Başbakan Yardımcısı Elvan: (2)

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, işçilerden kıdem tazminatı alanların oranının yüzde 10 mertebesinde olduğunu belirterek, "Her iki kesimi de uzlaştıran bir yaklaşım ortaya koyup kıdem tazminatı sorununu Türkiye'nin gündeminden çıkarmak istiyoruz" dedi.

Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, işçilerden kıdem tazminatı alanların oranının yüzde 10 mertebesinde olduğunu belirterek, "Her iki kesimi de uzlaştıran bir yaklaşım ortaya koyup kıdem tazminatı sorununu Türkiye'nin gündeminden çıkarmak istiyoruz" dedi.


Elvan, NTV televizyonunda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.


Kıdem tazminatına ilişkin bir soru üzerine, bunun bugüne kadar çok tartışılan konulardan biri olduğunu dile getiren Elvan, hem işçi hem de işveren tarafında sorunların bulunduğunu ifade etti.


İşçilerden kıdem tazminatı alanların oranının yüzde 10 olduğuna dikkati çeken Elvan, bu yüzde 10'un önemli bir kısmının da kamuda çalışıp bu hakkı kazanan kişiler olduğunu bildirdi. Bu rakamın çok düşük olduğunu vurgulayan Elvan, işinden ayrılan her vatandaşın çok kolay bir şekilde kıdem tazminatını elde etmesinin temel hedeflerinden biri olduğunu, iş mahkemesi ve temyiz mahkemelerinde kıdem tazminatı ile ilgili çok sayıda dava bulunduğunu  belirtti.


Elvan, "Kıdem tazminatına yönelik açılan davaların çok uzun sürmesi ve kangrene dönmüş bir mesele haline gelmesi, bu sorunun çözümüne mutlaka bir neşter atılması gerektiğini ortaya koyuyor. Ortada bir sorun var. Hem işçi hem de işveren kesiminin yaklaşımlarını biliyoruz. Bir noktada her iki kesimi de uzlaştıran bir yaklaşım ortaya koyup kıdem tazminatı sorununu Türkiye'nin gündeminden çıkarmak istiyoruz" diye konuştu.


Makro çerçevede bakıldığında çalışma hayatında katı bir yapının bulunduğunu vurgulayan Elvan, dünyadaki gelişmiş ülkelerde özellikle Kuzey Avrupa ülkelerinde işsizliğin düşük seyrettiğini, bunda en önemli etkenin esnek çalışma hayatı olduğunu söyledi.


Artık dünyanın koşulları ne ise Türkiye'nin de o yönde adım atması gerektiğini dile getiren Elvan, "Uluslararası standartlarımız, gelişmiş ülke standartlarımız, AB standartlarımız ne ise o çerçevede biz de bu alanda mutlaka adım atıp çalışma alanında da bir esnekliği sağlamak durumundayız" ifadesini kullandı.


"Yeni bir personel rejimini hayata geçireceğiz"


Elvan, kamu personel rejimine ilişkin bir soru üzerine de özellikle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Türkiye'de en çok tartışılan konulardan biri olduğunun altını çizdi.


Bu alanda geçmiş hükümetleri döneminde ilgili kanunlara yönelik bazı tasarılar hazırlandığını ancak bunların bir anlamda olgunlaştırılamadan raflarda kaldığını ifade eden Elvan, mevcut kamu personeli sisteminde hantallaşma, çok fazla sayıda 4B, 4C gibi farklı statülerin oluşturulması gibi karmaşık bir yapının ortaya çıktığını belirtti. Bu karmaşık yapının ortadan kaldırılması ve sadeleştirilmesi için, çok daha net ve şeffaf, açıklık ilkelerini esas alan bir yaklaşımla yeni bir personel rejimini hayata geçirmek istediklerine işaret eden Elvan, ilgili taraflarla bunları tartışacaklarını söyledi.


Elvan, gelişmiş ülkelerde kamuda çalışan her personelin devlet memuru olmadığını ancak kamu çalışanlarının bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:


"Bizim için esas olan şu, bir, kamunun hantal yapısından kurtulup etkin dinamik bir yapıya kavuşması, iki, kamuda özellikle performansa dayanan bir altyapı oluşturulması, üç, şeffaflık, açıklık ve hesap verilebilirlik anlayışının da temel ilke olarak alınması. Bunları gerçekleştirecek bir yaklaşım ortaya koyacağız. Elbette şu aşamada bunların detaylarını konuşmamız söz konusu olamaz çünkü bunun detaylarını taraflarla konuşacağız. Türkiye'nin kalkınmasına katkı sağlayabilecek olan bir personel rejimini hayata geçireceğiz."


"Yüksek mahkeme üyeliğine makul bir süre getirilecek"


Elvan, bir soru üzerine başta Adalet Bakanlığı olmak üzere, şu anda tüm bakanlıkların Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu, bilirkişilik müessesesinin yeniden tesis edilmesi, iş mahkemelerinin yapısının ve işleyişinin gözden geçirilmesi, istinaf mahkemelerinin faaliyete geçirilmesi gibi pek çok alanda hummalı bir çalışmaya girdiklerini dile getirdi. Elvan, yüksek mahkeme üyeliklerinin makul bir süreyle sınırlandırılmasına ilişkin bir soru üzerine de şöyle konuştu:


