Başbakan Kaygılarımızı Gidersin
'Olumlu yaklaşılmazsa eylemsizlik biter' Ferit ASLAN- Bayram BULUT/DİYARBAKIR, (DHA) DİYARBAKIR'daki 127 sivil toplum örgütü, yarın kentte miting düzenleyecek olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan beklentilerini açıkladı.
'Olumlu yaklaşılmazsa eylemsizlik biter'
Ferit ASLAN- Bayram BULUT/DİYARBAKIR, (DHA)
DİYARBAKIR'daki 127 sivil toplum örgütü, yarın kentte miting düzenleyecek olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan beklentilerini açıkladı. Diyarbakırı Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, okuduğu ortak açıklamada, "Olumlu bir yaklaşım gösterilmemesi durumunda eylemsizlik kararı, 20 Eylül'de sona erebileceği yönünde ciddi bir kaygı taşımaktayız. Bu nedenle sayın Başbakan'ın bu kaygılarımızı giderecek bir çaba, söylem ve irade içerisinde olmasını bekliyoruz. Geçmişte yaşadığımız ve ciddi can kayıplarına yol açan acı deneyimlerden de ders alarak, bu eylemsizlik sürecinin de heba edilmemesini talep ediyoruz" dedi.
Diyarbakır'da Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK) de aralarında bulunduğu 127 sivil toplum örgütü, yarın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kentte düzenleyeceği miting öncesinde biraraya gelerek ortak basın açıklaması yaparak, Başbakan'dan beklentilerini açıkladı. Açıklamaya DTK Genel Başkanı Ahmet Türk, yardımcısı eski milletvekili Aysel Tuğluk ile sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.
REFERANDUM İÇİN FARKLI YAKLAŞIMLARIMIZ OLABİLİR
Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, ortak açıklamayı okurken, Türkiye gündeminin 12 Eylül'de yapılacak referanduma kilitlenmiş bulunduğunu, referandum ve sonuçlarının şüphesiz ki Türkiye için önemli olmakla birlikte çözüm bekleyen en temel sorunu Kürt sorunu olduğunu söyledi. Aktar şöyle dedi:
"Sivil toplum örgütleri ve DTK olarak bizler, referandum ve Türkiye'nin temel meselelerini çözüm yöntemlerinden zaman zaman farklı yaklaşımlarımız olsa bile Kürt meselesinin demokratik çözümü ve kalıcı barışın sağlanması söz konusu olduğunda yaklaşımlarımız ortaktır. Bu yaklaşımımız da Kürt meselesinin diyalog çerçevesinde barışçıl ve demokratik çözüme kavuşturulmasıdır. Başta hükümet, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum örgütleri olmak üzere referandum sürecinden bağımsız olarak, 'Türkiye'nin temel meselesinin Kürt meselesinin barışçıl çözümü olduğunu gözardı etmeden' yapıcı ve kucaklayıcı bir dil kullanmaları, bu sürecin başarı ile sonuçlanması açısından son derece önem taşımaktadır. Bu nedenle sayın Başbakan'ın 3 Eylül'de Diyarbakır'a gelişinde, Kürt meselesine yaklaşımının, Kürtler ve bütün Türkiye açısından önemli olduğu düşüncesindeyiz."
