BM Özel Temsilcisi Kofi Annan Hatay'da (6)

Son Güncelleme:

Atalay.Basın toplantısında ilk olarak Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay söz aldı.

Atalay: SURİYE'DE DURUM KRİTİKLEŞTİ


Basın toplantısında ilk olarak Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay söz aldı. Suriye'den gelen mültecilere Türkiye olarak her türlü desteği verdiklerini ve vermeye devam edeceklerini belirten Atalay, Suriye'de yapılan tespitlerde durumun giderek kötüleştiği ve kritik hale geldiğini söyledi. Suriye'de açılan ateşle Kilis'te 2'si Türk 4 kişinin yaralandığını hatırlatan Atalay, "Ülkemize sığınan Suriye vatandaşları Türkiye'nin tam güvencesi altındadır. Bu olayın yenilenmesi halinde Türkiye gerekli tedbirleri alacaktır. Suriye'ye bu iletildi. Sayın Annan'ın bugün ki çadır kent ziyaretlerinde bölgemizdeki hareketliliği net şekilde görme imkanı oldu. Sayın Annan için çok faydalı oldu. Türkiye'nin Suriye politikaları ve Suriye konusundaki endişelerini sınırımızdaki gelişmeleri gördükten sonra daha iyi anlayacaktır" dedi.


TAAHHÜDÜNÜ TUTUYOR GÖRÜNMÜYOR


Türkiye olarak Suriye'deki trajediye bir çözüm bulunmasını samimi olarak istediklerini hatırlatan Atalay, Suriye yönetimi ile ilgili kuşkularını da şöyle anlattı:


"Sayın Annan'ın yürüttüğü bu çalışmayı başından beri destekliyoruz. Kendisine bu çalışmalarında başarılar diliyor ve destekliyoruz. Ama 10 Nisan olarak verilen süre bugün doldu. Bizim tespitlerimize göre Suriye yönetimi taahhütlerini tutmuyor görünüyor. Endişelerimizi Sayın Annan'a ilettim. Özellikle Halep, İdlib ve Humus'ta askerlerin şiddeti sürüyor. Mart 2011'den bu yanan hayatını kaybedenlerin sayısı 9 binin üzerine çıktı. Kendi tespitlerimize göre 9 Nisan'da hayatını kaybedenlerin sayısı 130'dur. Sayın Annan'ın takvim açıklamasından sonra 26 Mart'tan bu yanan her gün öldürülen sivil sayısını günlük olarak daha da arttı. Sayın Annan'ın ilk Suriye ziyaretinde sayı 12 bindi, bugün itibariyle bu sayı 25 bine yaklaştı. Sayın Annan'ın misyonunun çok başarılı bir şekilde sonuca ulaşmasını oradaki kanın sona ermesini arzu ediyoruz. Suriye yönetiminin siciline baktığımızda da doğrusu endişe ediyoruz. Bugüne kadar çok oyalama taktiği uygulamıştır. Şimdi de oyalama taktiği uyguluyorlar bu konudaki endişelerimizi kendilerine ilettik. Son olarak 1 Nisan'da İstanbul'da 'Suriye Halkının Dostları Gurubu' toplantısını gerçekleştirdik. 83 ülke ve uluslararası kuruluş katıldı, çok ciddi bir katılımdı. Toplantıda çok verimli geçti. Burada en temel endişe, Suriye rejimi tarafından bu planın maniple edilmemesi oldu. 10-12 Nisan'da askerlerin geri çekilmesini silahların geri çekilmesini Suriye yönetiminin yerine getirmesini önemle bekliyoruz. Suriye'nin açıklamaları iyimserliğimiz güçlendirmektedir. Biz bu misyon içinde Suriye'nin gerekli işbirliğini sergilemediği takdirde BM'nin üzerine düşen sorumluluğu üstlenmesini bekliyoruz. Tarihi sorumluluğunu yerine getireceğine inanıyoruz. En önemli beklentilerimizden biri Suriye'de şiddet ve zulüm sürerken insani yardım ulaştırılması ön önemli unsur olarak görüyoruz."


