CHP'li Büyükşehir Belediye Başkanları Toplantısı... Gökan Zeybek: "Chp'yi Durdurmayı Başaramadılar, Durduramayacaklar, Asla Geri Adım Atmayacağız"

Son Güncelleme:

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, "CHP'nin büyükşehir belediyelerinde en az memnuniyet oranının yüzde 60’ların üzerine çıkması bunun CHP'nin Türkiye genelindeki oy dengesini yukarıya çekiyor olması da iktidarı belli ki çok sıkıştırdı. 25 yıl içinde farklı tarihlerde yüzde 40’ın üzerinde desteklerin olduğunu gördük. Yani yargı eliyle yapılan bütün operasyonlara rağmen CHP'yi durdurmayı başaramadılar, durduramayacaklar, asla geri adım atmayacağız" dedi.

Haber: İleyda ÖZMEN - Kamera: Dursun ALKAYA

(MERSİN)- CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, "CHP'nin büyükşehir belediyelerinde en az memnuniyet oranının yüzde 60'ların üzerine çıkması bunun CHP'nin Türkiye genelindeki oy dengesini yukarıya çekiyor olması da iktidarı belli ki çok sıkıştırdı. 25 yıl içinde farklı tarihlerde yüzde 40'ın üzerinde desteklerin olduğunu gördük. Yani yargı eliyle yapılan bütün operasyonlara rağmen CHP'yi durdurmayı başaramadılar, durduramayacaklar, asla geri adım atmayacağız" dedi.

CHP'li büyükşehir belediye başkanları toplantısı, Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek başkanlığında ve Mersin Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Mersin'de yapılıyor.

Belediyelerin 2025 yılı hizmetlerinin değerlendirileceği toplantıda, 2026 yılına yönelik belediyelerin hazırlık çalışmaları da kapsamlı şekilde ele alınacak. Toplantıda ayrıca, CHP'li belediyelere yönelik operasyonlarla başlayan süreç, CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere belediye başkanlarının tutuklanması, kayyım uygulamaları, devam eden soruşturmalar, mali ve idari baskılar altında çalışma koşulları, kuraklıkla mücadele, küresel ve ulusal siyasetin ülkeye etkileri, gelir artırıcı projelerin hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar ve SGK borçları da ele alınacak.

"Halk iradesinin yok sayılmasını asla kabul etmiyoruz"

Toplantının açılış konuşmasını yapan Gökan Zeybek, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'i, Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay'ı andı. Zeybek, Ekrem İmamoğlu'nun 23 Mart 2025'te tutuklandığı günden bugüne kadar yaşanan gelişmeleri özetledi. Zeybek, şunları kaydetti:

"Esenyurt Belediye Başkanımız cezaevinden çıktı. Ancak Esenyurt'u kayyum yönetiyor. Şişli'yi kayyum yönetiyor. Ovacık'ı kayyum yönetiyor. Van'ı, Mardin'i, Batman'ı, pek çok il ve ilçeyi kayyum yönetiyor. Esenyurt halkının sandıkta ortaya koyduğu irade, Şişli halkının ortaya koyduğu iradeyi yok saymak, bunun yerine atanmış bürokratlar eliyle arkasından atamış oldukları kendi belediyelerindeki üst düzey yöneticiler AK Partili yöneticileriyle milletin kendisine vermediği bir iradeyi hayata geçirmeyi doğru bulmadığımızı buradan bir kez daha belirtmek istiyorum. İrade, milletin iradesidir. Milletin iradesinin yok sayılması milyonlarca insanın yaşadığı bölgelerde, beldelerde ve illerde halk iradesinin yok sayılmasını asla kabul etmiyoruz. 'O nedenle Ahmet Türk Mardin Büyükşehir Belediyesi'ne ne zaman geri dönecek' diye soruyoruz. 'Ahmet Özer görevine ne zaman başlayacak ya da Şişli Belediye Başkanı tutukluysa Belediye Meclisi halkın iradesine uygun başkan vekilini ne zaman seçecek' diye soruyoruz.

"Zeydan Karalar neden Silivri cezaevinde tutuluyor?"