BAŞBAKANDAN KAYGILARIMIZI GİDERMESİNİ BEKLİYORUZ
Diyarbakır Barosu Başkanı Emin Aktar, eylemsizlik sürecinin Kürt meselesinin barışçıl çözümüne zemin hazırladığına inandıklarını, referandumdan hemen sonra olumlu bir yaklaşım gösterilmemesi halinde eylemsizliğin 20 Eylül'de sona erebileceğine dikkat çekti. Aktar, şöyle dedi:
"Olumlu bir yaklaşım gösterilmemesi durumunda eylemsizlik kararı, 20 Eylül'de sona erebileceği yönünde ciddi bir kaygı taşımaktayız. Bu nedenle sayın Başbakan'ın bu kaygılarımızı giderecek bir çaba, söylem ve irade içerisinde olmasını bekliyoruz. Geçmişte yaşadığımız ve ciddi can kayıplarına yol açan acı deneyimlerden de ders alarak, bu eylemsizlik sürecinin de heba edilmemesini talep ediyoruz. Daha önce bir çok kez kamuoyu ile paylaştığımız gibi bu sürecin devamı, aynı zamanda operasyonların yapılmamasına ve diyalog sürecinin geliştirilmesine de bağlıdır. Bu bağlamda, bu meselede söz sahibi olan, duyarlı yetkili kişi ve kurumlarla diyalog başlatılmalı, halklarımızın birlikte yaşam iradesi ve barış duygusunu güçlendirecek kalıcı barışa giden yol ortak akılla yürütülmektedir."
Sivil toplum örgütleri olarak eylemsizlik kararının kalıcı bir ateşkese dönüşmesi için bazı şartların oluşması gerektiğini savunan Aktar, konuşmasının şöyle tamamladı:
"Sivil toplum örgütleri olarak, eylemsizlik kararının kalıcı bir ateşkese dönüşmesi için, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, hükümet, devletin kurumları, siyasi partiler, Kürt tarafından da çözüme etkisi ve rolü olabilecek kişi ve dinamiklerle görüşmeler yapmaya başlayacağımızı, her türlü yapıcı önermenin tartışması gündemleşmesi ve bir sonuca ulaştırılması için üzerimize düşeni de her zaman yapacağımızı bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz. Bu vesileyle bu coğrafyada barışın bir gün kazanacağına olan inancımızla 1 Eylül Dünya Barış Günü'nü kutluyor, barış dolu bir ülke ve dünya özlemiyle hepinize sagılar sunuyoruz."
Açıklamadan sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Aktar, Diyarbakır'ı gökkuşağının renklerine benzeterek, "Biz birbirimize saygılı olan ve bir birimize tahümül eden bir yaklaşım gösteriyoruz. Siyasetçilerden de böyle bir üslup bekliyoruz. Kürtler çoğulcu bir topluluktur ve Türkiye demokrasisine büyük katkı sağlamaktadırlar" dedi.
DTK Genel Başkanı Ahmet Türk, bir gazetecinin CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, "Boykot etmek evet demektir" sözlerine hatırlatması üzerine, "Boykotun evet demek olduğu yorumu doğru değildir. BDP aldığı karar ile iki taraf arasında hedef haline getiriliyor. Biz özgür iradenin sandığa yansımasından yanayız. İrade üzerinde ipotek olmamasını istiyoruz" dedi.
ÇÜZÜMÜ İÇ DİNAMİKLERDE GÖRÜYORUZ
Irak'ta Celal Talabani ile yapacakları görüşme hakkında da bilgi veren Ahmet Türk, şöyle konuştu:
"20 Eylül'de biteceği söylenen eylemsizlik sürecinin kalıcı hale gelmesi ve bunun barışçıl sürece evrilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyor. Biz çözümü Celal Talabani ve Mesut Barzani'de görmüyoruz. Çözümü iç dinamiklerde görüyoruz. Ama, çözüm için katkısı olan herkesle diyalog kuracağız. Devlet ile sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmek istiyoruz. Aysel Tuğluk, avukat olduğu için gidip sayın Abdullah Öcalan ile görüşecektir."
BAYDEMİR'E BASKI HABERİNE YALANLAMA
Ortak açıklamada hazır bulunan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Galip Ensarioğlu, bugün bir gazetede yer alan ve kendisininde aralarında bulunduğu bazı sivil toplum örgütü başkanlarının Başbakan'ın gelişi ile ilgili gidip Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'e sorun çıkmaması için baskı yaptıkları yönündeki habere yalanladı. Ensarioğlu, "Muhabir haberi kendisinin yazmadığını söyledi. Bu provakasyondur" dedi.