Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Seçimi Öncesi Gerginlik... İl Başkanı Nihat Yeşiltaş: "Bu Seçim Meşru Değildir.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'ın tutuklanmasının ardından Başkan Vekili seçimi öncesi gerginlik yaşandı. CHP’li meclis üyeleri ve milletvekilleri, polis zoruyla seçimin yapılacağı Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne alınmadı. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş "Bursa halkı karar vermiş 31 Mart'ta. Bursa'nın Başkanı Mustafa Bozbey'dir. Başka da ötesi yoktur. Ötesini de kabul etmiyoruz. Şu şartlarda zaten aday çıkarmayız. Meşru saymıyoruz zaten bu seçimi. Bu seçim meşru değildir. Hakkımız, Bursa'nın iradesi gasbedildi burada. Seçim zaten meşru değil. Seçimi kabul etmiyoruz. Gaz sıkıyorlar yüzümüze. Böyle bir şey olmaz. Meclis üyelerimiz oylarını kullanmak için içeri girmek için geldiler buraya ama şu anda içeri alınmadılar. Burayı terk ediyoruz" dedi.
Haber: Çağatan AKYOL - Kamera: Umut Emre GÖKBULUT
(BURSA) - Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'ın tutuklanmasının ardından Başkan Vekili seçimi öncesi gerginlik yaşandı. CHP'li meclis üyeleri ve milletvekilleri, polis zoruyla seçimin yapılacağı Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne alınmadı. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş "Bursa halkı karar vermiş 31 Mart'ta. Bursa'nın Başkanı Mustafa Bozbey'dir. Başka da ötesi yoktur. Ötesini de kabul etmiyoruz. Şu şartlarda zaten aday çıkarmayız. Meşru saymıyoruz zaten bu seçimi. Bu seçim meşru değildir. Hakkımız, Bursa'nın iradesi gasbedildi burada. Seçim zaten meşru değil. Seçimi kabul etmiyoruz. Gaz sıkıyorlar yüzümüze. Böyle bir şey olmaz. Meclis üyelerimiz oylarını kullanmak için içeri girmek için geldiler buraya ama şu anda içeri alınmadılar. Burayı terk ediyoruz" dedi.
CHP'li belediyelere yönelik operasyon kapsamında, seçilmesinin ikinci yılında 31 Mart'ta gözaltına alınıp tutuklanan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmıştı. Bozbey'in yerine yeni Başkan Vekili seçimi yapılıyor. Çoğunluğunu 49 AK Parti, 8 MHP ile Cumhur İttifakı'nın oluşturduğu belediye meclisinde CHP'nin 41, İYİ Parti'nin 6, Yeniden Refah ile Büyük Birlik Partisi'nin bir meclis üyesi bulunuyor.
Seçim için CHP'li milletvekilleri ve meclis üyeleri, büyükşehir binasına geldiğinde polis zoruyla meclis salonuna alınmadı. Barikat arkasında bekletilen yurttaşlar ise barikatı yıkarak meclis salonu kapısı önüne ulaştı. Polisin ve çevik kuvvet ekiplerinin müdahalesi sonucunda yaşanan arbedede gaz sıkıldı. Salonun giriş kapısındaki cam kırıldı. Polis ile arbede yaşayan vatandaşlar, "Hırsızlar dışarı", "Kahrolsun faşist diktatörülük", "Faşizme karşı omuz omuza", "Bursa'nın Başkanı Mustafa Bozbey", "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz", "Hırsızlar dışarı", "Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek" sloganları attı.
