Çin'de Kentleşme Sorunu
Ülkede her altı kişiden biri göçmen Gelecek 20 yılda 300 milyon kişi daha köylerden kentlere göç edecek Ülkeyi kentleştirmek için 2030'a kadar 16 trilyon TL harcanması planlanıyor
Ali İhsan Çam/Tevfik Durul - Çin'de geçen yıl kentsel nüfusun, kırsal nüfusu ilk kez geçtiği açıklanmış ve bunun ülke kalkınmasındaki önemi vurgulanmıştı ancak geçen hafta ülkedeki güçlü bir kuruluşun kırsal nüfusun daha yüksek olduğu ve bu konuda iyimser olunmaması gerektiğini açıklaması birçok soru işaretini de beraberinde getirdi.
Çin Ulusal İstatistik İdaresi, geçen yıl kentsel nüfusun yüzde 52,6 olduğunu açıklamış ancak geçen hafta Çin Sosyal Bilimler Akademisi'nin hazırladığı mavi kitapta bu oranın yüzde 42,2 olduğu belirtilmiş ve bu rakam dün basına yansımıştı.
Ülkenin en önemli düşünce kuruluşlarından olan ve yayımladığı raporların daha güvenilir kabul edildiği Çin Sosyal Bilimler Akademisi, hazırladığı mavi kitapla ülkenin en önemli sorunlarından birine daha vurgu yaptı.
Kuruluşun yayımladığı "Çin'de kentleşme" adlı mavi kitapta, 2030 yılına kadar kırsal kesimde yaşayan 390 milyon kişiyi şehirlere entegre etme ihtiyacının duyulacağına işaret ediliyor ve bu süreçte 51 trilyon yüen (yaklaşık 16 trilyon TL) kamu harcaması yapılacağı öngörülüyor.
Çin Ulusal İstatistik İdaresi'nin geçen yıl yayımladığı verilerin aksine, Çin Sosyal Bilimler Akademisi'nin verilerinde kentleşme oranının "esasında yüzde 42,2 olduğu" görüldü.
Akademinin verilerinin "daha gerçekçi, somut hesaplamalara ve kriterlere" göre hazırlandığı vurgulanırken, "Çin'de tam anlamıyla şehirli standartlarında yaşayan kentli nüfusun yüzde 42,2 olduğuna" dikkat çekiliyor. İstatistik kurumunun bazı konularda varsayımlar üzerine hareket ettiği ve elindeki veriler üzerinden hesaplamalar yaptığı ifade ediliyor.
Bu son verilerin ışığında Çin'in "Kentleşme alanında sanıldığı kadar çok yol katetmediği" belirtiliyor.
Göçmen işçiler köylü mü, kentli mi?
Uzmanlar, orta direğin güçlenmesi, yaşam standartlarındaki yükselme ve enflasyon gibi sebeplerden ötürü artık ucuz iş gücü konusunda eskisi kadar iyimser olunamayacağı kanısında.
Dünyanın ikinci büyük ekonomisi Çin, dev nüfus ve coğrafyasıyla ekonomik yapısını çeşitlendirmek için iç tüketim temelli bir politika izlerken, ülkenin üretim dinamosu konumundaki doğu sahillerinde kırsal kesimden gelen milyonlarca göçmen işçi çalışıyor.
1 milyar 340 milyonluk nüfusuyla Çin'de yaklaşık her altı kişiden biri, göçmen işçi olarak farklı eyalet ya da şehirlerde yaşıyor. 240 milyon kırsal nüfusun kent ve kasabalarda göçmen olarak çalıştığı ülkede, gelecek 20 yılda 300 milyon kişinin daha köylerden kentlere göç etmesi bekleniyor.
Ülkede göçmen işçilerin, şehirlerde konut, sosyal güvence, sağlık ve eğitim hizmetlerini kentli standartlarında almalarını sağlamak, "Çin'in bugün olduğu gibi uzun yıllar daha başını ağrıtacak sorunlarından biri" olarak değerlendiriliyor.
Bu anlamda kırsal bölgelerden şehir ve kasabalara gelen nüfusun ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir altyapı kurulmasının önemi giderek daha da belirginleşiyor.
Uzmanlar, şehirlerde halkın gelir ve tüketiminin kırsaldakilere oranla üç kat fazla olduğunu ifade ederken, göç sorununu ortadan kaldırmak için kırsal kesimin ekonomik büyümeye daha fazla entegre edilmesi gerektiğini savunuyor.
Çin'de her yıl yaklaşık 15 milyon kişi kentlere göç ediyor ancak şehir halkının aldığı eğitim ve sağlık gibi temel kamu hizmetlerinden aynı ölçüde yaralanamıyor.
En çok göçü doğu sahilleri alıyor
Ülkede en çok göç alan bölgeler görece refaha ulaşmış doğu sahillerinde yoğunlaşıyor. Çin'in başkenti Pekin ile ekonomi lokomotifi Şanghay, en çok göç alan şehirler. Bunların yanı sıra Guangdong, Cıciang, Ciangsu ve Fucien eyaletleri göçmen işçilerin tercih ettiği bölgeler arasında. En çok göç veren eyaletler ise Anhui, Sıçuan, Hınan, Hunan, Ciangşi ve Guicou olarak sıralanıyor.
1976'da Mao Zıdong'un ölümünün ardından ülke, Dıng Şiaoping liderliğinde "Çin özellikleri taşıyan sosyalizme" geçiş yaparak dünyaya açıldı ve kısa sürede sanayileşti. Böylelikle önceden tarıma dayalı olan toplum yapısı, sosyo-ekonomik ve kültürel açıdan da hızlı bir değişime uğradı.
Dışa açıldıktan sonra ucuz iş gücü kullanarak üretim yapan iş adamları kısa sürede dolar milyonerine dönüştü. Ancak zenginliğin kaynağı üretimin ana unsuru göçmen işçiler ile kentlerdeki halkın arasındaki büyük ekonomik farklılık toplumda gelir dengesizliğine sebep oldu ve bu durum bölgesel farklılıklara da sebebiyet vererek gelişmiş doğu sahillerini oluşturdu.
Ülke, 2012'den bu yana iç ve batı bölgelerinde de cazibe merkezleri oluşturarak doğunun refahını batıya da yaymayı, hem bölgeler arası dengesizliği hem de kentleşmeyi artırmayı hedefliyor. - Pekin