Bugün Türkiye'de 28 milyon 819 bin 534 kişinin yaşadığı şehirlerin belediye başkanları görevde değildir. Türkiye nüfusunun tam üçte biri yaklaşık 29 milyon insanımızın yaşadığı şehirlerin seçilmiş belediye başkanları görevde değildir. Bu 103 yıllık Cumhuriyetimizin ve Cumhuriyetin en önemli kurumlarından olan yerel yönetimler açısından bakıldığı zaman geriye gidişin en tipik örneklerinden biridir. Yani bugün Türkiye'nin üçte birinde  demokrasi ayaklar altına alınmıştır. Anayasa'nın yerel yönetimlere tanımış olduğu mali, idari ve hukuki bağımsızlıklar, seçilmiş meclislerin tümüyle yok sayılması ciddi biçimiyle ülkemizin geleceğini risk altına sokmaktadır. Baskılar ne bizim belediye başkanlarımızı ne onların yerine seçilen belediye başkan vekillerimizi asla millete hizmetten, halkın iradesine uygun kamucu, toplumcu yönetim anlayışından uzaklaştırmamışlardır. Bugün aramızda bulunan başkan vekillerimizin görevlerini layıkıyla, başarıyla ve kararlılıkla sürdürüyor olmasının da memnuniyetini yaşıyoruz. Yine ifade edildiği gibi güneydeyiz. Güneyde Mersin, Adana ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlarımız üst üste iki kez seçim kazandı. Buradan sormak istiyorum: Adana gibi başkan Zeydan Karalar neden Silivri cezaevinde tutuluyor? Neden infaz yasasındaki hükümler kendisiyle ilgili uygulamıyor? Neden iddia edilen Adana'da değil de kentin en uzak bölge İstanbul'da Silivri'de tek kişilik bir hücrede siyasal bir mahpus olarak tutulmaktadır? Neden en yakın bir kayınbiraderinin cenazesine bile belediye başkanının mezarına defnetme törenine bile katılmasına müsaade edilmiyor?

"Muhittin Böcek Başkanımız neden tutuklu?"

Yine Antalya'yı tarihinde ilk kez üst üste iki kez kazanmış Muhittin Böcek Başkanımız neden tutuklu? Hakkındaki iddialar neden yargının önüne getirilmiyor? İddianame neden mahkemeye sunulmuyor? Aylar geçiyor ama ortada sadece dedikodular ve dedikodulara dayalı olarak da tutuklamalar sürüyor. Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'in ortaya koyduğu bir irade var. Bir değişim iradesi. Değişim iradesi 31 Mart iki 2024 tarihinde tüm Türkiye'de CHP'nin yüzde 38 oyla 47 yıl sonra birinci parti olmasını ve Türkiye nüfusunun yüzde 65'inin yönetildiği belediyeleri CHP'li belediye başkanlarının yönetme yetkisini milletimiz, adaylarımıza teveccüh etmişti. Aslında bizim bütün hikayemiz bütün bu yargı eliyle siyasetin dizayn edilme sürecinin temel esprisi belediye başkanlarımızın burada bir teşekkürüm de 2019-2024 döneminde görev yapan belediye başkanlarımızın başarılı performansı 'CHP belediyeciliğini' yerel seçimlerde kampanyamızın ana sloganı haline getirmemizde temel bir unsurdu. Ama 232 olan belediye sayımızı bir anda 412'ye çıkıyor olmamızın altındaki temel espri de millete vermiş olduğumuz sözlerin tutulmasıydı. Ama 31 Aralık 2024 tarihinde kamuoyuyla da paylaşılan buradaki belediye başkanlarımız tarafından da yaptırılan anketlerde görüldü ki CHP'nin yerel seçimlerdeki oy oranı yüzde 38'den 48'e, belediyelerimizin memnuniyet oranı yüzde 58'e çıkıyor. Bazı belediyelerdeki memnuniyet oranın yüzde 70, 75, 82'ye çıktığını biz gördük. Şimdi bugün aramızda ilk kez belediye başkanlığı görevine gelmiş olan arkadaşlarımız var. Yani CHP tarihinde ilk kez kazandığı Bursa var, Balıkesir var. Çok uzun yıllar sonra kazandığımız Denizli var. Tarihte hiç yönetmediğimiz Manisa var. Bu dört ilimizde yani son seçimlerde kazandığımız büyükşehir belediyelerindeki memnuniyet oranlarının yüzde 60'ların çok üzerine çıkıyor olması bizi fazlasıyla memnun ederken, iktidar kanadını da ciddi biçimiyle endişeye sevk etmişti.

