Beydağ Hastanesi'nde Mobbing İddiası
Birlik Sağlık-Sen, İzmir Beydağ Hastanesi'nde mobbing ve tehdit iddialarını protesto etti.
(İZMİR) - Birlik Sağlık-Sen, İzmir Beydağ Devlet Hastanesi'nde personele mobbing, baskı ve tehdit iddialarına ilişkin hastane önünde açıklama yaptı. Sendika Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, "Atalarımızdan, önderimiz, liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten bizlere miras kalan bu devlet, bu millet, hiçbir siyasi partinin, kendini bilmez hiçbir idarecinin babasının çiftliği değildir" dedi.
Birlik Sağlık-Sen, İzmir Beydağ Devlet Hastanesi'nde personele mobbing, baskı ve tehdit iddialarına ilişkin hastane önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Sendika adına açıklamayı yapan Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, hastane müdürünün çalışanlara mobbing uyguladığını ileri sürerek şunları söyledi:
"Yüksek sesle cevap verdi diye tutanak tutturdu"
"Görevi bir hastanenin müdürlükle ilgili iş ve işlemlerini yürütmek olan, yapması gereken asli işlerini bırakıp, duyumlarımıza göre bir personelin kaç kez tuvalete gittiğini, tuvalette ne kadar kaldığını, kaç sefer çay kahve içtiğini takip ettirmeye çalışan, yaşanan bir aksaklıkta aynı anda dört kişinin görev yaptığı bir ortamda 5 ay sonra sadece bir kişiyi sorumlu tutarak inceleme başlatan, hastanedeki personeli şiddet uygulamak için hamlede bulunan, hastane içerisinde bir başka personel için, yüksek sesle cevap verdi diye tutanak tutturan hastane müdürü düşünün. En önemlisi de hastalardan alınan kanların rutin olarak her gün Ödemiş Devlet Hastanesine gitmesine rağmen, tek amacının personele zorda bırakmak düşüncesiyle kendi imzasının da olduğu kendi tutuğu tutanakta kendini deşifre ediyor."
"Dilekçeye cevap vermeyen dönüş yapmayandan yönetici olmaz"
Çalışan bazı personellere sendika sayesinde müdür olduğunu anlatan ve bizim sendika temsilcimize hitaben, 'Bu bölgede bana külhan beylik yapamazsın, bunun bir de dışarısı var' diyerek tehdit eden, temsilcimizin dini görüşünün ne olduğunu bildiğini söyleyen bir müdür. Yine kalp hastası olup, stent takılan personelin aldığı kısa süreli raporu hakem hastaneye göndererek, personeli eziyet eden, personel hakkında sürekli asılsız tutanak tutan, laboratuvar sorumlusu olan sendika temsilcimizin, laboratuardaki eksiklik ve aksaklıklarla ilgili verdiği onlarca dilekçeye cevap vermeyen dönüş yapmayandan yönetici olmaz.
"Devleti temsil eden memurlar olarak oyun oynamıyoruz"
Şimdi soruyoruz? Liyakatten uzak, canı sıkıldıkça eften püften sebeplerle tutanak tutan, personellerinin hakkını korumayan tam aksine personeli kumpas kuran bir kişi nasıl idareci olabilir? Ortalıkta hükümetin yanındaki sarı sendikayı kastederek 'beni sendika getirdi' diyerek TCK'nın 118. maddesine aykırı hareket eden, personeli zorda bırakmak adına hastaların kanının tahlile gitmesini engellemeye çalışarak vatandaşın sağlığıyla belki de canıyla oynayan bir kişi bırakın müdür olmayı devleti temsilen memur olarak bile çalışamaz. Biz, devleti temsil eden memurlar olarak oyun oynamıyoruz. Atalarımızdan, önderimiz, liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten bizlere miras kalan bu devlet, bu millet, hiçbir siyasi partinin, kendini bilmez hiçbir idarecinin babasının çiftliği değildir."