AK Parti'nin bütün ilkelerini, rüyasını orada gördüm. Orada süreç başladı. Kırklareli'nin bende bir hatırası var" dedi.


Anamuhalefet partisinin planı, programı ve projesi olmadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti.


"Hiç bir şey beklemeyin. Sadece, en büyük maharetleri iftiradır. En büyük sanatları budur. Bunlardan birileri geldiği zaman 'planınız, projeniz, nerede' diye sorun. 'Hayal istemiyoruz' deyin. Olabilirliği, yapılabilirliği olan neyiniz var? Şu anda biz yaptıklarımızla konuşuyoruz. 3,5 katrilyon Kırklareli'ne yaptığımız yatırımlar. Eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, enerjide, gıdada, tarımda, devlet su işlerinde. Aklınıza ne gelirse. Girmediğimiz alan yok. Soruyorum. Yavrularımızın eline verecek kitabımız yoktu. Kırtasiyecilerin önünde sıraya girmez miydik, elimiz boş dönerdik. Şimdi Türkiye'nin dört bir yanında okullar açılırken sıralara kitapları ücretsiz olarak koyan iktidar biziz. Akıllı tahtalar. Yavrularımız ellerinde o tablet bilgisayarlarla derslere girecekler. 3 yıl içerisinde inşallah bunu bitireceğiz. Dağıtmaya başladık. Bazı okullarda uygulama başladı. Niye? Artık, bilim, teknoloji, bilgisayar, bu çağda ne gerekiyorsa Türkiye bunu yakalayacak. Birilerinin gerisinde kalamayız."


Erdoğan, göreve geldiklerinde olan 76 üniversite sayısını 175'e çıkardıklarını, üniversitesi olmayan il kalmadığını ifade ederek, buradaki gençlerin kendi şehirlerinde üniversitesini okuması için Kırklareli'ne de üniversiteye getirdiklerini anlattı. Başka şehirlerden de öğrencilerin buraya gelerek gençlerin kaynaşacaklarını belirten Erdoğan, millet olmanın ve millet şuuruna ulaşmanın bu olduğunu, bunu gerçekleştirdiklerini kaydetti.


Burs ve kredi miktarları hakkında bilgi veren Erdoğan, miletten aldıklarını millete döndürdüklerini söyledi. Erdoğan, "Geçmişte olduğu gibi yolsuzlukların olduğu gibi bir iktidar olsaydı bunlar yapılabilir miydi? Okullarımız Türkiye'nin dört bir yanında. 11 yıl içinde 300 bini aşkın derslik inşa ettik. Bunları yapabilir miydik, yapamazdık. Üniversiteler bir taraftan inşaa ediliyor. Kırklareli Üniversitesi'nin şantiye halindeki binasını görüyorsunuz. Devamlı büyüyor, daha da güzel olacak" diye konuştu.


- Kırklareli

Kaynak: AA