"O çok eleştiri aldığımız konulardan bir tanesi. Yüksek mahkeme üyesi oluyorsunuz ve emekli oluncaya kadar o üyelikle devam ediyorsunuz. Dünyanın birçok ülkesinde böyle bir uygulama söz konusu değil ve çok eleştirdiğimiz konulardan biri. Bu konuda Adalet Bakanlığımız çalışacak, yüksek yargı ile temasları olacak, onların da görüşlerini alacaklar. Ama bunların makul sürelere çekilmesi son derece anlamlı ve önemli diye düşünüyorum. Bir değişim, dönüşüm mutlaka gerekiyor. Bu bürokraside olmazsa olmazların başında gelen bir husus. Makamlar için de öyle, bir genel müdürlük, bir müsteşarlık çok uzun süre devam ettiğinde gerçekten bir yorulma söz konusu oluyor. Farklı bir gözün bakışı son derece önemli diye düşünüyorum. Bu açıdan yüksek mahkeme üyeliğine makul bir süre getirilecek. Elbette bu süreyi şu an söyleyebilmemiz mümkün değil. Bu konuşulacak. Arkadaşlarımız çalışıyorlar. Bu zaten 1 yıllık süreçte yapılacak olan reformlarımızdan biri. Dolayısıyla bu belirli bir olgunluğa geldikten sonra kamuoyu ile paylaşacağız."


Gelişmiş birçok ülkede uygulanan hukuki yardım sigortası sistemini getireceklerini bildiren Elvan, sigorta yaptırılması durumunda, herhangi bir mahkemelik durum ile karşı karşıya kalındığında avukatlık ücretinin, mahkeme masraflarının bu sigorta mekanizması çerçevesinde ödenmesinin sağlanacağını söyledi.


İmar rantına yönelik çalışma


İmar planı değişiklikleri sonucunda ortaya çıkan değer artışından kamunun pay almasına dönük çalışmaya ilişkin soru üzerine Elvan, bununla ilgili şu anda taslak bir çalışmanın bulunduğunu söyledi. Bu çalışmanın biraz daha olgunlaştırılacağını belirten Elvan, 3 aylık süreçte bunu gerçekleştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Başbakan Yardımcısı Elvan, şunları kaydetti:


"Düşünün bir araziniz var, bir anda imar uygulamasıyla 100 liraysa 1 milyon liraya çıkabiliyor. Böyle ciddi bir kazanç elde edebiliyorsunuz. Bu düzenlemeyi yapan kim belli değil. Arazinin sahibi devlet. Buradaki yaklaşım şu olmalı elbette, vatandaş kendisi istifade edebilmeli, belediye bundan bir pay alabilmeli, kamu da devlet olarak, ilgili bakanlık veya ilgili bir kurum da Maliye Bakanlığımız da Hazinemiz de bir pay alabilmeli diye düşünüyoruz. Bu çok konuşulan, çok tartışılan, kamuoyunda çok fazla şikayet unsuru olarak dile getirilen hususların başında geliyor, bu konuda bir adım atacağız."


"İhale Kanunu'ndaki istisnaları gözden geçirip, daraltacağız"


Kamu İhale Yasası'nda yapılacak değişikliğin hangi ihtiyaçtan kaynaklandığına ilişkin soru üzerine Elvan, Kamu İhale Kanunu'nun AB mevzuatına uygun olarak hazırlandığını hatırlattı. Kanunun ikinci aşaması olarak sektörlere yönelik de yasa çıkarılması gerektiğini ancak bu yasanın çıkarılamadığını anlatan Elvan, "Genel ihalelere yönelik çıkarılan bir kanunun uygulaması devreye girdiğinde de ne ortaya çıkıyor? Birtakım istisnaların devreye girmesi söz konusu oluyor. Bakanlıklarımızın değişik kamu kurum ve kuruluşlarımızın taleplerinin gündeme gelmesine neden oluyor" dedi.


Bu çerçevede de kanunda çok sayıda değişiklik yapılması zaruretinin doğduğunu ve istisnaların konulduğunu belirten Elvan, bunları teker teker gözden geçireceklerini ve bu istisnaları daraltacaklarını altını çizdi. Elvan, bu çerçevede şikayetleri ortadan kaldıran, AB direktiflerine uygun bir ihale altyapısını oluşturacaklarını kaydetti.


"Bakanlıkların yeniden yapılandırılmasına dönük bir çalışma yok"


Bakanlıkların yeniden yapılandırılmasının söz konusu olup olmadığına ilişkin soruyu da Elvan, "Şu aşamada bakanlıklarımızın yeniden yapılandırılmasına yönelik herhangi bir çalışmamız yok" diye yanıtladı.


Ancak genel olarak bakıldığında, bakanlıklar arasında yetki, sorumluluk açısından bazı mükerrerliklerin olduğunu gördüklerini anlatan Elvan, zaman zaman bu alanda iki bakanlık arasında sıkıntıların yaşandığını söyledi. Su yönetimi ve tabiat varlıklarını koruma konularında hem Orman ve Su İşleri Bakanlığının hem de Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yetkileri bulunduğuna işaret eden Elvan, bu nedenle zaman zaman yönetmelik çıkarılmasında, uygulamada sıkıntılar yaşanabildiğini belirtti.


Elvan, "Bunların hepsini bir bütün olarak ele alacağız, bu tür yetki çakışması olan kurumlar, bakanlıklarımız varsa bunların çok daha rahat, sıkıntısız çalışacakları bir yapıya dönüştüreceğiz ama şu aşama itibarıyla size net olarak şu bakanlıkta şu çalışmayı yapıyoruz diyebilmem mümkün değil" şeklinde konuştu.


(Bitti)

Kaynak: AA