"Bursa halkının iradesi Mustafa Boz Bey'i seçmiştir"
CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Bursa Milletvekilleri Orhan Sarıbal ile Hasan Öztürk, CHP Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi Yücel Akbulut da yaşanan arbedeye tepki gösterdi. Yeşiltaş, şöyle konuştu:
"Bugün burada Meclis'te seçim yapılacak ama geldiğimizde öyle bir manzarayla karşılaştık ki bütün her taraf tutulmuş barikatlarla çevrilmiş. Sanki bir savaş alanına gelmişiz gibi. Belediye meclis üyelerimiz içeri alınmıyor. Milletvekillerimiz içeri alınmıyor. Ortamı görüyorsunuz. Gaz sıkılıyor. Yani böyle bir seçim atmosferi, böyle bir yaklaşımı asla kabul edilemez. Zaten bu seçimi biz meşru saymıyoruz. Seçim 31 Mart 2024'te yapıldı. ve Bursa halkının iradesi Mustafa Boz Bey'i seçmiştir. Ama gelinen noktada Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne çökmek için bir operasyon gerçekleştirildi. O operasyonun sonucunda da geldiğimiz nokta bu."
"Burayı terk ediyoruz"
Burada yaşadığımız müdahale bizimle yaşadığımız buradaki karşı bir tavır kabul edilir bir şey değil. İçeride seçim yapılacak belediye meclis üyelerimiz içeri alınmıyor. Bir barikat kurulmuş her tarafta. Binanın girişinde de barikat var. Böyle bir şey görülmemiş. Nasıl bir devlette yaşıyoruz? Seçim yapılacak seçim yapamıyoruz. Bu barikatları bu kuruya kuranlar kime karşı kurdular? Nedir bu? Eğer yüreğiniz yetiyorsa gelin pazar günü sandık koyalım, Bursa halkı karar versin kimi seçiyorsa. Var mı yüreğiniz? Yetiyor mu yüreğiniz? Burada barikatlarla insanların buraya gelmesini engelliyorsunuz.
Seçimleri engelliyorsunuz. Barikatlarla insanların buraya gelmesini engelliyorsunuz. Sonra da 'Biz seçim yaptık diyeceksiniz' öyle mi? Biz belediye meclisinde adil bir seçim mi yaptık mı diyeceksiniz? Ne diyeceksiniz? Söyleyecek ne sözünüz var söyleyin bakalım. O zaman biz de diyoruz ki yapın seçiminizi kendi kendinize. Bursa halkı karar vermiş 31 Mart'ta. Bursa'nın Başkanı Mustafa Bozbey'dir. Başka da ötesi yoktur. Ötesini de kabul etmiyoruz. Şu şartlarda zaten aday çıkarmayız. Meşru saymıyoruz zaten bu seçimi. Bu seçim meşru değildir. Uygulanan, siyasallaşan bir hukukla burada resmen çöküldü, gasp edildi Büyükşehir Belediyesi. Hakkımız, Bursa'nın iradesi gasbedildi burada. Seçim zaten meşru değil. Seçimi kabul etmiyoruz. AKP'nin ilçe başkanları bile giriyorlar, bizim buradaki ilçe başkanlarını, seçilmiş arkadaşlarımıza barikat koyarak böyle engel olmaya çalışıyorlar. Bu nasıl bir sistem? Nasıl bir adalet? Gaz sıkıyorlar yüzümüze. Böyle bir şey olmaz. Meclis üyelerimiz oylarını kullanmak için, içeri girmek için geldiler buraya ama şu anda içeri alınmadılar. Burayı terk ediyoruz."
Sarıbal: "Hala halkta bir karşılıkları varsa koyarlar sandığı Bursa halkının önüne koyarlar"
Orhan Sarılbal ise şunları söyledi:
"Yargı eliyle kolluk kuvvetlerini üzerimize salarak halkın seçme ve seçilme hakkını yok sayarak açık bir operasyon değildir, darbedir. Siyasal sivil bir darbedir. Devleti hegemonyasına almış, işgal altına almış bir yapı toplumu korkutmaktadır. Gecenin ilk saatlerinden itibaren burada geniş bir polis koruma ordusuyla karşı karşıyayız. Her taraf barikat, ana yollar, yan yollar, binanın arka tahliye yolları tümü baskı altındadır. Yetmez. Burada büyük bir polis ordusu vardır. AKP halktan alamadığı rızayı, yargı eliyle polise yaptırtmakta, bizi polisle karşı karşıya getirmektedir. Eğer vicdanları varsa, ahlakları varsa, onurları varsa, iradeleri varsa, hala halkta bir karşılıkları varsa koyarlar sandığı Bursa halkının önüne koyarlar sandığı Türkiye Cumhuriyeti'nin 86 milyonun önüne o zaman el mi yaman bey mi yaman görürüz. Kahrolsun padişahlık. Kahrolsun faşizm."