ANNAN: ŞİDDET DURDURULMALI


Daha sonra kısaca konuşup gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kofi Annan, Suriyelilere kucak açan Türkiye'ye teşekkür etti. Birçok mülteci kampı gördüğünü hatırlatan Annan, en iyisinin Hatay'da olduğunu vurguladı. Yayladağı İlçesi'ndeki çadır kentte ailelerle görüşme imkanı bulduğunu belirten Annan şu değerlendirmeyi yaptı:


"Kadınlarla, erkeklerle çocuklarla görüşme imkanı buldum. Umut ediyorum ki burada uzun süre kalmak zorunda kalmazlar. Çocuklarıyla Türkiye'ye gelen ailelerin hikayelerini dinlemek biraz üzücü. Tüm bu çabalar umuyorum yakın zamanda barış getirmeye yardımcı olsun. Şu anda Türkiye'nin tüm çabaları memnuniyetle karşılıyoruz. Mülteci sayısının artığını görüyoruz. Durum daha da kötüye gidiyor, yoksa mültecisi sayısı bu kadar artmazdı. Suriye'de devam eden şiddeti durdurmak için tüm çabalarımızı sürdürmeliyiz. İnsani yardım çabalarının devam etmesi yönünde hakların sağlanması yönünde çalışmaların devam etmesi gerekir. Özellikle uluslararası toplum Suriye halkına desteğini göstermeli. Şiddet uzun zamandır devam ediyor ve durması gerekiyor. 6 maddelik planda şiddetin durması gerekiyor. Umarım bu yolda ilerleme olsun. Suriye'nin şiddeti durdurması için adımlar atılmaya devam edilmelidir. Bu sabah itibarıyla Suriye'de devam eden şiddetin durması gerekiyordu. Sabah 06.00'da bütün şiddetini durdurulmasını istemiştik. Şiddetin durmasını için bir kez daha çağrı yapıyoruz. Olması gereken budur. Güvenlik Konseyi, ilerleyen saatlerde de çalışmalarını devam ettirdiğinde derhal şiddetin durdurulması için çağrıda bulunulacaktır. Atılması gereken öncelik adımın şiddeti durdurulmasıdır."


PLAN MASADAN KALKARSA BAŞKA BİR ALTERNİTİF YOK


"Görüşmelerde de plan sorgulanmadı. Önemli olan Suriye hükümetinin bu plana uyup uymayacağıdır. Hala vakit var. Uygulanması gereken bir plan. Muhalif güçler de bu planı uygulayacaklarını söylediler. Eğer plan masadan kalkarsa elimizde başka bir alternatif yok. Şu anda belli kentlerde şiddet devam ediyor. Yaşanan tüm bu süreci Güvenlik Konseyi'ne aktaracağım. Gelen haberler ise Suriye'den daha önce saldırılmayan başka bölgelerde de askeri hareketliliğin olduğu gözlendiği yönünde. BM Güvenlik Konseyi'nden bir gözlemci grubun Suriye'ye gitmesi de önemli. Rapor hazırlayıp bizlere sunmalı."


ÇİN PLANIN ARKASINDA DURUYOR


12 Şubat'a kadar şiddetin tamamen durdurulması gerektiğini de kaydeden Annan, Çin'in de plana desteğini sürdürdüğünü söyledi. Çin'in de Suriye'ye çağrıda bulunduğunu ifade eden Annan, "Plan verilen takvime göre uygulanmıyor ama bu planın uygulanmayacağı anlamına da gelmiyor. Bu plana göre baskıyı sürdürmeliyiz. Güvenlik Konseyi de Suriye'ye baskını arttırarak devam ettirilmelidir. Çin planın arkasında buluyor. Suriye hükümetine çağrıda bulunmamıza destek oluyor ve kendilerin de bir çağrıda bulunuyor. Çin hükümeti planın uygulanması yönünde desteklerini sürdürüyor" diye konuştu.


SINIRDA TANSİYONUN YÜKSELMESİNİ İSTEMİYORUZ


Annan, Kilis sınırında dün yaşanan olayı da 'trajedi' olarak değerlendirerek, şunları söyledi:


"Sınırda yaşanan trajik olayı duymaktan büyük üzüntü duyuyorum. Umuyoruz ki bir daha gerçekleşmesin. Özellikle sınırlarda tansiyonun yükselmesini istemiyoruz."


Annan ve Atalay, daha sonra Hatay'dan ayrıldı.


DHA(OA/AAA) - Hatay/ Antakya

Kaynak: DHA