CHP'li belediyelere operasyon: Siyasi hazımsızlık

Son Güncelleme:

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara karşı düzenlenen basın açıklamasında, operasyonların siyasi olduğunu savundu ve “Ortada bir suç ya da delil yok. Sadece algı yönetimi ve mahalle dedikodusu var” dedi.

(İZMİR) - CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara karşı düzenlenen basın açıklamasında, operasyonların siyasi olduğunu savundu ve "Ortada bir suç ya da delil yok. Sadece algı yönetimi ve mahalle dedikodusu var" dedi.

CHP İzmir İl Başkanlığı, Türkiye genelinde CHP'li belediyelere yönelik devam eden ve İzmir'de Güzelbahçe ve Buca Belediyesi'nde yapılan operasyonlara tepki göstermek amacıyla basın açıklaması düzenledi.

Buca Belediyesi önünde düzenlenen açıklamaya, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, ilçe belediye başkanları, ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri ve CHP örgütü katıldı.

Örgüt adına basın açıklamasını gerçekleştiren İl Başkanı Güç, 'demokrasi' vurgusu yaparken operasyonları "siyasi hazımsızlık" olarak değerlendirdi.

"MİLLETİMİZİN İRADESİ İÇİN TOPLANDIK"

İzmir'de Buca Belediyesi ve Güzelbahçe Belediyesi'ne yönelik operasyonları hatırlatan Güç, şunları söyledi:

"Dosyalarının içeriğinin olmadığı, hukukçuların doğru bulmadığı, yargılamanın değil belediyenin standart Sayıştay denetiminden geçmesi gereken süreçlerini, direkt bir suçluymuş gibi sabahın köründe bulunmasıyla beraber yürüttüler. Bugün Buca için değil, Güzelbahçe için değil, İzmir için değil; demokrasi, ülkemiz için, milletimizin iradesi için toplandık. 26 Mayıs'ta Güzelbahçe Belediye Başkanımız Mustafa Günay ve çalışma arkadaşları gözaltına alındı. Bir hafta sonrasında Buca Belediye Başkanımız Görkem Duman başta olmak üzere belediye çalışanlarımız, bürokratlarımız, meclis üyelerimiz, Buca'da yaşayan vatandaşlarımız şafak operasyonunda gözaltına alındı."

"YARGI BİR KİŞİNİN OYUNCAĞI DEĞİLDİR"

Devlet mekanizması işletilmesi gereken yerde örgüt kurma algısı yaratılarak bu operasyonlar yapıldı. Bu operasyonların tamamen siyasi bir tercih, siyasi hazımsızlık sonucu olduğu herkes tarafından görülmektedir. Bugün Türkiye'yi yönetenler koskoca devleti kendi siyasi hesaplarının bir parçası haline getirmeye çalışmaktadır. Türk milleti adına karar verilmesi gereken adalet mekanizmasını, kendi siyasi geleceklerini koruyacak bir araç gibi kullanmaktadırlar. Ama unutuyorlar; adalet sarayları hiçbir siyasi partinin değildir. Mahkemeler hiçbir iktidarın değildir. Yargı hiçbir kişinin oyuncağı değildir. Yargı milletimiz adına karar vermelidir. Bizim mücadelemiz de bunun içindir."

"SADECE MAHALLE DEDİKODUSU VAR"