Kayışoğlu: "Bu darbecilere asla ama asla boyun eğmeyeceğiz"
Altaca Kayışoğlu da arbede de kendisine kimyasal gaz sıkıldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"AKP bugün bir kez daha darbeci yüzünü Bursa'da göstermiştir. Bakın şurada arabanın yanında dururken ben Bursa milletvekili genel başkan yardımcısı olarak doğrudan hedef alındım ve bu biber gazı değil bu kimyasal sarı gaz. Bütün yüzümüz buradaki başkanlarımız, milletvekillerimiz hedef gösterilerek kimyasal gazla silah sıkıldı. ve bugün yapılmak istenen şey Bursalıların iradesine çökmektir. Netanyahu zulmüne benzer bir zulümle, bütün binanın etrafı sarılmış, polisler çağrılmış, TOMA'lar çağrılmış, burada aslında az sayıda vatandaşımız, partililerimiz kanunen Meclis toplantıları herkese açıkken bu hakkını kullanmak isterken oylarının takibini yapmak isterken bu zulümle karşı karşıya kalıyor. Biz Bursalıların neredeyse 900 bin kişinin verdiği oyla seçilmiş olan Mustafa Bozbey'in yıllar önceki iddialarla, üstelik aklanmış olduğu iddialarla siyasi bir kumpasla alınıp belediye meclisindeki çoğunluğuna dayanılarak Bursalıların iradesine çekilmesine izin vermemek için bugün burada toplandık. Ama belediye meclis salonuna girmemiz dahi engellenmiştir. Burada bulunan milletvekili arkadaşlarımız, belediye başkanı arkadaşlarımız, meclis üyesi arkadaşlarımız, ilçe başkanlarımız içeriye sokulmamıştır. Üstüne üstlük şiddet uygulanarak gaz sıkılarak kimyasal gaz sıkılarak hepimize işkence edilmiştir. Bu zulme karşı direneceğiz. Bu darbeciliğe karşı direneceğiz. Er ya da geç milletin iradesi, Bursalıların iradesi galip gelecektir. Bu darbecilere asla ama asla boyun eğmeyeceğiz."
Hasan Öztürk: "Dışarıya çıkıyoruz. Kendileri çalacaklar kendileri oynayacaklar
Hasan Öztürk ise şöyle konuştu:
"Bugün aslında milletin polisi, milletin vekiline milletin meclis üyelerine, temsilcilerine, belediye başkanlarına, seçilmişleriyle karşı karşıya getirilmiştir. Bugün hırsızlıktan bahsedenler Bursalıların iradesini çalmıştır. Çalmaya çalışmaktadır. 100 kadar partili ve meclis üyelerimiz de bunların içerisinde olmak üzere içeriye almamak için bin tane polis getirilmiştir buraya. Dolayısıyla demokrasiden bahseden, içeride bir tiyatro, bir senaryoyu kimin çizdiğini bildiğimiz oyun aslında milli irade maskesi takanların yüzünden düşmüştür. Bugün milletin iradesi oyununu sergileyenler milletin iradesini gasp etmek için bugün buradalar. Buna tepki gösteren partililerimiz, ilçe başkanlarımız, meclis üyelerimiz, temsilcilerimiz az önce biber gazı ya da kimyasal gazlarla gördüğünüz gibi şiddete maruz kalmıştır. Bunu asla kabul etmiyoruz. Eğer birazcık demokrasi inancınız varsa çok basit. Koyarsınız sandığı, millet iradesini belirler. İl genel meclisleri belediye başkanı seçsin diye seçilmediler. Belediye başkanını halk seçiyor. İki tane oy var. Bizim belediye başkanımız ölmedi. Sakat değil. İşini yapamaz durumda değil. Bir senaryonun bir kumpas'ın diğer belediye başkanları gibi bugün tutsak edilmiştir. Dolayısıyla bugün meclise gelmeye çalışmamıza rağmen içeriye alınmadığımıza göre karar verilmiş oyun, oyunun rolleri belirlenmiş. ve maalesef bunu da insanlara demokrasi diye anlatıyorlar. Bu bir faşizmdir. Bu bir diktatörlüktür. Milletin iradesi milletin elinden alınmakta, bir yerler bunu teslim alma gayretindedir. Bunu asla izin vermeyeceğiz. CHP olarak bunu reddediyoruz. Bugün bizi içeri almıyorlar. Milletimizi içeri almıyorlar. Biz de dışarıya çıkıyoruz. Kendileri çalacaklar kendileri oynayacaklar."
