Çiçek, Aa Haber Akademisi'nde

Son Güncelleme:

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, TBMM Genel Kurulu'nda İçtüzük değişikliği teklifinin görüşmeleri sırasında yaşanan tartışmaları değerlendirerek "Kürsü işgali, bir sorun çözme yöntemi olduğu takdirde bundan sonra her önüne gelen o kürsüyü işgal eder."

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, TBMM Genel Kurulu'nda İçtüzük değişikliği teklifinin görüşmeleri sırasında yaşanan tartışmaları değerlendirerek "Kürsü işgali, bir sorun çözme yöntemi olduğu takdirde bundan sonra her önüne gelen o kürsüyü işgal eder. O zaman ne İçtüzüğün anlamı kalır, ne seçimlerin anlamı kalır" dedi.


Anadolu Ajansı Haber Akademisi'nin sosyal etkinlikleri kapsamında gazeteci adaylarına hitap eden Çiçek, konuşmasının ardından soruları yanıtladı.


Çiçek, gazeteci adaylarına ne gibi önerilerinin olacağının sorulması üzerine, siyasette bulunduğu süre içinde en çok şikayet ettiği hususun olaylara bakarken, haber yazarken ön yargılı davranışlar olduğunu söyledi. Önyargının gerçeği görme noktasında bir körlük olduğunu belirten Çiçek, "Önyargının en fazla sırıttığı iki şey var, birisi siyasetçi, birisi de basın mensubudur. Onun için itibar sıralamasında hep beraber gidiyoruz, nerede olduğumuza da bir bakın" dedi.


"Yazıyı beğenmiyorlarsa ertesi gün tekzip etsin" düşüncesinin etik olmadığını anlatan Çiçek, bunun beraberinde pek çok sorunu getirdiğini dile getirdi.


Muhabirlerin görev yaptıkları alanlara ilişkin temel kuralları, verileri, yasaları bilmesi gerektiğine işaret eden Çiçek, gazeteci adaylarına haberlerini


"gerçeği perişan etmeyen, insanların hayatında büyük sıkıntılara sebebiyet vermeden" yazmalarını tavsiye etti.


Geçmişte kendisini ve ailesini sıkıntıya sokan haberler yazıldığını anlatan Çiçek, "Bir yazı yanlış yazıldığında sadece yazdığınız kişi olarak, Cemil Çiçek olarak beni değil, ailemi, çocuklarımı, neslimden gelenleri bile ileride nasıl bir zan altında bıraktığınızın hepiniz farkında olmalısınız. Öylesine bir derin yaralar açıyor ki..." diye konuştu.


Haberleri yazmadan önce haberin ilişkili olduğu insanların aranması gerektiğini, doğru bilgiye ulaşmak için çaba sarf edilmesi gerektiğini vurgulayan Çiçek, "olsa da olur, olmasa da olur" metoduyla yazılan haberlerin, olaylarla ilişkisi olmayan insanların kişilik haklarını zedelediğini, bir sayfa yazılan haberlere, iki satır düzeltme verildiğini ancak düzeltmelerin hiçbir zaman dikkate alınmadığını anlattı.


Çiçek, gazeteciler olmadan da vatandaşa ulaşılamadığına dikkati çekerek,


"Siz olmadan vatandaşla ilişki kurmak, bilgiler aktarmak, doğruyu aktarmak mümkün olmuyor. Sizle biz et, tırnak, kemik gibiyiz. Siz olmadan biz olmayız, biz olmadan da siz olamazsınız, ama ilişkimizi de doğru bir zeminde tutmak gerekiyor. Etik kurallara uymaktan geçiyor. Türkiye'nin problemi yasa, kural eksikliğinden değil, etik kurallara, düzenlemelere uymamaktan kaynaklanıyor" şeklinde hitap etti.


Anadolu Ajansı Haber Akademisi'nde eğitim gören gazeteci adaylarının yeni anayasaya ilişkin sorularını da yanıtlayan Çiçek, yeni anayasaya ihtiyaç olduğunun toplumun birçok kesimi ve Meclisteki siyasi partiler tarafından dile getirildiğini belirterek, "Bu konuda ne söylense yeridir, bu hamur çok su alır" diye konuştu.


-"Anayasa yapmıyoruz, anayasa yazıyoruz"-


"Biz anayasa yapmıyoruz, anayasa yazıyoruz. Kimisi taş getirecek, kimisi tuğla, kimisi kum, kimisi fayans getirecek, bu binayı birlikte yapacağız" diyen Çiçek, şöyle konuştu:


"O olmadığı taktirde eksik olur, yanlış olur yeni bir tartışma daha başlar. Onun için herkesin katkı vermesini istiyoruz. Siyaset kurumunun da bu borcudur. Mecliste grubu bulunan dört parti 'biz yeni bir anayasa istiyoruz, yapacağız' dedi. Vaatleri var, bunu yerine getirmemiz lazım. Aksi takdirde siyaset kurumu ciddi bir itibar kaybedecek. 'Bu Meclis anayasa yapamaz, siviller anayasa yapamaz' tarzında iddiası, ithamı olan, beklentisi olanları da haklı çıkarmış oluruz, buna da hakkımız yok. Onun için yapmamız lazım, ümidim olmasa bu kadar çaba göstermem. Sorumluluk anlayışım budur. Bir işi sonuna kadar zorlarım, bir işin yapılabilmesi için milyonda bir ihtimal varsa o ihtimali zorlamadan 'o iş olmaz' demem. Şu ana kadar komisyondaki arkadaşlarımızla birlikte bu dönem bunu yapabileceğimize inanıyoruz, bunun için çaba sarf ediyoruz."