'Silkeleyin' dediler. 'Mali anlamda belediyeleri kıskaca alın.' Geçmiş dönemde 'Ankara'nın, Bursa'nın, Balıkesir'in, bütün belediyelerin borçlarını bir seferde yüzde 40'lar seviyesinde kesin' dediler. Başlamış olan yatırımları İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin metro ve altyapı yatırımları, bilet gelirinin yüzde 15'i kadar gelir kesintisi yapılacakken bir karar ile toplam bütçe gelirinin yüzde 5'i bir anda kesilmeye başlandı ve 36 yılda ödenecek geri ödemeler 14 ayda tahsil edilme yoluna gidildi. Bunları bütün yaptılar ama baktılar ki 'biz burada da başarılı olamıyoruz. Siyaset yoluyla kaybettiğimiz toplumsal desteği CHP'li belediyeler üzerinde mali, idari anlamda yapılan operasyonlarla kendi lehimize çeviremiyoruz'. O zaman iktidar yargı kollarını faaliyete geçirdi ve buradan harekete gitti. Bu dönem aday değişimi yaptığımız Eskişehir, Tekirdağ, Muğla'da da ve çok yüksek beğeni oranlarına ulaştığımızı buradan anti parantez belirtmek istiyorum. Yani CHP'nin büyükşehir belediyelerinde en az memnuniyet oranının yüzde 60'ların üzerine çıkması bunun CHP'nin Türkiye genelindeki oy dengesini yukarıya çekiyor olması da iktidarı belli ki çok sıkıştırdı. Bakın 25 yıl içinde farklı tarihlerde yüzde 40'ın üzerinde desteklerin olduğunu gördük. Yani yargı eliyle yapılan bütün operasyonlara rağmen CHP'yi durdurmayı başaramadılar, durduramayacaklar, asla geri adım atmayacağız."

"Gere'de barajından Ankara'ya bugüne kadar tek damla su gelmediğini biliyoruz"

Konuşmasında Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne su üzerinden yöneltilen eleştiriler de yanıt veren Zeybek, şöyle devam etti:

"Günlerdir bir su meselesi konuşuluyor. Mansur Yavaş Başkan'ımız günlerdir gerçekleri tek tek açıkladı. Göreve gelir gelmez, 2021 yılında Sarıyer Barajı'ndan Ankara'ya su getirilmesi için DSİ'ye yazı yazıyor, bu talebin reddedildiği açıkça belli. Buna rağmen Ankara'yı susuz bırakmadıklarını, Sarıyer barajı projesinin bugün ASKİ tarafından tamamen kendi imkanlarıyla hayata geçirildiği net biçimde ortadadır. Bugün birileri ısrarla algı üretmeye çalışıyorlar Devlet Su İşleri'nin yıllar önce ASKİ'ye bildirdiği ama yapılmayan işler ortadayken 2019-2026 yılları arasında 16 hayati su projesini hayata geçriyor Ankaralı Büyükşehir belediye Başkan'ımız. '2050 yılına kadar Ankara'ya yetecek su var' dedikleri Gerede Barajı'ndan Ankara'ya bugüne kadar tek damla su gelmediğini biliyoruz. CHP'li belediyeleri karalamak, algı yaratmak ve dezenformasyon yaymak sorunları çözmüyor. Her gün, bir genel başkan yardımcısı, bir parti yetkilisi, bir yandaş gazeteci eliyle sürekli yalan, iftira ve dezenformasyon üretiliyor. Sanki bir sorun varmış gibi büyütülerek anlatılmaya çalışılıyor. Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyanın kuraklık diye büyük bir sorunu var bu sorun yıllardır konuşuluyor. Çevreye doğaya duyarlı projelerin yapılması gerektiği gerçeği gün gibi ortada.

Daha İstanbul'un bir yıl önce yüzde 49 olan baraj doluluk oranı bugün yüzde 23'e gerilemiştir. Ankara'daki toplam doluluk oranları yüzde 12.58 seviyesine gelmiştir. İzmir'de bazı barajlarda yüzde 1'lerin altına düşmüştür. İzmir Tahtalı Barajı'nda barajın doluluk oranı yüzde 1'in de altına gerilemiştir. Bursa'da bir yıl içerisinde yüzde 24'ten yüzde 1'e düşen bir kuraklıktan kimi barajlarda söz edilebilir. Bu tablo bize bir tek şeyi söylüyor; Türkiye büyük bir su stresi ile karşı karşıyadır. Deniz suyu arıtılmasından, suyun sondajlarla çıkarılmasına, havzalara baraj yapılmasına kadar bütün yetki yasayla DSİ'ye verilmiş olmasına rağmen görevini layıkıyla yerine getirmeyen, bazı şehirlerimizdeki barajların suyunu halkın kullanımına değil yandaş şirketlerin ticari faaliyetlerine ya da HES'lerine aktarmayı kendine göre sayan yetkililerin, beceriksiz yetkililerin yüzünden şehirlerimiz ciddi biçimiyle bir su sıkıntısıyla karşı karşıyadır.

