Başbakan Yardımcısı Babacan Açıklaması
"Fiyatlar, değerler düştü ama Türkiye'nin geleceğine olan güven rakamlar da gösteriyor ki yerinde duruyor.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Fiyatlar, değerler düştü ama Türkiye'nin geleceğine olan güven rakamlar da gösteriyor ki yerinde duruyor. Tabii ki gerekli tedbirlerimizi alacağız. Merkez Bankamız, Hazine, bütün ekonomik birimler o günün gereği neyse mutlaka yapacak" dedi.
Babacan, Kanal 7'de yayınlanan Başkent Kulisi programında gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.
Son dönemdeki gelişmelere ilişkin "dış mihrak" değerlendirmelerinin dayanağının sorulması üzerine Babacan, Mayıs 2013'e kadarki Türkiye'nin resmine bakıldığında, dünyada büyük ses getiren mega projeleri açıklayan, IMF'ye borcunu bitiren, ekonomik göstergeleri çok iyi bir noktaya gelmiş, demokrasi ve ekonomisiyle örnek bir ülkenin görüldüğünü söyledi.
Türkiye'de bazı çevrelerin bundan rahatsız olduklarını ve bazı çevrelerin, "varsın Türkiye kaybetsin, bunlardan kurtulalım" anlayışıyla hareket ettiğini dile getiren Babacan, dışarıda ise bazı ülke ya da bunların içindeki bazı yapıların Türkiye'nin başarısından, etkinliğinden, küresel aktör gibi hareket etmesinden rahatsız olduğunu belirtti.
Türkiye'nin savunduğu bazı değerlerin uluslararası alanda bazı çevrelerin çıkarlarını zedelediğini, Türkiye'nin "demokrasi" dedikçe titreyen ülkeler bulunduğunu ifade eden Babacan, böyle dönemlerde içeride ve dışarıda hedefi olan grupların ittifakının mümkün olabildiğini söyledi. Babacan, bunun son 17 Aralık süreciyle sınırlı olmadığını, buna karşılık dış politikada sorunları azaltmaya, içeride 76 milyon vatandaşı kucaklamaya çalıştıklarını vurguladı.
Babacan, "Parti ve hükümet olarak bir kimliğimiz var. Bu kimlik içeride, dışarıda tescil edilmiş bir kimlik. Bu, muhafazakar ama ayın zamanda dini konularda, etik konularda özel bir hassasiyeti, duyarlılığı olan bir kimlik. Böylesine bir kimlikle yolsuzluğun yan yana anılması, buna izin vermemiz mümkün değil" diye konuştu.
- Suriye'ye dönük iddialar-
Başbakan Yardımcısı Babacan, "El-Kaide ile ilişkisi olan bir hükümet" algısına ilişkin soru üzerine, her alanda ilkelerle hareket ettiklerini söyledi.
Suriye'deki muhalefetin organize olması, tek çatı altında örgütlenmesi konusunda katkıları olduğunu dile getiren Babacan, buna karşın yönetim boşluğunun olduğu pek çok ülkede olduğu gibi Suriye'de de El-Kaide gibi örgütlerin zemin bulmaya başladığını ifade etti. Babacan, şunları kaydetti:
"Muhalefetle olan bu yakın çalışmamız, maalesef bu işi yüzeysel bilenlere 'Türkiye Suriye'deki terör örgütlerine destek veriyor' gibi çok yanlış bir şekilde algılandı. Muhaliflere sadece Türkiye değil, Batı da başka ülkeler de destek veriyor. Bizim Suriye'yle 900 kilometrenin üzerinde sınırımız var. Suriye ile komşuluk ve kardeşlik ilişkimiz çok çok özel. Suriye halkıyla olan bu gönül bağımız, oradaki terör örgütlerine destek verdiğimiz anlamına kesinlikle gelmez. Biz adı geçen terör örgütleriyle alakalı uluslararası terörle mücadele kapsamında aktif bir şekilde çalışıyoruz.
