Başbakan Yardımcısı Arınç : Süreci Engelleyecek Bir Çabanın İçinde Olmayacağız

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Arınç, İstanbul merkezli yürütülen yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile ilgili olarak, "Bu yargı süreci büyük bir süratle ve büyük bir dikkatle sonuçlanmalıdır.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Arınç, İstanbul merkezli yürütülen yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile ilgili olarak, "Bu yargı süreci büyük bir süratle ve büyük bir dikkatle sonuçlanmalıdır. Ve yargı sürecinin vereceği karar her zaman saygılı olacağız. Hiçbir zaman bu süreci engelleyecek bir çabanın içinde olmayacağız. Bilakis yargı bilmeli ki, 11 yıldır çete ve mafyayla mücadele eden hükümetin her konuda desteği yargımızın arkasında olacaktır" dedi.


Başbakan Yardımcısı Arınç, bürokrat, işadamı ve bakan çocuklarının da aralarında bulunduğu İstanbul merkezli yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasıyla ilgili olarak Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın başkanlığında AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen toplantının ardından, Başbakanlık Yeni Bina'da açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.


İstanbul merkezli operasyon ile ilgili olarak Hükümet adına bilgi sunmak istediğini belirten Arınç, öğleden sonra Başbakan Erdoğan başkanlığında, bazı bakanlar ile bir araya gelerek olayı ellerindeki bilgiler kapsamında değerlendirdiklerini aktardı.


Hükümet adına bir an evvel bir açıklama yapılmasında zarureti duyduklarını söyleyen Arınç, dün sabah erken saatlerde İstanbul merkezli bir operasyon yapıldığını ve 28 adrese de baskınlar yapıldığını söyledi. Arınç, bürokrat, işadamları ve Fatih Belediye Başkanı, dahil olmak üzere yapılan baskınlarda 52 kişinin gözaltına alındığını hatırlattı. Halkbank Genel Müdürü'nün eşinin serbest bırakıldığını belirten Arınç, geriye kalan 51 kişinin ise sorgusuna başlandığını anlattı.


Bu operasyonda 4 bakanın, bir belediye başkanının ve isimleriyle anılan bakan çocuklarının, danışmanların, korumu kurulu görevlilerinin, bazı iş adamlarının ve bürokratların isimlerinden bahsedildiğini kaydeden Arınç, "Hepimizin üzerinden duyarlı olduğu bazı suçlamalar yapılmaktadır. Yolsuzluk gibi, rüşvet gibi, karapara aklaması gibi. Türkiye'yi derinden sarsan, yolsuzluk operasyonu ile ilgili elde edebildiğimiz bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum" dedi.


-"3Y İLE MÜCADELE ETTİK"-


Yolsuzluk operasyonu ile ilgili olarak yapılan açıklamaları anlatan Arınç, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, soruşturmanın kapsamı nedeniyle soruşturmanın kısa sürede tamamlanması için 2 cumhuriyet savcısının daha görevlendirildiğini ifade ettiğini hatırlattı. Yeni görevlendirilen savcıların, Memur Suçları Soruşturma Bürosu ve Özel Suçlar Bürosu'nda görevli olan kişilerin soruşturmaya dahil edildiğinin de açıklamada vurgulandığını kaydeden Arınç, bu konuyla ilgili olarak Emniyet Genel Müdürlüğü'nün de bir açıklama yaptığını söyledi. Yapılan açıklamada, görev yerleri değiştirilen emniyet personelinin haklarındaki görevi kötüye kullanma iddialarıyla ilgili olarak görev yerlerinin değiştirildiği bilgisine yer verildiğini anlatan Arınç, HSYK ve Ankara Valiliği'nden yapıldığını söyledi.


"Buna bir adli operasyon, bir yargı sürecinin başladığını da ifade etmeliyim" diyen Arınç, bu konuda hükümetin görüşünün 11 yıldan bu yana değişmediğini aktardı. Partilerinin henüz kurulma aşamasındayken, siyasetin yozlaştığı bir noktada olduğunu belirten Arınç, "Siyasetçilerin yolsuzluklarla ilişkileri konuşuluyor, bu yüzden hükümetler uzun ömürlü olamıyor, başarılı sayılmıyordu. Kuruluş ilkemiz olarak da biz 3Y ile mücadele edeceğimizi deklare ettik. Bu 3Y; yolsuzluklardır, yoksulluklardır, yasaklardır. Hamdolsun ki bizi güvenle destekleyen halkımız, bu 3Y ile mücadelemizde bizi desteklemiş ve onaylamıştır. Geldiğimizden bu yana pek çok menfaat şebekesi, çete ve mafya örgütleri yargının önüne çıkarılmıştır. Evet, pek çoğu dağıtılmıştır. Bunun resmi kayıtlara göre sayısının 55 olduğunu biliyoruz" diye konuştu.


-"SÜRECİ ENGELLEYECEK BİR ÇABANIN İÇİNDE OLMAYACAĞIZ"-


"Geçmişte olmayan tek şey, siyasi irademiz güçlüdür" diyen Arınç, kendilerinin yolsuzluk yapanların kökünü kazımak üzerine dimdik ayakta durduğunu belirtti.