"Soruyorum Melen Barajı ne zaman tamamlanacak?"

Buradan bir kez daha Tarım Orman Bakanlığı'na, bir kez daha DSİ'yi görevini layıkıyla yerine getirmeye ve şehirlerimizdeki yaşayan insanların modern toplumlarda yaşamın kalitesi arttıkça suyun da tüketim miktarı artmaktadır, şehirlerimize kayıt dışı çok sayıda insan giriş çıkış yapmaktadır, sanayi şehirlerimiz, turizm şehirlerimiz, büyük şehirlerimiz özellikle Ankara, İstanbul'a günübirlik giren çıkan insan sayısı çok arttığı için suya olan ihtiyaç daha da artmaktadır. Buradan barajların yapılmasını ve özellikle de İstanbul'un temel içme suyu sorununu çözecek olan Melen Barajı'nın 2018 yılında İstanbul'a 700 milyon metreküp su vereceği ifade edilen İSKİ'nin kaynaklarından 315 milyon dolarlık bir kaynak yapılan Melen Barajı'ndan hala İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSKİ bir metreküp su alamamıştır. Soruyorum Melen Barajı ne zaman tamamlanacak? Ankara'ya 2050 yılına kadar su sorunu yok diye pazarlanan Gerede hattından 2025 yılında sıfır metreküp su veriliyorsa bu yatırımların ne için yapıldığı niçin tamamlamadığı ve bu su sorunun neden çözümlenmediğini bir kez daha hatırlatıyoruz.

Devletin belediyelere vermiş olduğu toplam bütçe içindeki pay 2026 yılında tasarruf edilen dört kalemden birisi olarak ortaya çıkıyor. Sosyal güvenlik harcamaları ve yerel yönetimlere aktarılan pay 2025 yılına göre bütçe içinde en fazla indirim yapılan, bütçesi daraltılan kalemlerdi. Buradan da ifade etmek istiyoruz ki yerel yönetimlerin kaynaklarını kısmak belediye başkanlarını değil; o belediyede yaşayan yurttaşlarımızı cezalandırmak anlamına gelir.

"İktidarı en çok rahatsız eden de belediyelerimizin yapmış olduğu sosyal yardımlar"

İktidarı en çok rahatsız eden de belediyelerimizin yapmış olduğu sosyal yardımlar. Bunların yapılmasından rahatsız oluyorlar. Bakın Cumhurbaşkanı yardımcısı bütçe görüşmelerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde şöyle diyor, 'Belediyeler yol yapmalı, kanal yapmalı, temizlik yapmalı, çöpü toplamalı. Siz üzerinize vazife olmayan işleri yapıyorsunuz. Bunları yapmayın' diye aleni olarak bir siyasi propaganda ortaya koyuyorlar. Peki, yapmasın belediyelerimiz? Ama bir belediye başkanı şehrinde yaşayan, ekonomik anlamda açlık sınırının altında bir gelir elde eden ve evine et götüremeyen, evine ekmek götüremeyen, evine bir sıcak çorba kaynatamayan yurttaşın varlığını bilecek de buna nasıl sessiz kalacak? Bizden bunu nasıl beklersiniz? Zaten bizim halkçı, toplumcu ve kamucu belediyecilik anlayışımızın temel esprisi 'Nerede bir ihtiyaç sahibi varsa bizim belediyelerimiz ve başkanlarımız' bir kez daha teşekkür ediyorum; Ankara Büyükşehir Belediye Başkan'ımızın bu konuda ortaya koymuş olduğu performansın özellikle en çok iktidarı rahatsız ettiğini ve Ankara'da bir türlü yüzde 20'lerin üzerinde bir oy desteğine ulaşamamalarının altında da bu gerçeğin yattığını hepimiz biliyoruz. Biz siyaseten çıkışa geçemiyoruz, o zaman iktidarda bulunan yerel yönetimleri aşağıya nasıl çekebiliriz, onun millete yaptığı hizmetleri nasıl engellerizin derdi ve arayışı içindeler. Bakın İstanbul'da 2025 yılında 24 bin 802 emekliye, Ankara'da 82 bin 209 emekliye, İzmir'de 9 bin 180 emekliye, Adana'da 13 bin 571 emekliye, diğer belediyelerimizde çok sayıda emekliye doğrudan nakdi yardım ve ayni yardım yapılmıştır. Antalya'da 2019'dan bu yana 7 bin 70 emekli sosyal destek kapsamındadır. Mersin'de 6 emekli evi, 6 bin 529 emeklilere hizmet veren dayanışma ve yaşam merkezimiz faaliyettedir.