Yücel Akbulut: "Bu egemenlik hakkının gaspıdır"
CHP'li Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Yücel Akbulut da içeriye alınmamalarına tepki göstererek, şöyle konuştu:
"Vali yardımcısının davetiyle Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'ne belediye meclis grubumuz olarak katılmaya çalıştık. Ancak sizin de gördüğünüz üzere eğer çekerseniz bakın orada ne yazıyor? Meclis girişi yazıyor. Meclis salonu yazıyor. Biz iki yıldır buradan giriyoruz. Meclis üyeleri olarak buradan giriyoruz. Kimliklerimizi göstermemize rağmen alınmadık. Bu doğru bir şey değildir. Bursa halkının iradesine iki ikinci kere çökülmüştür. Bursa Büyükşehir Meclisi'nde CHP grubu alınmamıştır. Grubun söz söyleme hakkı elinden alınmıştır. Orada temsil etme hakkı elinden alınmıştır. Bu egemenliğe yapılan ikinci darbedir. Bu ancak istibbat yönetimlerinde olan bir muameledir. Dün akşam il başkanları bir tweet attı. Dedi ki 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.' Eğer samimiyseniz egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğuna inanıyorsanız şunu da söylemeniz gerekir."
Tayyip Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken Sayın Cumhurbaşkanı bu tür soruşturmalar geçirdi ama tutuklanmadı. Melih Gökçek'e Bülent Arınç o zaman hükümet sözcüsüydü, Ankara'yı parsel parsel sattılar dedi, tutuklanmadı. O zamanın gene İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş gene böyle suçlamalar yapıldı hakkında tutuklanmadı. İfadeye çağrıldı gitmedi. Mahkeme tarafından ifadeye çağırıldığında dönemin başbakanıyla yurt dışındaydı. Eğer samimiyse Davut Gürkan eğer samimiyse bunları söylesin. Bizim de başımıza geldi ama bizim belediye başkanlarımız tutuklanmadı desin. Bursa Büyükşehir Belediye Meclis Üyeleri, CHP grubu bugün oturması gereken halkı temsil etmesi gereken yere alınmamıştır. Kolluk tarafından alınmamıştır. Biber gazı sıktılar. Neyi paylaşamıyoruz? Biz alınmadığımız yerde durmuyoruz. Halkın iradesini biz sokaklarda da temsil ederiz. Bizim için hiçbir problem yok. Biz sokak sokak, mahalle mahalle gezer, yine derdimizi anlatırız. Ama büyükşehir belediye meclisinde bizim olmamız gerekiyordu. Bu yasadır. Bu kanundur, bu hukuktur. Bu egemenlik hakkıdır. Egemenlik hakkının gaspıdır. Biz burayı alınmadığımız için terk ediyoruz."
CHP'liler daha sonra Bursa İl Başkanlığı'na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında polis yol boyuncu müdahalede bulundu, yürüyüşü engellemeye çalıştı.
Bursa İl Başkanlığı'na ulaşan CHP'liler oturma eylemi başlattı.