Hükümetin yolsuzluktan yana tavır almasını hiç kimsenin beklemeyeceğini kaydeden Arınç, "Eğer bir yolsuzluk iddiası, rüşvet, bir karapara aklama söz konusu ise bunu yargı en iyi şekilde, en adil şekilde aydınlatmalıdır. Başka olaylarla siyasi iradesini güçlü olarak yargının yanında yer tutan hükümetimiz, bu konu da siyasi iradesinin, yargı sürecinin her zaman arkasında olacaktır. İsimler kim olursa olsun, en yakın ilişkide bulunduğum kişiler, o kişilere ne kadar yakın olursa olsun, geçmişte veya bugün hükümetimizle ne kadar iyi ilişkiler içinde bulunduğu farz edilirse farz edilsin, bizim nazarımızda her şey nötrdür. Bu yargı süreci büyük bir süratle ve büyük bir dikkatle sonuçlanmalıdır. Ve yargı sürecinin vereceği karar her zaman saygılı olacağız. Hiçbir zaman bu süreci engelleyecek bir çabanın içinde olmayacağız. Bilakis yargı bilmeli ki, 11 yıldır çete ve mafyayla mücadele eden hükümetin her konuda desteği yargımızın arkasında olacaktır" diye konuştu.


Hükümet üyelerinin isimlerinin geçtiği veya hükümet ile yakın ilişkide olan kişilerin bu operasyonda adının geçtiği iddialarının kendilerini ilgilendirmediğini kaydeden Arınç, "Bu iddiaların gerçekliği kısa zamanda ortaya çıkarılmalıdır. Sayın Başbakanımızın da bizim de bu konudaki tavrını takdirle karşılamak gerekir" şeklinde konuştu.


-"MUHALEFETİN GAYRİMEŞRU HAKLARININ OLMAMASI GEREKİR"-


"Muhalefete bir cümle söylemek istiyorum" diyen Arınç şöyle devam etti:


"Elbette bu iddialar üzerine hükümeti eleştirmek, hükümette yer alan bakanlar üzerinden hükümetin yıpratılmasını istemek, hükümetin önümüzdeki mahalli seçimlere kırık bir şekilde gitmesini temin etmek, ondan sonraki sürecide bu olay sebebiyle tersine döndürmek isteyebilirler. Muhalefetin meşru hakları vardır. Gayrimeşru haklarının olmaması gerekir. Bu olay bugüne kadar cereyan etmiş pek çok iddiada olduğu gibi dikkatle takip edilmelidir. Eleştiriler her zaman yapılmalıdır. Ama bunu bahane ederek, peşin hükümle karar vermek, masumiyet ilkesini bertaraf etmek ve henüz ispatlanmış hiçbir şey yokken sadece basına ve internet medyasına servisle vakit geçiriliyorken, peşin hükümlü saymak, suçlu saymak muhalefete yakışmaz.


-"PSİKOLOJİK SAVAŞIN İÇİNE SOKMAK HUKUKLA BAĞDAŞMAZ"-


Muhalefetin bu yolsuzluk iddialarının süratle araştırılmasını isteyebilir. Hükümetin kendi içersinde tavır almasını isteyebilirler. Bu tür olaylara yol açtığı iddia ediyorlarsa hükümetin siyasi anlamda en çok eleştirilerini yapabilirler. Ama ne bakanlarla, ne burada ismi geçen kişilerle ilgili peşin hükümle suçlama noktasına gitmek ve hükümeti bu olay nedeniyle sorumlu tutmak doğru bir davranış olamaz. İnsaflı olsunlar. Hakkaniyete uygun hareket etsinler ve kamuoyunda kendilerini de hükümeti de zor durumda bırakacak bir iş yapmasınlar.


Hukukun evrensel prensiplerinden birisi; "soruşturmanın gizliğini ihlaldir' soruşturmanın gizliliği esassa, bu gizliliği ihlal etmekte suçtur. Ne var ki biz hükümet olarak daha dosyada neler olduğunu bilmiyoruz. "Bize getirin bunları' demek imkanından da mahrumuz. Ama boy boy fotoğraflar, kime ait olduğu belli olmayan resimler, onlara konulan altyazılar, iş adamlarını, gazetecileri, sanatçıları suçlayacak bir psikolojik savaşın içine sokmak hukukla bağdaşmaz. İkincisi adli yargıyı etkilemek, adil yargılamayı etkilemek de suçtur. Bu noktada verilecek beyanatların, yargıya verilecek talimatların da doğru olmadığı kanaatindeyiz. Bize düşen, sabırla ama bir an önce de yargının elindeki delillerle suçladığı kişilerle yüzleşmesi ciddi bir adil yargılama süreci sonunda da burada ne var, kim neyle suçlanıyor, deliller yeterli midir bu konuda bir karar verilmesidir. Bu kararı sabırla bekleyeceğiz. Ama bu karar çıkarken de hükümetimiz belki siyasi anlamda bazı çalışmaları da ayrıca yapacaktır. Bunu da Başbakanımız yeri geldiğinde ifade edecek ve açıklayacaktır."


Soruşturma sürecinin gizli olduğunu kaydeden Arınç, bu gizliliğe basının, muhalefetin ve siyasetçilerin uymadığını vurguladı. "Lütfen insanları karalamayın" temennisinde bulunan Arınç, insanlara kesin hükümle yaklaşılmaması gerektiğini ve hukukun herkes için olduğunu vurguladı.

Kaynak: ANKA