Operasyonlarda tutuklamalara gerekçe olacak somut delil olmadığının altını çizen Güç, "Bugün Türkiye'nin gerçek gündemi mutfaktaki yangındır, geçim sıkıntısıdır, emeklinin feryadıdır, asgari ücretlinin çaresizliğidir, gençliğin umutsuzluğudur. Ama bütün bunları konuşmamak için yine hedef CHP'li belediyelerdeki arkadaşlarımız, bürokratlarımız ve ilçelerde emek veren vatandaşlarımızdır. Yine operasyon yapmaktadırlar, algı oluşturmaktadırlar. Yine kayyum sopasını sallamaktadırlar. Ortaya koydukları bir suç, delil, yolsuzluk bulabilen var mı? Yok. Eğer olsaydı sabah akşam ekranlarda anlatırlardı. Eğer olsaydı günlerdir manşetlerden düşürmezlerdi. Ama söylemiyorlar. Çünkü ortada bir suç yok, bir delil yok. Ortada gerçek bir algı yönetimi var. Sadece mahalle dedikodusu var. Tek amaçları CHP'nin iktidar yürüyüşünü engellemek, milletin değişim umudunu kırmak, halkın yükselen sesini susturmaktır. Bu millet baskıya teslim alınmaz. Bu millet korkutularak susturulmaz. Bu millet tehditle yönetilmez" dedi.

"NEDEN O KİŞİLER ADLİYE KORİDORLARINDA GÖRÜNMEDİ"

"Hukukta eşitlik" çağrısı yapan Güç, AK Partili isimlere yönelik de soruşturma açılması gerektiği mesajını vererek şu ifadeleri kullandı:"

"Milyarlarca liralık yolsuzluk dosyalarının üzerini örtenler, kamu mallarını peşkeş çekip parmak sallayanlar, milletin kaynaklarını kendi çevrelerine aktaranlar bugün belediye başkanlarımıza suç icat etmeye çalışıyorlar. Tutmaz, tutmadı, tutmayacak. Buradan adaleti siyasetin sopası haline getirenlere sesleniyoruz. Bu millet yıllardır yaşadığı adaletsizlikleri, 801 milyon dolarlık zararları unutmadı. O dosyalar sonuçlanmadan, o gerçekler ortaya çıkmadan milletimizin vicdanında adaleti yeniden tesis edemezsiniz. Eski Adalet Bakanı'nın kendi şirketinden kendi yönettiği bakanlığa satış yaptığı iddialarına neden yargı önünde bir sorgulama yapmıyorsunuz? Depremde insanlar enkaz altında can mücadelesi verirken Kızılay'ın çadır sattığı ortaya çıkan kişilerden neden kimse hesap sormadı? Neden sabahın köründe o kapılar çalınmadı? Neden o kişiler adliye koridorlarında görünmedi?"

"KİM SUÇ İŞLEMİŞSE YARGILANSIN"

Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz hukuk, adalet, eşitlik istiyoruz. Kim suç işlemişse yargılansın. Ama hukuk herkes için eşit uygulansın. Ama bugün yapılan şey hukuk değildir. Bugün yapılan şey siyasi operasyondur. Bugün yapılan şey korku iklimi oluşturmaktır. Bugün yapılan şey insanlara 'Konuşursan seni de içeri alırlar' mesajıdır. Bu yapılanlar gücün değil korkunun göstergesidir. Bu yapılanlar cesaretin değil çaresizliğin göstergesidir. Biz korkmuyoruz. Çünkü biz haklıyız. Biz boyun eğmeyeceğiz. Çünkü biz milletimize güveniyoruz. Biz geri adım atmayacağız. Çünkü biz gücümüzü saraylardan değil milletten alıyoruz."

"BU KAVGA DEMOKRASİ MÜCADELEMİZİNDİR"

İl başkanı Güç, değişim ve sandık vurgusu yaparak, "Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in liderliğinde demokrasiye, hukuka, halkın iradesine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu ülke kimsenin malı değil, bu ülke milletindir. Bu ülke özgürlüğün ülkesidir ve özgür kalacaktır. Bugün olmazsa yarın milletimiz adaleti mutlaka sağlayacaktır. Siyasi operasyonlarla susturulmak istenen herkes özgürlüğüne kavuşacaktır. Demokrasi yeniden kazanacaktır. Hukuk yeniden kazanacaktır. ve o günler sandığımızdan çok daha yakındır. Bu kavga CHP'nin kavgası değildir. Bu kavga, kitlesel yok oluş isteyenlerle milletin arasındaki mücadeledir. Bu kavga demokrasi mücadelemizin kavgasıdır" diye konuştu.

Kaynak: ANKA