Bunu her bir belediye için saymamız mümkündür. Bu iktidar döneminde açlık sınırı 30 binin altında 20 bin lira ücretle yaşamaya mahkum edilen bu sefalet ücretiyle yaşamaya mahkum edilen emeklilerin 16,5 milyon emeklinin yanındayız ve yanında olmaya da devam edeceğiz. CHP'li belediye başkanları kendisine oy veren ya da oy vermeyen mahalleler arasında ayrım yapmadığı gibi kendisine oy veren ya da oy vermeyen seçmen arasında da hiçbir zaman ayrım yapmamıştır. Köyleri bir gecede mahalleye dönüştürenler o köylerde yaşayan üreticinin toprağını, merasını, hayvanını, geçimini ne hale getirdiklerini gidip köyleri dolaştığında göreceklerdir. Köy mahalleye dönüşünce köylü şehirli olmadı ama sağ olsun belediye başkanlarımız tarımsal daire kurdukları tarımsal daire başkanlıkları, veteriner işleri daire başkanlıklarıyla birlikte bütçelerinden önemli bir kaynağı kırsal mahallelerimizde yaşayan yurttaşlarımıza aktararak bu alanda da en azından üretimden kopmasını, köylerdeki üretimin devam etmesini ve tarımsal üretimdeki yaşayan insanların ortalama yaş seviyesinin daha da aşağıya çekilmesi için sosyal projelerle desteklerle bu alanı da ayakta tutmaktayız.

"Eninde sonunda halktan yana olanlar kazanacak"

CHP'li belediyeler önümüzdeki günlerde sosyal konut projeleri ile birlikte yeniden toplumun en dezavantajlı grubunda bulunan insanlarımızın kiralık konutlara ulaşması konusunda da yeni bir çalışmayla da milletimizin karşısına çıkacağız. Bu konuda DOP alanlarına ayrılmış olan kısımların bir kısmının yeni planlama teknikleriyle birlikte sadece dezavantaj alanlarda çalışan, hayatı boyunca ev sahibi olabilecek bir gelire ulaşamayacak olan toplum kesimleri için de yeni üretim modellerini çok yakında hayata geçireceğimizi belirtmek istiyorum. Ne diyorlardı? Bir ay içinde insan içine çıkamayacaklardı. Bir yıl geçti. Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'in önderliğinde 82. Millet İradesi'ne Sahip Çıkıyor Mitingi'ni gerçekleştirdik. Cezaevinde tutuklu bulunan tüm arkadaşlarımızın yanındayız. Onları destekliyoruz ve tutuklu bulunan belediye başkanlarımız, önceki dönem milletvekillerimiz, parti meclis üyemiz, bürokratlarımız, meclis üyelerimiz, iş adamları; her birisiyle ilgili şunu söylüyoruz ki; ortaya atılan iddialar iftiradır, arkadaşlarımız masumdur, bu iddiaların tamamı safsatadır ve gün gelecek gerçekler ortaya çıkacak, millet gerçekleri gün gibi görecek diyorum ve arkadaşlarımızın masum olduğunun bir kez daha altını çiziyorum.

Biz 155 bin sandık görevlimizle seçimlerin hangi tarihte yapılacağı belli değil ama CHP olarak hazırız, alandayız, 87 haftadır Türkiye'nin tüm anketlerde açık ara birinci partisiyiz ve ülkeyi yönetme iddiamızı yerel yönetimlerden aldığımız güçle Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'in liderliğinde sürdürme kararlılığındayız. O nedenle umut buradadır, umut Mersin'dedir, umut Türkiye'dedir, umut Silivri zindanındadır, Antalya zindanındadır, Buca zindanındadır, Çorlu zindanındadır. Biz bu umudu yeşerteceğiz, güçlendireceğiz, büyüteceğiz. Eninde sonunda haklılar kazanacak. Eninde sonunda halktan yana olanlar kazanacak diyorum. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum."

Toplantı belediye başkanlarının belediyelerindeki çalışmalara ilişkin sunumları, örnek proje anlatımları ve deneyim aktarımıyla devam etti. Topantının ardından sonuç bildirgesi açıklanacak.

Kaynak: ANKA