Çiçek, Anayasa çalışmaları kapsamında her hafta bir yere gittiklerini, bu hafta da Diyarbakır'a gideceklerini bildirdi.


-Meclis kürsüsünün işgal edilmesi-


TBMM Başkanı Cemil Çiçek, TBMM İçtüzüğü değişikliğine ilişkin görüşmeler sırasında CHP milletvekillerinin Meclis kürsüsünü işgal etmesini nasıl değerlendirildiğinin sorulması üzerine, CHP milletvekillerinin yaptığı davranışı kabul etmesinin mümkün olmadığını belirterek, "Demokrasilerde herkes fikrini söyler, sert söyler, yumuşak söyler. Tabii hak, hukuk çerçevesinde bunları söylemesi gerekir. Meclisteki kavga görüntüleri, işgal görüntüleri, siyaset kurumunu, Meclisi yıpratır. Meclisin teker teker şahıslarımızdan öte ayrı bir şahsiyeti, kimliği, değeri var" diye konuştu.


Mecliste kim neyi yapacaksa, neyi söyleyecekse İçtüzük kuralları çerçevesinde söylemesi, davranması gerektiğini vurgulayan Çiçek, şunları kaydetti:


"Kürsü işgali bir sorun çözme yöntemi olduğu takdirde bundan sonra her önüne gelen o kürsüyü işgal eder. O zaman ne İçtüzüğün anlamı kalır, ne seçimlerin anlamı kalır. Siz de hiçbir şey yapamazsınız. Burada dikkat edilecek husus şudur; birincisi, muhalefetin haklarının kısıtlanmaması lazım, ikincisi iktidarın da yasa çıkarma hakkının elinden alınmaması, engellenmemesi lazım. Çünkü iktidar taahhütte bulunuyor topluma, bunu hükümet programıyla ortaya koyuyor. Mecliste hükümet programını okuyor, güven oyu alıyor. 'Ben bunları yapacağım' diyor. Yapacaklarının önemli kısmı, yasa çıkarmayı gerektiriyor. Yasa çıkarmadığı takdirde istediği hizmeti veremeyecek, o alanla ilgili gerekli sonuçları elde edemeyecektir. O da milletin kaybınadır, madem millet bir partiyi iktidar yapmış, onun gereğini Meclis yerine getirmeli ama buna karşı da muhalefetin iki konuda hakkı var. Bunlardan biri denetimdir, denetimin engellenmesi lazım, ikincisi getirilen tasarı ya da teklifle ilgili olarak düşüncesini, fikrini rahatlıkla söylemesi lazım. Bu ikisini başkaları nasıl dengede tutuyorsa onu yapmalıdır. Onun içerisinde kürsü işgali yoktur. Bu İçtüzük neyin nasıl denetleneceğini, kanun tasarı ve tekliflerinin hangi yol ve yöntemle yasalaşacağını ortaya koyuyor, olmazsa bunun hukuki denetim yolları var. Onun için kürsü işgali gibi görüntüler inşallah bir daha tekrarlanmaz, kim ne söyleyecekse söyler ama o türlü yol ve yöntemler Meclis açısından iyi bir görüntü oluşturmaz. Ona dikkat etmek lazım."


-"İstediğini söyleyen, istemediğini de işitir"


TBMM Başkanı Çiçek, son günlerde siyasilerin açıklamalarında kullandıkları üslubu da eleştirerek, "Şu günlerde de maalesef siyasette bir üslup sorunu vardır. Belli makamlardaki insanların kullandığı kelimelere dikkat etmesi gerekir. İnsanlara hakaret etmeden, kaba, saba davranmadan, sorumsuzca davranmadan da sorumsuzca laf etmeden de bir kişiyi tenkit edebilir, belli konulardaki düşüncelerini söyleyebilir. İstediğini söyleyen, istemediğini de işitir ama Türkiye öyle bir ortamda ki isteyen istediğini söylüyor da sorumluluk sahibi insanlar istediğini söyleyemez. Bu da Türkiye'de bazı insanların kaderidir. Birilerine de bu şekilde cevap vermiş olduk" diye konuştu.


Cemil Çiçek, Anadolu Ajansı Haber Akademisi'ndeki konuşmasının ardından Anadolu Ajansı Editör Masası'nda editörlerin sorularını yanıtladı. Çiçek'in Anadolu Ajansı Editör Masası'ndaki açıklamalarına ilişkin haber, yarın yayımlanacak.


- ANKARA

Kaynak: AA