İçeride ve dışarıda Türkiye hakkında olumsuz propaganda yapan çevreler var. İçeride yolsuzlukla, dışarıda terör örgütlerine destekle olabilecek ne kadar olumsuz sıfat varsa iktidar partisine bunu yakıştırmaya çalışıyorlar. Bunların hiç birisi kalıcı olmaz. Eğer kendinizden eminseniz, doğru olanı yapıyorsanız bunlara hiç takılmamak lazım. Başbakanımız da bu iddiaları en kesin ifadelerle reddetti. Kuşatılmış, çaresizlik gibi bir durum yok çok şükür. Hedef olarak seçilmiş durumda olsak da tüm bunları aşacak irade ve güce sahibiz."
Son birkaç haftadır yapılan tüm analiz ve kamuoyu yoklamalarının halkın sağduyulu olduğunu gösterdiğini belirten Babacan, "Halkımıza sorulduğunda kimi anketlere göre yarısı, kimi anketlere göre 3'te 2'si bunun bir komplo olduğunu söylüyor. Vatandaş durumu gayet iyi anlamış. Yeter ki biz dosdoğru olalım ve doğruları bütün samimiyetimizle halkımızla paylaşalım. Halkımızın desteği bizimle olduktan sonra, biz kendimizden emin olduktan sonra korkulacak hiç bir şey yok. Türkiye bunların hepsini rahatlıkla aşar" dedi.
-2014 nasıl olacak?-
Ali Babacan, 2014'ün nasıl bir yıl olacağına yönelik soruyu yanıtlarken, pratikte aldıkları tedbirlerle, yaptıkları ve yapacakları yasal düzenlemelerle hızlı bir şekilde gelişmeleri kontrol altına alacakları söyledi.
Ekonomi, piyasalar, yatırımcılar açısından bir risk algısı varsa bunun "Hükümetin kontrolü elinden kaçırma kaygısına" dayandığını ifade eden Babacan, şöyle konuştu:
"Bilseler ki Hükümet işin başında, kontrol Hükümette, Türkiye'nin sistemi bir bütün halinde gayet iyi çalışıyor, o zaman ekonomi açısından hiçbir problem yok. O zaman bizim yapmamız gereken en kısa zamanda bunu göstermek. Biz işimizin başındayız ama zaten öyle varsa bu dönemde oluşan yanlış bir algı, böyle bir şey yok. Yapılan atakların periyodu artık oldukça uzadı, etkisi azaldı, tedbirlerimiz gayet iyi, işe yaramaya başladı. Hem İçişleri Bakanımız, hem Adalet Bakanımız, bizler de onlara destek veriyoruz, birlikte çalışıyoruz. Başbakanımızın güçlü iradesiyle orada duruşu bu problemleri hızlı bir şekilde gündemden çıkaracaktır. Bunlar gündemden çıktıktan sonra zaten ekonomiyle ilgili endişe etmemek lazım."
Başbakan Yardımcısı Babacan, 17 Aralık operasyonu sonrasında yabancı sermaye hareketleriyle ilgili de şu bilgileri verdi:
"Bütün bu süreçte borsada ilk 2 haftada 300 milyon dolarlık bir çıkış olmuş nette. O günden bugüne kadar 180 milyon dolarlık da bir giriş olmuş hisse senedi piyasasında. 5 haftanın toplamında sadece 120 milyon dolarlık nette çıkışımız var. Konuştuğumuz rakam düşmüş değerlerle 224 milyar dolar. Yani binde 1'in yarı gibi bir rakam. Alan-satan var ama nette Türkiye'den çıkış hemen hemen yok.
Fiyatlar, değerler düştü ama Türkiye'nin geleceğine olan güven rakamlar da gösteriyor ki yerinde duruyor. Tabii ki gerekli tedbirlerimizi alacağız. Merkez Bankamız, Hazine, bütün ekonomik birimler o günün gereği neyse mutlaka yapacak. Hassas ve dikkat edilmesi gereken bir dönem ama ehil kadrolarımız var, hepsinden önemlisi güçlü bir siyasi irademiz var. Biz bu istikrarı tuğla tuğla inşa ettik 11 yıllık bir dönemde. Bunun da kıymetini çok iyi bilen bir iktidarız. Halkımızın desteği ve sevgisiyle bu istikrar oluştu. Bunun elimizde alınmasına mümkün değil izin vermeyiz."
- Ankara